Sonu AĞACA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ağaca" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ağaca ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ağaca olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ağaca olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

AĞACA

Köpek. Bir kuş adı. Çankırı şehrinde, Çerkeş ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

DAĞACA

Bir çeşit ekin hastalığı.

SAĞACA

Ekmek pişirilen saç.

  -   -   -  

Anlamında AĞACA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AĞACA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BÖCİ

Yüksek yerlerde yetişen, karaağaca benzer bir ağaç.

AĞAÇSI

Ağacı andıran, ağaca benzeyen, ağaç gibi, ağacımsı.

DİŞÖNÜ

Testerede dişin ağaca çarpan yüzü.

BARAZİT

Kökten süren ve ağaca zarar veren sürgünler.

DAYAH

Destek. Kağnı ve dört tekerlekli arabalarda oku yukarda tutmaya yarayan ağaç destek. Dayak. Eski türkçe tay+e-k: Duvara, kapıya veya ağaca verilen ağaç destek; dövmek; sopa (Erzincan Merkez). Dayak, dövme. Eski türkçe tayak: dayak; destek; dövme. Dayanak, destek.

KONTRATABLA

Ağaç malzemenin biçim değiştirmesini önlemek için körağacın iki yüzüne, elyaf yönleri körağaca çapraz veya 45 derece eğik, aynı kalınlıkta astar kaplama ve yüz kaplama yapıştırılarak elde edilen tabla.

ÇONGURDEŞ

Ağaca asılan salıncak, kolan salıncağı.

BARAZIT

Kökten süren ve ağaca zarar veren sürgünler. Aşılı meyve ağacının dibinden süren filizler. Yeni yetişen fundalık.

AŞIBIÇAĞI

Yargıç ile yarılan ağaca, kalemi oturtmağa yarayan araç. (Kemalpaşa izmir).

DALBINMAK

Bir yere tutunarak sallanmak, iki tarafı sabit ağaç veya tahtanın ortası sallanmak, esnemek, asılmak. Yüzme bilmeyen bir kimse su içinde çırpınmak. Suda yüzen bir cisim batıp çıkmak: Şu ağaca bak suda dalbınıp gider. Küçük çocuk elini, kolunu oynatmak, atılmak. Helecanlanmak, çırpınmak.

YAĞMURLAMAK

Hava yağmura çevirmek, yağmur yağacak gibi olmak. Yağmur biçiminde sulamak.

CIĞ

Dokuma tezgâhında kullanılan yassı tahta veya saçdan makara. Genç, küçük ağaç dalları. Kendir ve haşhaş sapı. Ağaca yapılan kalem aşısının uç kısmı. Kuzular için tahtadan yapılmış küçük ağıl. Ahırların üst döşemesi. Sınır. Pişmemiş. Kar üzerindeki ayak izi. Sürü, katar: Serçenin cığı olmaz. Kanı kaynama, sevme. Çığ. Donup buz haline gelmiş kar. Nemli havadan meydana gelen su damlacığı. Gelinlerin ve genç kızların düğünlerde başlarına süs olarak taktıkları parlak renkli tel veya tüy.

BEDRÜS

Ağaca vurulan aşı çubuğu.

CIMIRTLAK

Arasına oturulup sallanmak için karşılıklı iki ağaca bağlanmış iplerden meydana gelen salıncak.

BASTİKA

Bir yelken serenine veya herhangi bir ağaca açılan delik.

AREŞ

Ağaca sarılmış asma.

DUTGUN

Havanın yağmur ya da kar yağacak gibi olan durumu, kapalı hava: Hava çok dutgun. Esir, tutsak, mahbus.

ÇUBULLAŞMA

Ağacın dibini sık ve ağaca zarar veren filizler sarma.

BAĞCAK

1.Koyunların kaçmasını önlemek için çobanın uyumadan önce bir ucunu kendine, bir ucunu da koyunlardan birine bağladığı ip. Kadınların kullandıkları renkli yün, sırma veya iple örülmüş kuşak, bel bağı. Çocuğun kundağını sarmaya yarayan ip, yünden örülen kuşak. Kundaklı çocuğu sırta bağlamaya yarayan ip. Çocuğun düşmemesi için beşiğe veya salıncağa bağlanan enli kuşak. Çobanların gece yatısında kollarına koyun bağladıkları örme ip (Çopraşık k.), karşılığı bağırcak. Koyun sürüsünün geceleri, yattığı yeri terk edip etmediğini anlamak amacıyla çobanın bileğini bir koyunun boynuna bağladığı ip. (Çaltı Gelendost, Kusarı Yalvaç, Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta) (bağacak) : (Yenikent Aksaray Niğde) (bağecik) : (Yakaköy Gelendost Isparta).

ARBANMAK

Üzerine çullanmak, abanmak. Bir ağaca tırmanmaya çalışmak: Sizin kiraza arbanıp duruyordu.