Kelimeler arşivi içinde; başında "badan" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. badan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu badan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde badan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BADANALANMAK, BADANALATMAK, BADANASIZLIK
BADANACILIK, BADANALAMAK, BADANALANMA, BADANALATMA, BADANBAYRAK
BADANALAMA
BADANASIZ
BADANACI, BADANALI
BADANAK, BADANAZ
BADANA
BADAN
BADAN
Kale, sur.
BADANALANMAK
Badana yapılmak.
BADANACILIK
Badanacının yaptığı iş.
BADANALATMA
Badanalatmak işi.
BADANAK
Husye, erkeklik bezi. Semizotuna benzer bir çeşit ot.
BADANA
Duvarları boyamak için kullanılan sulandırılmış kireç veya boya.
BADANASIZ
Badana edilmemiş. Badanası bozulmuş.
BADANACI
Geçimini badana yapmakla kazanan kimse.
BADANAZ
Yaşlanmış, çürümüş bağ kütüğü.
BADANALAMAK
Duvarları boyamak için sulandırılmış kireç veya plastik boya sürmek.
BADANALATMAK
Badanalama işini yaptırmak.
BADANALI
Badana edilmiş olan. Yüzüne çok pudra ve boya sürmüş olan (kadın).
BADANBAYRAK
Darmadağın, karma karışık.
BADANALAMA
Badanalamak işi.
BADANASIZLIK
Badanasız olma durumu.
BADANALANMA
Badanalanmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde BADAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MAHREM
Yakın akrabadan olduğu için nikâh düşmeyen (kimse). Sırdaş. Başkalarına söylenmeyen, gizli.
ABE
Seslenmek ve dikkati çekmek için özellikle Rumeli'de kullanılan bir söz. Teklifsiz konuşmada seslenme ve dikkati çekme ünlemi. Abadan yapılmış ceket. Şaşma ve korku ünlemi. Ağabey, abi, büyük kardeş, kayınbirader.
KALÇIN
Üstüne başka bir şey giyilmek için abadan veya meşinden yapılmış olan çizme biçiminde ayak giysisi.
BEDAVADAN
Bedava olarak, cabadan, bedava, bedavasına, bedavaya.
TOMBALA
Torbadan numaralı taşlar çekilerek üzerinde numara yazılı kâğıtlarla oynanan bir talih oyunu. Bu oyunda kartın tamamı doldurulduğunda kazandığını bildiren ve açıkça söylenen söz.
İNTİKAL
Bir yerden başka bir yere geçme, geçiş. Miras olarak babadan çocuğuna kalma. Anlama, kavrama. Öteleme. Geçişim.
MELEZ
Değişik türden hayvan veya bitkiden üremiş (hayvan veya bitki), kırma, azma, hibrit, metis. Katışık, karışık. Değişik ırkta ana babadan doğmuş olan (kimse).
KARDEŞ
Aynı anne babadan doğmuş veya anne babalarından biri aynı olan çocukların birbirine göre adı. Adı bilinmeyen kimselere söylenen bir seslenme sözü. Yaşça küçük olan çocuk. Aralarında değer verilen ortak bir bağ bulunanlardan her biri.
OCAKLIK
Bir aileye, babadan oğula geçmesi için verilen mülk. Baca. Mutfak. Bir yapının temelini veya çatısını oluşturan büyük kereste, temel direği. Ateş yakılan yer, ocak.
ABACI
Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.
AÇIĞIRAK
Açıkça renkli: Badana açığırak olmuş.
DEDE
Torunu olan erkek, büyükbaba, büyükpeder. Mevlevi tarikatında çile doldurmuş olan dervişlere verilen unvan. Büyükbabadan başlayarak geriye doğru atalardan her biri. Yaşlı erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
ÇEKMEK
Bir şeyi tutup kendine ya da başka bir yöne doğru yürütmek. Atmak, vurmak. Taşıma gücü olmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Kaçan ilmeği örmek. Asmak. Herhangi bir engel kurmak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. İmbik yardımı ile elde etmek. Hoşa gitmek, sarmak. Tartıda ağırlığı olmak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Yollamak. İçine almak, emmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Daralıp kısalmak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Germek. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Öğütmek. Çizgi durumunda uzatmak. Boya, badana vb. sürmek. Döşemek. Yürütmek, sürmek. Yol, ay sürmek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Örtmek, giymek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Herhangi bir anlama almak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. İçki içmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak.
ANAKIZ
Babadan çok anneyi seven, anneye düşkün olan çocuk. Evlenmemiş, yaşlanmış kız. Sevimli cana yakın küçük kız çocuğu. Öksüz. Anne ve kız.
ANDROGENEZ
Dişi gametin çekirdeğinin döllenmeye katılmaması ile sadece babadan gelen kromozomları taşıyan embriyonun gelişmesi; erkek gametin gelişmesi.
LORT
İngiltere'de babadan oğula veya ailenin ilk erkek kişisine geçen veya kral tarafından bağışlanan soyluluk unvanı. Çok zengin kimse. Lortlar Kamarası üyesi. Sükseli, kalantor, gösterişli kimse.
HELALZADE
Nikâhlı bir ana ve babadan doğmuş kimse. Doğruluktan ayrılmayan, helal süt emmiş kimse.
KİREÇSÜTÜ
Badana için hazırlanmış sulu kireç.
PANTUFLA
Abadan yapılmış terlik.
KALITIMSAL
Soydan geçme, soydan kalma, kalıtımla ilgili, kalıtsal, irsî. Ana babadan çocuklara genler aracılığıyla geçen (özellik, hastalık vb.).