Kelimeler arşivi içinde; başında "ağa" olan, toplam 131 adet kelime bulunmaktadır. ağa ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ağa ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ağa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AĞAÇLANDIRABİLMEK
AĞAÇLANDIRABİLME
AĞAÇKAKANGİLLER, AĞAÇLANDIRILMAK
AĞAÇLANDIRILIŞ, AĞAÇLANDIRILMA
AĞAÇLANDIRMAK
AĞAÇKAKANLAR, AĞAÇLANDIRIŞ, AĞAÇLANDIRMA
AĞAÇLIHÜYÜK, AĞAÇLIPINAR, AĞALAROBASI, AĞAMEZRAASI, AĞARABİLMEK
AĞAÇKÜPESİ, AĞAÇLANMAK, AĞAÇLAŞMAK, AĞAÇLIDERE, AĞAÇSIZLIK, AĞARABİLME, AĞARTILMAK
AĞABBECİK, AĞABEYLİK, AĞAÇBEYLİ, AĞAÇÇILAR, AĞAÇÇILIK, AĞAÇDELEN, AĞAÇGEÇİT, AĞAÇHİSAR, AĞAÇKAKAN, AĞAÇKESEN, AĞAÇKONAK, AĞAÇKORUR, AĞAÇKÖPRÜ, AĞAÇKURDU, AĞAÇLAMAK, AĞAÇLANMA, AĞAÇLAŞMA, AĞAÇLIGÖL, AĞAÇLIKLI, AĞAÇPINAR, AĞAÇSARAY, AĞAÇSEVEN, AĞAÇSEVER, AĞAÇYURDU, AĞADIRMAH, AĞALANMAH, AĞALANMAK, AĞAMÇAĞAM, AĞANBEGÜM, AĞARANLIK, Devamını Oku »»
AĞABEGİN, AĞABEYLİ, AĞACALAR, AĞACALIK, AĞACIMSI, AĞAÇALIK, AĞAÇALTI, AĞAÇARDI, AĞAÇBAŞI, AĞAÇBÜKÜ, AĞAÇÇAMI, AĞAÇÇATI, AĞAÇDERE, AĞAÇDİBİ, AĞAÇKESE, AĞAÇLAMA, AĞAÇÖREN, AĞAÇYOLU, AĞADADAŞ, AĞADİBEK, AĞAHANIM, AĞAHATUN, AĞALAMAK, AĞALANMA, AĞANBÜKE, AĞAPINAR, AĞARTMAK
AĞABABA, AĞABBAG, AĞABBAH, AĞABBAK, AĞABLAK, AĞAÇÇIK, AĞAÇELİ, AĞAÇHAN, AĞAÇKÖY, AĞAÇLIK, AĞAÇOBA, AĞAÇSIL, AĞAÇSIZ, AĞADAYI, AĞADEVE, AĞAĞBET, AĞANENE, AĞAOĞLU, AĞAPBAH, AĞARMAK, AĞARTMA
AĞABAY, AĞABEY, AĞACAN, AĞACAT, AĞACIK, AĞAÇÇI, AĞAÇLI, AĞAÇSI, AĞAHAN, AĞAKÖY, AĞALAR, AĞALIK, AĞALTI, AĞAMET, AĞAMSI, AĞANAK, AĞANER, AĞANTI, AĞARAN, AĞARIK, AĞARMA, AĞARTI
AĞACA, AĞACI, AĞARA
AĞAÇ, AĞAL, AĞAN, AĞAR
AĞA
AĞA
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.
AĞARABİLMEK
Ağarma imkânı veya olasılığı bulunmak.
AĞAÇLANDIRIŞ
Ağaçlandırma işi.
AĞAÇKAKANGİLLER
Omurgalı hayvanlardan kuşlar (Aves) sınıfının gökkuzgunumsular(Coraciiformes) takımından, kama biçiminde gagalı, sert kuyruklu, ağaçlara tırmanan, böceklerle beslenen bir familya. Yeşil ağaçkakan (Picus viridis), küçük yeşil ağaçkakan (P.canus), kara ağaçkakan (Dryocopus martius), orman alaca ağaçkakan (Dendrocopos major), küçük ağaçkakan (D.minör) iyi bilinen türleridir. (Picidae, Lat. picus = ağaçkakan):Omurgalı hayvanlardan kuşlar (Aves) sınıfının ağaçkakanlar (Pici) alt-takımının bir familyası. Kama biçiminde gagalı, sert kuyruklu, ağaçlara tırmanan kuşlardır. Böcek v.b. yerler. Yeşil ağaçkakan (Picus viridis), külrengi ağaçkakan (P. canus), kara ağaçkakan (Dryocopus martinus), büyük alaca ağaçkakan (Dryobates major), küçük alaca ağaçkakan (D. minor), döner-boyun (jynx torquilla) iyi bilinen türleridir.
AĞAÇLANDIRABİLMEK
Bir yeri fidanlar dikerek ağaçlı duruma getirme olasılığı bulunmak.
AĞAÇLIHÜYÜK
Muğla ili, Milâs ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
AĞAÇLANDIRILIŞ
Ağaçlandırılma işi.
AĞALAROBASI
Gaziantep ilinde, İslâhiye ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
AĞAÇLANDIRILMAK
Ağaçlı duruma getirilmek.
AĞAMEZRAASI
Elâzığ şehrinde, Karakoçan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
AĞAÇLANDIRMAK
Bir yeri ağaçlı duruma getirmek.
AĞAÇLANDIRMA
Ağaçlandırmak işi.
AĞAÇLANDIRILMA
Ağaçlandırılmak işi.
AĞAÇLANDIRABİLME
Ağaçlandırabilmek işi.
AĞAÇKAKANLAR
Kuşlar (Aves) sınıfının, gökkuzgunumsular (Coraciiformes) takımından, kama biçiminde gagalı, ince dilli, tırnakları kuvvetli, orta kuyruk tüyleri sert olup destek görevi gören ve bu sayede ağaçlara tırmanan, ağaçkakangiller (Picidae), boyunçevirengiller (Jyngidae), parlak kuşgiller (Galbulidae), tukangiller (Rhamphastidae) gibi familyaları olan bir alt takım. (Pici,gibi familyaları vardır.
AĞAÇLIPINAR
Siirt kenti, Kurtalan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde AĞA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADIMSAYAR
Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.
AĞAÇDELEN
Yuva yapmak için ağaçları oyan böcek.
ABARTICILIK
Abartıcı olma durumu, abartmacılık, mübalağacılık.
AĞABEYLİK
Ağabey olma durumu.
ABARTICI
Abartıyı huy edinen (kimse), abartmacı, mübalağacı.
AĞAÇÇIK
Taflan gibi dalları dibinden başlayarak çatallanan küçük ağaç.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
AĞABEY
Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
AFAKİ
Gereksiz, önemsiz (söz). Bir kaynağa dayanmayan, hayalî.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
AĞABABA
Dede, ata. Bir yerde, bir topluluk içinde etkili olan, sözü geçen, ileri gelen (kimse). Sanı "ağa" olan babaya çocuğunun sesleniş sözü.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
ABANOZLAŞMAK
Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.
AÇMA
Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
AĞACIMSI
Ağaçsı.
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
AĞAÇÇILIK
Ağaç yetiştirme işi.
ABARTI
Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.
ACAYİP
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.