Sonu BADAN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "badan" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu badan ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında badan olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde badan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

BALLIBADAN

9 harfli kelimeler

GILABADAN

8 harfli kelimeler

DAMBADAN, DOMBADAN, LAMBADAN

7 harfli kelimeler

CABADAN, ARBADAN, ŞABADAN

6 harfli kelimeler

ABADAN

5 harfli kelimeler

BADAN

Bazı kelimelerin anlamları

BADAN

Kale, sur.

LAMBADAN

Birdenbire ve patavatsızca (konuşmak için).

BALLIBADAN

İncir.

ŞABADAN

Boşboğaz, geveze.

DOMBADAN

Ansızın, birdenbire.

CABADAN

Bedavadan.

ARBADAN

İhmalci, batakçı.

DAMBADAN

Düşünmeden, birdenbire: Ahmet kaba bir adam, dambadan söyleyiverir.

GILABADAN

Sim gibi gümüşlü işleme ipi.

ABADAN

Sofra örtüsü. Aşağı yukarı dört metre kare genişliğinde, üzeri iki ayrı renkte küçük karelerle süslü olan; yatak, yorgan sarmakta örtü olarak veya kışın omuz atkısı olarak kullanılan yün dokuma, ince battaniye. Kalın kumaştan yapılmış, işlemeli, cepkene benzer bir çeşit ceket. Zengin. Mesnetsiz konuşma tarzı. Ansızın, habersiz, birdenbire. Mamure. Ankara kenti, Sirkeli nahiyesine bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında BADAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BADAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BADANACI

Geçimini badana yapmakla kazanan kimse.

KALÇIN

Üstüne başka bir şey giyilmek için abadan veya meşinden yapılmış olan çizme biçiminde ayak giysisi.

MAHREM

Yakın akrabadan olduğu için nikâh düşmeyen (kimse). Sırdaş. Başkalarına söylenmeyen, gizli.

BADANACILIK

Badanacının yaptığı iş.

BADANALATMAK

Badanalama işini yaptırmak.

BADANALATMA

Badanalatmak işi.

BADANASIZ

Badana edilmemiş. Badanası bozulmuş.

BADANALANMA

Badanalanmak işi.

KALITIMSAL

Soydan geçme, soydan kalma, kalıtımla ilgili, kalıtsal, irsî. Ana babadan çocuklara genler aracılığıyla geçen (özellik, hastalık vb.).

İNTİKAL

Bir yerden başka bir yere geçme, geçiş. Miras olarak babadan çocuğuna kalma. Anlama, kavrama. Öteleme. Geçişim.

DEDE

Torunu olan erkek, büyükbaba, büyükpeder. Mevlevi tarikatında çile doldurmuş olan dervişlere verilen unvan. Büyükbabadan başlayarak geriye doğru atalardan her biri. Yaşlı erkeklere söylenen bir seslenme sözü.

LORT

İngiltere'de babadan oğula veya ailenin ilk erkek kişisine geçen veya kral tarafından bağışlanan soyluluk unvanı. Çok zengin kimse. Lortlar Kamarası üyesi. Sükseli, kalantor, gösterişli kimse.

MELEZ

Değişik türden hayvan veya bitkiden üremiş (hayvan veya bitki), kırma, azma, hibrit, metis. Katışık, karışık. Değişik ırkta ana babadan doğmuş olan (kimse).

KARDEŞ

Aynı anne babadan doğmuş veya anne babalarından biri aynı olan çocukların birbirine göre adı. Adı bilinmeyen kimselere söylenen bir seslenme sözü. Yaşça küçük olan çocuk. Aralarında değer verilen ortak bir bağ bulunanlardan her biri.

ABACI

Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.

BADANALI

Badana edilmiş olan. Yüzüne çok pudra ve boya sürmüş olan (kadın).

ÇEKMEK

Bir şeyi tutup kendine ya da başka bir yöne doğru yürütmek. Atmak, vurmak. Taşıma gücü olmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Kaçan ilmeği örmek. Asmak. Herhangi bir engel kurmak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. İmbik yardımı ile elde etmek. Hoşa gitmek, sarmak. Tartıda ağırlığı olmak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Yollamak. İçine almak, emmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Daralıp kısalmak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Germek. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Öğütmek. Çizgi durumunda uzatmak. Boya, badana vb. sürmek. Döşemek. Yürütmek, sürmek. Yol, ay sürmek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Örtmek, giymek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Herhangi bir anlama almak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. İçki içmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak.

BEDAVADAN

Bedava olarak, cabadan, bedava, bedavasına, bedavaya.

OCAKLIK

Bir aileye, babadan oğula geçmesi için verilen mülk. Baca. Mutfak. Bir yapının temelini veya çatısını oluşturan büyük kereste, temel direği. Ateş yakılan yer, ocak.

BADANALANMAK

Badana yapılmak.