Kelimeler arşivi içinde; başında "asa" olan, toplam 70 adet kelime bulunmaktadır. asa ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu asa ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde asa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ASARCIKKAZAKLI, ASARCIKHACIKÖY
ASARCIKKAYALI, ASARCIKCAMİLİ
ASALAKLAŞMAK, ASANSÖRCÜLÜK, ASABİYECİLİK
ASALAKBİLİM, ASALAKKIRAN, ASALAKLAŞMA, ASALAKSAVAR, ASABİLEŞMEK
ASARTLAMAK, ASARIATİKA, ASARTMALIK, ASABİLEŞME
ASALETDEN, ASALBEGÜM, ASANSÖRCÜ, ASALAKLIK, ASALAKSAL, ASABİLMEK, ASABİYECİ
ASARTMAK, ASAMİYET, ASABİLME, ASABİLİK, ASALETLİ, ASALETEN, ASARÇAYI, ASABİYET, ASABALIK, ASALAKLI, ASASBAŞI
ASARCIK, ASARTMA, ASARLIK, ASAYDIN, ASANSÖR, ASANSOR, ASANLIK, ASARMAK, ASAMBLE, ASAMBEL, ASARÖNÜ, ASARSÖR, ASABİYE, ASABKIL
ASATEK, ASAVUT, ASAYİŞ, ASASEN, ASANYA, ASABET, ASAMAK, ASALET, ASALAK, ASACAK
ASARI, ASABA, ASALI, ASABİ
ASAL, ASAF, ASAS, ASAK, ASAR, ASAN, ASAP
ASA
ASA
Bazı ülkelerde, hükümdarların, mareşallerin, din adamlarının güç sembolü olarak törenlerde taşıdıkları bir tür ağaç veya metalden değnek. İhtiyarların baston yerine kullandıkları uzun sopa.
ASALAKLAŞMAK
Asalak duruma gelmek.
ASALAKLAŞMA
Asalaklaşmak durumu.
ASARCIKKAYALI
Sinop kenti, Saraydüzü ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ASANSÖRCÜLÜK
Asansörcünün işi.
ASALAKBİLİM
Asalakların yapısını, yaşayışını, konakçıyla ilişkisini ve yaptığı hastalıklarla bu hastalıklara karşı girişilecek savaşı konu seçen bilim dalı. Asalakları inceleyen bilim dalı, parazitoloji.
ASARCIKHACIKÖY
Sinop kenti, Saraydüzü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ASARTMALIK
Koruluk, ağaçlık.
ASARIATİKA
Eski yapılar, eski eserler.
ASABİYECİLİK
Asabiyeci olma durumu.
ASARTLAMAK
Budamak, bakmak.
ASARCIKKAZAKLI
Sinop şehrinde, Saraydüzü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
ASABİLEŞMEK
Kızmak, öfkelenmek, sinirlilik belirtileri göstermek, sinirlenmek.
ASALAKKIRAN
Asalaklara karşı kullanılan ve onları öldürücü etkisi olan (ilâç). Asalaklara karşı kullanılan ve onlara öldürücü etkisi olan, parazitisit.
ASARCIKCAMİLİ
Sinop şehrinde, Saraydüzü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ASALAKSAVAR
Bir canlıda sürekli veya geçici yaşayarak ona zarar veren başka canlıyı yok eden, antiparazit.
Bu bölümde tanımı içerisinde ASA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANAYASA
Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.
AĞRIMA
Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.
AĞRISIZ
Ağrısı olmayan. Dertsiz, tasasız. Ağrı olmaksızın.
AKÜMÜLATÖR
Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depolayan, istenildiğinde bunu elektrik enerjisi olarak veren cihaz, akımtoplar, akü.
AKÇASAL
Parasal.
ALAVERE
Bir şeyin elden ele geçmesi. Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. Kargaşalık. Bir şeyi elden ele vererek aktarma.
ANAYASACILIK
Anayasacı olma durumu. Anayasacının yaptığı iş.
AMFİ
Amfiteatr. Sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen büyük derslik.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
AMBARGO
Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.
AMFİTEATR
Dinleyicilerin oturduğu, sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen salon, amfi. Yunan ve Roma'da açık hava tiyatrosu. Basamak basamak yükselen yer biçimi.
ALIKONULMAK
Alıkoyma işine konu olmak. Yasaklanmak.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
AFİŞÇİ
Afiş yapan veya asan kimse.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
AKORDİYON
Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.
ABACI
Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.
ACYOCU
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.
ANAHTARCI
Anahtar yapan, satan veya onaran kimse, açkıcı. Kapı, kasa vb. yerlere anahtar uydurarak hırsızlık yapan kimse. Kilitli kapıları açan kimse, çilingir.
ANAYASACI
Anayasayı savunan, anayasadan yana olan (kimse). Anayasa dersi veren öğretim üyesi.