Kelimeler arşivi içinde; başında "aşara" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. aşara ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu aşara ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde aşara olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AŞARA
AŞARA
Aşağı, aşağıya.
Bu bölümde tanımı içerisinde AŞARA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KIRLANGIÇ
Kırlangıçgillerden, geniş gagalı, çatal kuyruklu, ince uzun kanatlı, küçük göçebe kuş (Hirundo). Köyleri dolaşarak göz hastalıklarını ve özellikle akbasmayı iyi ettiğini öne süren sahte hekim. Öküz arabasında arka dingil ve tekerlekleri özeğe bağlayan çatal ağaç. Osmanlı donanmasında yer alan, karakol ve keşif işlerinde kullanılan, yelkenli ve kürekli küçük bir tür savaş gemisi.
KATETMEK
Kesmek, bölmek. Bir yeri aşarak geçmek, yol almak.
GOYGOYCU
Muharrem ayında kapı kapı dolaşarak ve ilahiler okuyarak dilenen kimse. Boşu boşuna, bilgisiz olarak, gereksiz yere çok konuşan kimse. Dilenci. Şakşakçı.
GAZOZCU
Gazoz yapıp satan kimse. Eğlence yerlerinde dolaşarak gazoz satan kimse, gazoz satıcısı.
AVUNMAK
Bir şeyle uğraşarak acısını unutmak, sıkıntılardan uzaklaşmak, teselli bulmak, müteselli olmak. Oyalanmak. Hayvan gebe kalmak.
GASTRULA
Yumurta hücresi oğulcuk durumuna gelirken blastulanın bir noktasından çukurlaşarak iç içe geçmiş iki hücre katmanı biçimine girme evresi.
GÖLERMEK
Göl durumuna gelmek. Hayvanın ipi ayağına ve boynuna dolaşarak kalkamayacak biçimde yere yıkılmak.
İKTİDAR
Bir işi yapabilme gücü, erk, kudret. Bir işi başarabilme yetki ve yeteneği. Bu yetkiyi elinde bulunduran kişi ve kuruluşlar. Devlet yönetimini elinde bulundurma ve devlet gücünü kullanma yetkisi.
ÇUVALLAMAK
Çuvala doldurmak. Başaramamak.
GİRDAP
Bir engelle karşılaşan su ya da hava akıntısının dönerek ve çukurlaşarak yaptığı çevrinti, ters akıntıların oluşturduğu dönme, eğrim, çevri, anafor. Tehlikeli yer veya durum.
KAŞKAVAL
Tekerlek biçiminde, sarı renkte, kaşara benzeyen bir peynir türü. Aptal, sersem. Gabya ve babafingo çubuklarının topuk taraflarında açılan deliklerden geçirilerek uçları mavnalara dayanan, demir veya ağaç takoz.
DERİNLEŞMEK
Derin duruma gelmek. Bir konuda köklü, sağlam bilgi edinmek, bilgisini genişletmek. Ses kaynağı uzaklaşarak az duyulur duruma gelmek.
ÇERÇİ
Köy, pazar vb. yerlerde dolaşarak ufak tefek tuhafiye eşyası satan kimse. Bazı bölgelerde tuhafiyeci.
FATİH
Zafer kazanan, fetheden (kimse). İslam devletlerinde bir ülkeyi veya bir şehri savaşarak alan hükümdar ve komutanlara verilen unvan. İstanbul iline bağlı ilçelerden biri. Büyük ve önemli bir iş bitiren (kimse).
KAN
Atardamar ve toplardamarların içinde dolaşarak hücrelerde özümleme, yadımlama görevlerini sağlayan plazma ve yuvarlardan oluşmuş kırmızı renkli sıvı. Soy.
FETİH
Bir şehir veya ülkeyi savaşarak alma.
FETHETMEK
Bir yeri veya ülkeyi savaşarak almak, ülke açmak. Herkesin takdirini, övgüsünü kazanıp kendine hayran bırakmak.
DOLAŞIK
Karışık (saç, ip vb.). Amacını doğrudan doğruya değil de dolayısıyla sezdiren. Kolay çözülmeyecek veya içinden çıkılmayacak derecede karışık. Dolaşarak giden (yol).
CADI
Geceleri dolaşarak insanlara kötülük ettiğine inanılan hortlak. Çok güzel göz. Kötülük yaparak başkalarına zarar veren kadın.
DAĞITICI
Mektup, gazete vb. şeyleri dolaşarak dağıtan kimse, müvezzi. Motorlarda yüksek gerilimli akımı çalışma sırasına göre bujilere yayıp gönderen aygıt, distribütör. Bir malın önceden belirlenmiş bölgelere gönderilmesini sağlayan kişi veya kuruluş.