Kelimeler arşivi içinde; sonunda "atmak" olan, toplam 559 adet kelime bulunmaktadır. Sonu atmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında atmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde atmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SARIMSAKLATMAK
ÇİMENTOLATMAK, CIVIBILDATMAK, İHTİYARLATMAK, İSPİYONLATMAK, KATALOGLATMAK, PROGLAMLATMAK, SİGORTALATMAK
BADANALATMAK, BANDAJLATMAK, BOYNUZLATMAK, CUMBULDATMAK, ÇARŞAFLATMAK, ÇINGIRDATMAK, DIMBIRDATMAK, HARMANLATMAK, KALBURLATMAK, KAŞAĞILATMAK, PASPASLATMAK, ŞANGIRDATMAK, ŞİŞMANLATMAK, TANGIRDATMAK, TEKRARLATMAK, TINGILDATMAK, TINGIRDATMAK, TIRNAKLATMAK, TIRPANLATMAK, TIRTIKLATMAK, YALDIZLATMAK, YUMURTLATMAK, ZANGIRDATMAK, ZIMBIRDATMAK, ANALİSLATMAK, ASFALTLATMAK, CARPILDATMAK, CILDIRDATMAK, CIMBILDATMAK, CİMBILDATMAK, Devamını Oku »»
AKORTLATMAK, AKŞAMLATMAK, ALKIŞLATMAK, ASTARLATMAK, AŞAĞILATMAK, AYDINLATMAK, BAĞIŞLATMAK, BAYATLATMAK, BEYAZLATMAK, BIÇAKLATMAK, BOĞAZLATMAK, BOMBALATMAK, CAYIRDATMAK, CAZIRDATMAK, CIYAKLATMAK, CIYIRDATMAK, CIZIRDATMAK, CUMBALATMAK, ÇAKILDATMAK, ÇALKALATMAK, ÇAMURLATMAK, ÇATIRDATMAK, ÇITIRDATMAK, ÇUKURLATMAK, ÇUVALLATMAK, DAMGALATMAK, DURAKLATMAK, DUYUMSATMAK, FERAHLATMAK, FIKIRDATMAK, Devamını Oku »»
AÇIKLATMAK, AÇKILATMAK, AFALLATMAK, AĞIRLATMAK, AKAÇLATMAK, ALÇILATMAK, ALGILATMAK, ANIMSATMAK, ARIKLATMAK, AYARLATMAK, AYAZLATMAK, AYIKLATMAK, AZARLATMAK, BOCALATMAK, ÇAPALATMAK, ÇIKILATMAK, İMZALATMAK, ONAYLATMAK, PARALATMAK, SIRALATMAK, ŞAŞALATMAK, UCUZLATMAK, YAKALATMAK, YUMUŞATMAK, ABILDATMAK, AHIRLATMAK, ALIHLATMAK, APILDATMAK, APIŞLATMAK, ARZULATMAK, Devamını Oku »»
ARALATMAK, AŞILATMAK, BAĞLATMAK, BAŞLATMAK, BOLLATMAK, CAMLATMAK, CIRLATMAK, COPLATMAK, ÇALKATMAK, ÇATLATMAK, ÇINLATMAK, ÇITLATMAK, ÇURLATMAK, DAĞLATMAK, DAMLATMAK, DOĞRATMAK, FIRLATMAK, FOSLATMAK, HARLATMAK, HAŞLATMAK, HAVLATMAK, HIRLATMAK, HOPLATMAK, IŞILATMAK, KAPLATMAK, KATLATMAK, KAVLATMAK, KAVRATMAK, KAYNATMAK, KIŞLATMAK, Devamını Oku »»
AĞLATMAK, AKSATMAK, ALDATMAK, ANLATMAK, ATLATMAK, AVLATMAK, BOŞATMAK, BOYATMAK, BUDATMAK, BULATMAK, DAYATMAK, DONATMAK, ISLATMAK, KANATMAK, KAPATMAK, KOCATMAK, KUŞATMAK, OKŞATMAK, ORNATMAK, OTLATMAK, OYNATMAK, SINATMAK, SIVATMAK, SULATMAK, SUSATMAK, TARATMAK, TIKATMAK, UĞRATMAK, YALATMAK, YAMATMAK, Devamını Oku »»
ADATMAK, ARATMAK, UZATMAK, ABATMAK, ALATMAK, ANATMAK, AŞATMAK, AYATMAK, AZATMAK, ENATMAK, IRATMAK, İLATMAK, İRATMAK, ONATMAK, OŞATMAK, UFATMAK, ULATMAK, URATMAK, UŞATMAK, UVATMAK, UYATMAK
BATMAK, ÇATMAK, KATMAK, SATMAK, TATMAK, YATMAK, CATMAK, FATMAK, GATMAK, NATMAK, PATMAK, ZATMAK
ATMAK
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
BOYNUZLATMAK
Kadın, kocasını; koca, karısını aldatmak.
İHTİYARLATMAK
İhtiyarlamasına sebep olmak.
CIVIBILDATMAK
Sıvıyı çalkalamak, sarsmak.
KATALOGLATMAK
Katalog durumuna getirtmek.
İSPİYONLATMAK
İspiyonlamasını sağlamak.
ÇİMENTOLATMAK
Çimento ile sıvatmak, çimento karışımı malzeme ile yaptırmak.
SİGORTALATMAK
Sigortalama işini yaptırmak.
SARIMSAKLATMAK
Sarımsaklı duruma getirmek.
PROGLAMLATMAK
Proglamlama işini yaptırmak.
BANDAJLATMAK
Sargı ile sardırmak, bandaj yaptırmak.
ÇARŞAFLATMAK
Çarşaflama işini yaptırmak.
BADANALATMAK
Badanalama işini yaptırmak.
ÇINGIRDATMAK
Çıngırak sesi çıkarmasını sağlamak.
CUMBULDATMAK
Bir sıvıyı kabın içinde çalkalamak.
DIMBIRDATMAK
Saz, cura, tambur vb. çalgılar çalmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ATMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKSATMA
Aksatmak işi.
AÇKILAMAK
Açkı ile parlatmak.
AKÇILLANMAK
Akçıl duruma gelmek, rengi atmak veya atmış gibi olmak.
AÇIKLATMA
Açıklatmak işi.
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
AĞIRLATMA
Ağırlatmak işi.
AĞILAMAK
Zehirlemek. Bir şeye zehir katmak.
AÇIMLAMAK
Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.
AĞIRSAMAK
Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AÇKILATMAK
Açkı işi yaptırmak, perdahlatmak.
AKAÇLATMA
Akaçlatmak işi.
AĞLATMA
Ağlatmak işi.
AFALLATMA
Afallatmak işi.
AKŞAMLATMA
Akşamlatmak işi.
AKORTLATMA
Akortlatmak işi.
AÇKILATMA
Açkılatmak işi.
ADATMA
Adatmak işi.
AĞARTMAK
Ak duruma getirmek, beyazlatmak. Kuyumculukta gümüşü temizlemek.