Sonu ARSAN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "arsan" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu arsan ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında arsan olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde arsan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

6 harfli kelimeler

BARSAN, GARSAN, HARSAN, KARSAN

5 harfli kelimeler

ARSAN

Bazı kelimelerin anlamları

ARSAN

Temiz adlı, iyi tanınan kimse.

GARSAN

Korsan.

BARSAN

Denizde yaşayan dikenli, zehirli bir balık.

HARSAN

Harç yerine kullanılan alçı taşı: Tekneyi harsanla sıvadık.

KARSAN

Yuvarlak ve derin hamur teknesi. Amasya şehrinde, Ezinepazarı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Tunceli şehri, Akpazar nahiyesine bağlı bir bölge.

  -   -   -  

Anlamında ARSAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ARSAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KAZIKLAMAK

Bir tarla veya arsanın sınırını belirtmek için kazık çakmak. Kazık cezasına çarptırmak. Bir malı, bir kimseye değerinden çok pahalıya satmak, alışverişte aldatmak.

ÖNGÜLLE

Öyle, onun gibi : Öngülle yaparsan düşersin.

SANRI

Uyanık bir kişinin, kendi dışında var sandığı ancak gerçekte olmayan olguları algılaması, yaşaması, varsanı, birsam, halüsinasyon.

KARAYİŞ

Atın binicisini sarsan sallantılı yürüyüşü.

TÜYLEMEK

Sıçramak. Atlamak. Bağlamak, düğümlemek. Tavuğun tüylerini yolmak, temizlemek. : Tavuğu tüylemeden evvel sıcak suya koyarsan çok kolay tüylenir. Atlamak, hoplamak, sıçramak.

DARBE

Vuruş, çarpış. Birini kötü duruma düşüren, sarsan olay. Bir ülkede baskı kurarak, zor kullanarak veya demokratik yollardan yararlanarak hükûmeti istifa ettirme veya rejimi değiştirecek biçimde yönetimi devirme işi.

BASTA

Dur anlamında kullanılan buyruk sözü. Pilav, ince öğütülmüş bulgurdan yapılan yemek. Duvar örülürken konulan harç. Elbiseye yapılan pens: Bele iki basta yaparsan entarin iyi olur. Elbisedeki kırma, pile. Dükkân tezgâhı, seyyar tezgâh, tabla, işporta, içinde ufak tefek eşyanın satıldığı seyyar küçük vitrin, pazar yerlerinde meyve, eşya satılan sergi, muvakkat satış yeri. Yünün keçe yapılmak üzere dövülüp sıkıştırılmış hali.

ÇAP

Cisimlerin genişliği, kutur. Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı bir biçimde. Uç noktaları dairenin çevresi üzerinde bulunan ve çemberin merkezinden geçen doğru parçası. Yapının veya arsanın boyutlarını ve sınırlarını gösteren harita. Büyüklük. Ölçü, ölçek. Bilgi, deneyim ve yeteneklerin tümü, kalibre. Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı.

KARINTI

Anaforlarda oluşan çevrinti. Geminin yanından vurarak gemiyi sarsan dalga.

ÜSTYETİ

Çeşitli alt yetilerden oluştuğu varsanılan anlak, algı ve angı gibi bütünsel yeti.