Kelimeler arşivi içinde; başında "ayırd" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. ayırd ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ayırd ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ayırd olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AYIRD
Fayda.
AYIRDIM
Suyun taksim yeri. Yol kavşağı, iki yolun ayrıldığı yer. Yol ya da su yollarının birleştiği yer, ayrım.
AYIRDILANMAK
Ayırtlanmak, ayıklanmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde AYIRD geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABUNLUK
Her çiftçinin tarlası kenarında ayırdığı gübreli, arpa ekmeğe mahsus yer.
PANAYIRCI
Panayırda satış yapan kimse.
ABRAN
Hayvanların, yemlerinden yemeyip ayırdıkları iri saman parçaları, kesmik.
DİRFİL
Çayırda biten üç yapraklı bir ot, yonca.
GICIRAMAH
Kaymak: Dereden geçerken bayırdan aşağı gıcıradım.
GIJGURMAH
Arka arkaya tutunup karda kaymak: Ağca bayırda bugün gijgurduh.
HAK
Adalet. Kâğıttaki yazıyı kazıma, kazı. Dava veya iddiada gerçeğe uygunluk, doğruluk. Verilmiş emekten doğan manevi yetki. Doğru, gerçek. Adaletin, hukukun gerektirdiği veya birine ayırdığı şey, kazanç. Pay. Emek karşılığı ücret. Tanrı. Maden, ağaç, taş üzerine elle yazı veya şekil oyma, kazı.
BALGIMAK
Suyun içinde oynamak. Yumuşaklığından dolayı oynak halde bulunmak: Bu yer balgıyor (bataklık hakkında). Hayvanlar otlakta sereserpe otlamak: Hayvanlar çayırda güzelce balgıdı. Çıban olgunlaşmak. Parlamak, parıldamak, göz alıcı güzel olmak.
ÇAYIRLAMAK
Çayırlanmak. Hayvan yediği çayırdan hastalanmak.
ÇAYIRLANMAK
Hayvan, çayırda otlamak.
ATLAŞMAK
Ayırdetmek. İki kişi bir ata binmek.
CAYIRDATMA
Cayırdatmak işi.
CAYIRDAYIŞ
Cayırdama işi.
AHDARI
Beyaz, parlak ve kaygan tanelerinin kabuklarını ayırdıktan sonra çorbası ve yemeği yapılan bir bitki.
CAYIRDAMA
Cayırdamak işi.
ÖLÜMLÜK
Bazı kimselerin, öldüklerinde cenazelerinin kaldırılmasına harcanmak için ayırdıkları para.
BAYIRDAMAK
Yanar gibi acımak: Gözlerim bayırdıyor.
AYRILMIŞ
Ayırdedilmiş.
EVSİLEMEK
Tahılın içindeki yabancı cisimleri, çöpleri elle ayıklamak, üzerinden üzerinden almak: Buğdayı evsileyerek gavuzundan ayırdım.
AYIRT
Fark. Süzgeç, kevgir. Yol ya da su yollarının birleştiği yer, ayrım. Kıyı, çizgi, sınır: Yolun ayırdında beni bekle. Hastayı iyileştireceği ya da öldüreceği inancıyla yedirilen yiyecekler.