Kelimeler arşivi içinde; sonunda "atik" olan, toplam 100 adet kelime bulunmaktadır. Sonu atik ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında atik olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde atik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MİKROANJİYOPATİK
MONOSEMPTOMATİK, BAKTERİYOSTATİK, ORTOPANKROMATİK, KARDİYOPNÖMATİK, KOKSİDİYOSTATİK
ANTİDEMOKRATİK, ANKİLOSTOMATİK
KORDİPLOMATİK, EKSTRAHEPATİK, MİKROBİSTATİK, POİKİLOSMATİK, İDİOSİNKRATİK, ELEKTROSTATİK
MONOKROMATİK, PARASEMPATİK, PSİKOSOMATİK, VAGOSEMPATİK, ASEMPTOMATİK, UNSİNARİATİK, ORTOKROMATİK, ARİSTOKRATİK
MİKROSMATİK, AKRONEMATİK, GLİKOSTATİK, TRİKROMATİK, AKİYAZMATİK, AEROAKUATİK, PANKROMATİK, PERİHEPATİK, HİDROSTATİK, HOMEOSMATİK, SEMPTOMATİK, PROBLEMATİK
DİPLOMATİK, ENFORMATİK, KOLESTATİK, KARİZMATİK, VİROSTATİK, İDİYOPATİK, BANKAMATİK, NÜMİSMATİK, BÜROKRATİK, METASTATİK, DEMOKRATİK, HEMOSTATİK, SİSTEMATİK, HİPOSTATİK
İDİOPATİK, İZOZMATİK, METABATİK, HİPOBATİK, TELEPATİK, ANASTATİK, AKROMATİK, ANTİPATİK, KİNEMATİK, TRAVMATİK, SİTOPATİK, MATEMATİK, PRAGMATİK, SİNEMATİK, TEOKRATİK, ADYABATİK, AKROBATİK, AMFİPATİK, BIÇKİATİK
PATPATİK, PNÖMATİK, OTAMATİK, ALİFATİK, SİLVATİK, LİMFATİK, SEMPATİK, AROMATİK, DOGMATİK, DRAMATİK, KROMATİK, LENFATİK, MAGMATİK, MEDYATİK, OTOMATİK, GRAMATİK, DERMATİK
HEPATİK, TEMATİK, FANATİK, SOMATİK, EKTATİK, SİYATİK, ŞEMATİK
PRATİK, STATİK
BATİK, PATİK, KATİK, TATİK, FATİK, HATİK
ATİK
ATİK
Çabuk davranan, çevik. Eski, eski zamanla ilgili. Yuvasına alışmış, insancıl güvercin. Açıkgöz. Eski. Özgür, hür. Asil, soylu. Berrak, saf, değerli.
KORDİPLOMATİK
Bir yerde bulunan elçi ve elçilik görevlilerinin topluluğu.
ORTOPANKROMATİK
Duyarkatı ortopankromatik olan film.
POİKİLOSMATİK
Vücut sıvısının ozmotik basıncını çevredeki suyunkine göre ayarlayabilen.
MİKROANJİYOPATİK
Mikroanjiyopati özelliklerine sahip, mikroanjiyopatiyle ilgili olan.
MONOKROMATİK
Tek renkli. Renk görmeyen sadece parlaklık gören; renk körü. Tek dalga boylu, pratikte çok dar dalga boyu bölgesi anlamındadır.
MİKROBİSTATİK
Üremeye engel olan maddelere verilen genel ad.
ELEKTROSTATİK
Elektriklenmiş cisimler üzerinde elektriği denge durumunda inceleyen fizik dalı. Elektrikle ilgili.
ANTİDEMOKRATİK
Demokrasiye aykırı olan.
İDİOSİNKRATİK
Özel durumla ilgili, özel duruma ait olan.
KARDİYOPNÖMATİK
Kalbe ve akciğerlerle, kalp-akciğer çalışmasıyla ilgili olan.
ANKİLOSTOMATİK
Ancylostoma'ların neden olduğu.
MONOSEMPTOMATİK
Bir belirtili.
KOKSİDİYOSTATİK
Koksidiyostat.
EKSTRAHEPATİK
Karaciğerin dışında olan veya bulunan.
BAKTERİYOSTATİK
Bakteriyi öldürülmeksizin büyüme ve üremesini yavaşlatma veya durdurma yeteneğine sahip olan. Bakteriyi öldürmeksizin büyüme ve çoğalmasını yavaşlatma veya durdurma özelliğine sahip olan. Bakterilerin üreme ve gelişmesini durduran veya önleyen. Bakteri hücrelerinin gelişmesini ve üremesini önleyen.
Bu bölümde tanımı içerisinde ATİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİYOELEKTRONİK
Moleküler biyolojinin hücrelerin yapısına giren moleküller arasında geçerli elektrostatik güçlerini inceleyen bölümü.
BAĞINTI
Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. Görelik. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.
DEMOKRATİKLİK
Demokratik olma durumu.
DARBE
Vuruş, çarpış. Birini kötü duruma düşüren, sarsan olay. Bir ülkede baskı kurarak, zor kullanarak veya demokratik yollardan yararlanarak hükûmeti istifa ettirme veya rejimi değiştirecek biçimde yönetimi devirme işi.
AROMALI
Hoş kokulu, aromatik.
BAĞNAZLIK
Bir kimseye veya bir şeye aşırı düşkünlük ve tutkuyla bağlılık, bağnazca davranış, taassup, mutaassıplık, fanatiklik, fanatizm.
DİFERANSİYEL
Dönemeçlerde otomobilin iki arka tekerleğinin ayrı hızla dönmesini sağlayan bir dişli aygıt. Özellikle fonksiyonların değişmeleriyle ilgili matematik dalı.
ÇALAK
Eline ayağına çabuk, atik, çevik. Eline ayağına çabuk, atik, çevik bir biçimde.
BİLİŞİM
İnsanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenmesi bilimi, enformatik.
BROVNİNG
Namlusu 7,65 milimetre çapında olan otomatik tabanca.
DEMOKRATİKLEŞME
Demokratikleşmek işi.
BAĞNAZ
Bir düşünceye, bir inanışa aşırı ölçüde bağlanıp ondan başka bir düşünce ve inanışı kabul etmeyen, mutaassıp, fanatik.
BANKAMATİK
Bankaların para işlemlerini günün her saatinde otomatik olarak yapan makine.
CEBİR
Zor, zorlayış. Artı ve eksi gerçek sayılarla, bunların yerini tutan harfler yardımıyla nicelikler arasında genel bağlantılar kuran matematik kolu.
ALKAN
Doymuş alifatik hidrokarbonların genel adı, parafin.
ÇEVİK
Kolaylık ve çabuklukla davranan, tetik, atik, atik tetik.
AMALİERBAA
Matematikte dört işlem.
ATKI
Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.
ÇIĞIR
Çığın kar üzerinde açtığı iz. İz. Patika. Yeni bir biçim, yöntem veya yol.
ARİTMETİK
Matematiğin, konusu sayılar, bunların özellikleri ve işlemler olan kolu, hesap. Matematikle ilgili.