Kelimeler arşivi içinde; başında "angın" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. angın ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu angın ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde angın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ANGIN
ANGIN
Ünlü, meşhur.
Bu bölümde tanımı içerisinde ANGIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ADDEĞİŞİ
(Söz sanatı terimi) Aralarında, sebeple sonuç, yapanla yapılan, kaplıyanla kaplanan, iye ile iyeli gibi karşılıklı her hangi bir ilgi bulunan şeylerden birini ötekinin adiyle anlatma. O, kalemiyle geçiniyor. Bugün sobaları yaktık, Aksaray yangınında biz de yandıktı. Onda kafa yok. Bir martin, iki mavzer. Panamasını başına geçirdi. Bunu iki altına aldım gibi.
BALTACI
Balta yapan ya da satan kimse. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Odun kırıcı.
ABARIK
Telaş, heyecan ünlemi: Arkadaşlar yangın var, abarık!.
BASIKDIRMAK
Yatıştırmak: Yangını epeyce basıkdırdık.
KUNDAKÇI
Yangın çıkarmak için kundak koyan kimse. Tüfek kundakları yapan kimse. Ara bozucu.
MEŞHUR
Ünlü, tanınmış, herkesçe bilinen, angın (kimse).
KUNDAK
Yeni doğmuş çocuğu ilk aylarda sıkıca sarıp sarmalamaya yarayan geniş bez. Korunmak için sıkı sıkıya sarılmış şey. Yangın çıkarmak için bir yere konulan tutuşmuş yağlı bez parçası vb. Ara bozma, fitne, fesat. Bu bezle sarılmış bebek. Arabalarda dingil yatağı. Tüfek gibi bazı ateşli silahlarda bunları çeşitli yönlere çevirmeye yarayan, namlunun altında bulunan ağaç veya metal bölüm. Saçları yemeninin içine alıp bağlama.
İTFAİYECİ
Yangın söndürme kuruluşunda görevli kimse, yangıncı.
ÇAMURLAMA
Çamurlamak işi. Yanmaya elverişli cevherin bir bölümünün eski üretim alanında bırakılması sonucunda çıkması muhtemel yangının önlenmesi işi.
İTFAİYE
Yangın söndürme kuruluşu. İtfaiye aracı.
İTFAİYECİLİK
İtfaiyecinin yaptığı iş, yangıncılık.
NAPALM
Yangın bombalarının doldurulmasında kullanılan, alüminyum veya sodyum palmitatla kıvamlaştırılmış madde.
KÖŞKLÜ
Yangınları haber vermesi için yangın kulelerinde ve başka uygun yerlerde bekletilen gözetleyici.
BÖLME
Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi. Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer. Dört işlemden biri, taksim.
MOLOTOFKOKTEYLİ
Bir şişeye birtakım yanıcı maddeler doldurularak yapılan, fitilli bir tür yangın bombası.
TULUMBACI
Mahallelerde bulundurulan yangın tulumbalarını, yangın olan yerlere götüren ve orada yangının söndürülmesine yardım eden kimse. Külhanbeyi. Tulumba yapan, satan veya onaran kimse.
DİLKEMLEĞİ
Yağmur, dolu, yangının yaptığı zararın dar bir alanda uzayıp gitmesi.
SÖNDÜRÜCÜ
Yangın söndürücü. Yangınları söndürmeye yarayan.
PİROMANİ
Yangın çıkarma hastalığı.