Kelimeler arşivi içinde; başında "avar" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. avar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu avar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde avar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AVARELEŞTİRMEK
AVARELEŞTİRME
AVARELEŞMEK
AVARELEŞME
AVARTALIK, AVARCILIK
AVARALIG, AVARALIH, AVARALIK, AVARELİK
AVARTMA, AVARACI, AVARLIK
AVARYA, AVARIZ, AVARIK, AVARHK, AVARDI, AVARCI, AVARCA
AVARE, AVARA
AVAR
AVAR
Kuzeydoğu Kafkasya'da, Dağıstan Federe Cumhuriyeti'nde yaşayan bir halk. III-V. yüzyıllar arasında Moğolistan'da, VI-IX. yüzyıllar arasında Orta Avrupa'da yaşamış bir halk.
AVARTMA
Turşu yapmak için hazırlanan sarımsaklı ekşi su.
AVARYA
Bir deniz yolculuğunda geminin veya yükünün gördüğü zarar. Çeşitli sebeplerle dayanıklılığını ve esnekliğini kaybetmiş yapağı ve yün.
AVARLIK
Sebze. Sebze ekilen yer.
AVARELEŞTİRME
Avareleştirmek işi.
AVARELEŞTİRMEK
Avare duruma getirmek.
AVARCILIK
Sebzecilik.
AVARELİK
İşsizlik, başıboşluk, aylaklık.
AVARTALIK
Yağmurlu, rüzgârlı gün.
AVARALIK
İşsizlik: Bu sene avaralıkla canımız çıktı. Yağmurlu, rüzgârlı gün: Bugün avaralık, çite (çifte) gidilmez.
AVARELEŞME
Avareleşmek durumu.
AVARALIH
Hamallık: Ahmet mi ? Şehre gitmiş avaralıh eliyor (ediyor). İşsizlik.
AVARIZ
Kazalar, belalar. Engebe. Osmanlılarda önceleri yalnız olağanüstü durumlarda, sonraları ise sürekli olarak halktan toplanan vergi.
AVARELEŞMEK
Aylaklık etmek.
AVARALIG
Boşa harcanan zaman.
AVARACI
Şaşkın, kararsız, beceriksiz, işsiz, avare. Avara şeyler toplıyan kimse: Bizim bağa giren avaracılar asmaları hep kırmışlar.
Bu bölümde tanımı içerisinde AVAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÜRÜLTÜCÜLÜK
Gürültücü olma durumu, velvelecilik, kavaracılık.
KIRKICI
Davarların yün veya kıllarını kırkan kimse, kırkımcı.
AYLAKÇILIK
Aylakçı olma durumu. İşsizlik, avarelik.
AVARCA
Avarların kullandığı dil. Bu dille yazılmış olan.
GÜRÜLTÜCÜ
Gürültü yapan veya gürültü çıkaran (kimse), velveleci, kavaracı.
EJDERHA
Türlü biçimlerde tasarlanan korkunç bir masal canavarı, ejder, dragon.
CANAVARLAŞMA
Canavarlaşmak işi.
CANAVARCA
Canavar gibi. (canava'rca) Canavara uygun bir biçimde, canavarcasına.
ENGEBE
Deprem, rüzgâr, sel vb. iç ve dış etmenlerin etkisiyle oluşan yayla, ova, koyak, çukur, dağ vb. biçimlerin bütünü, yer biçimleri, yüzey şekilleri, engebelik, arıza, avarız.
CANAVARLAŞMAK
Canavar gibi davranmak. Korkunç, ürkütücü bir durum almak.
APOTR
Yardımcı, koruyucu, havari.
KIRKI
Kırkma işi. Davarların yün veya kıllarını kırkmaya yarayan makasa benzer araç.
BESİCİ
Sığır, davar vb. hayvanları besleyerek semirten, satan kimse.
HAVARİLİK
Havari olma durumu.
DİSPEÇ
Bir ortak avaryada deniz kazasından sonra gemi, yük ve navlunla ilgili kimselerin uğradıkları zararların ve bunlar tarafından yapılmış olan masrafların nasıl, kimler tarafından ve ne oranda karşılanacağını belirlemek için yapılmış olan işlem. Deniz sigortası dilinde, ilgili tarafların ortak avaryada kendilerine düşen yükümlülükleri, paylarının önemi ölçüsünde ayrıntılı olarak belirten belge.
CANAVARLIK
Canavar gibi davranma.
ARKAÇ
Ağıl. Dağ sırtlarında davarların yatırıldığı düz, rüzgâr almayan kuytu yer.
AYLAKLIK
Aylak olma durumu, işsizlik, avarelik.
HILTAR
Davar ve sığırların boyunlarına takılan ip veya kayış.
AYLAK
İşsiz, boş gezen, avare (kimse).