BİRAZ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "biraz" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. biraz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu biraz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde biraz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

BİRAZCIK, BİRAZDAN

5 harfli kelimeler

BİRAZ

Bazı kelimelerin anlamları

BİRAZ

Bir parça, azıcık. (bi'raz) Az miktarda. (bi'raz) Kısa bir süre için.

BİRAZCIK

Pek az, çok az. (bira'zcık) Kısa bir süre.

BİRAZDAN

Az sonra.

  -   -   -  

Anlamında BİRAZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BİRAZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

BÜYÜKÇE

Biraz büyük. Oldukça önemli.

APTALCA

Biraz aptal, alık salık. (apta'lca) Aptala yaraşır nitelikte, aptal gibi, aptalcasına.

ANSİKLOPEDİK

Ansiklopedi ile ilgili. Her konuda biraz bilgi sahibi olan (kimse).

BERENARI

Şöyle böyle, az çok, biraz, oldukça.

ARALANMAK

Biraz açılmak, aralık olmak. Araya zaman girmek. Gitmek, uzaklaşmak, yanından ayrılmak.

ABAKÜS

Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

BULANIKÇA

Biraz bulanık olan, çok duru olmayan.

AZICIK

Çok az, biraz. (azı'cık) Kısa bir süre.

BURUŞUKÇA

Biraz buruşuk olan, pek düzgün olmayan.

ARALATMAK

Aralık duruma getirtmek, biraz açtırmak.

BOZUK

Bozulmuş olan. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık.

BÜYÜCEK

Biraz büyük, büyüğe yakın.

BOZUKÇA

Biraz bozuk, bozuk gibi.

ALLEGRETTO

Allegrodan biraz daha ağır bir biçimde (çalınarak).

BÖRTÜK

Haşlanarak veya ateşte biraz kızartılarak pişmiş olan.

BURUKÇA

Tadı biraz buruk olan.

AHMAKÇA

Biraz ahmak. (ahma'kça) Ahmağa yakışır bir biçimde, aptalca, angutça.

BU

Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.