ARKIN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "arkın" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. arkın ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu arkın ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde arkın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ARKIN

Zayıf, cılız, sıska. Yavaş, ağır, sakin. Zayıf. Gelecek yıl.

  -   -   -  

Anlamında ARKIN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ARKIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BİLİNÇLİ

Bilinci olan, şuurlu. Kendi etkinliğinin farkında olan, şuurlu.

BASIKLIK

Basık olma durumu. Bir elipsin büyük ve küçük eksenleri arasındaki farkın büyük eksene oranı.

KAL

Bir alaşımdaki madenlerin erime derecesi farkından yararlanarak bunları birbirinden ayırma işlemi. Söz, lakırtı, laf.

BAKMAK

Bakışı bir şey üzerine çevirmek. Yoklamak, incelemek, denemek. Anlamak, farkına varmak. Gözetmek, korumak. İlgilenmek. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. Beslemek, geçindirmek. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek. Renklerde benzemek, andırmak. Bir iş birinden beklenmek. Hastayı muayene etmek. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. Tedavi etmek için ilgilenmek. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. Aramak. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. Uğraşmak, meşgul olmak.

DOMUZLUK

Hainlik, haincesine inatçılık. Su değirmeninde çarkın bulunduğu ve döndüğü yer.

SATAŞMAK

Bir kimseyi rahatsız edecek davranışta bulunmak, musallat olmak. Sarkıntılık etmek.

FENİK

Alman markının yüzde biri. Çok az para.

AYMAZLIK

Çevresinde olup bitenlerin farkına varamama durumu, aymaza yakışacak durum, gafillik, gaflet, dalgı.

MAKAM

Mevki, kat, yer. Klasik Türk müziğinde bir müzik parçası veya şarkının işleniş biçimi.

KESTİRMEK

Kesme işini yaptırmak. Kısa bir süre uyumak, şekerleme yapmak. Anlamak, farkına varmak. Akıl yolu ile gerçeğe yakın bir yargıya varmak, tahmin etmek. Kesilmesini sağlamak, kesilmesine yol açmak. Karar vermek.

AYMAZ

Çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan, sezmeyen (kimse), gözü bağlı, gafil, bilgisiz.

FORTÇU

Taşıtlarda kalabalıktan yararlanarak başkalarına sürtünen, sarkıntılık eden kimse.

ÇAKMAK

Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.

FARKINDALIK

Farkında olma durumu.

ÇAKILMAK

Çakma işine konu olmak. Ortaya çıkmak, farkına varılmak, anlaşılmak. Hızla düşüp saplanmak.

MEĞER

Bilinmeyen, farkında olunmayan bir durum için kullanılan bir söz, meğerse, oysa, oysaki.

GÜNAYDIN

"İyi sabahlar" anlamında sabahları söylenen bir selamlama sözü. Yeni mi farkına vardın? anlamında bir söz.

HİSSETMEK

Fiziksel bir uyarıyı duymak. Saymak, addetmek. Sezmek, farkına varmak, anlamak. Bir şeyden etkilenmek, duymak.

KASTANYOLA

Bir çarkın dişlerine takılıp geriye doğru dönmesini önleyen dil. Akan gemi zincirini sıkarak durdurmak için kullanılan, güverte locasının altına konmuş, hareketli demir kol.

ÇAKILDAK

Bir çarkın yalnız bir yöne doğru işlemesine yol verip tersine dönmesini önleyen veya değirmen, su dolabı vb. makinelerin işleyişini çıkardığı sesle kontrole yarayan parça. Koyunların kuyrukları altındaki kıllara yapışıp kuruyan pislik. Elde çevrildikçe gürültülü ses çıkaran, değirmi biçiminde bir çocuk oyuncağı.