Sonu ANAÇ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "anaç" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu anaç ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında anaç olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde anaç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

7 harfli kelimeler

ARKANAÇ, BARANAÇ, KARANAÇ

5 harfli kelimeler

MANAÇ, SANAÇ, YANAÇ

4 harfli kelimeler

ANAÇ

Bazı kelimelerin anlamları

ANAÇ

Şefkatli, anne gibi davranan. Yemiş verecek durumdaki ağaç. Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. Kurnaz. Başına buyruk. İri, kart. Deneyimli, bilgili.

KARANAÇ

Serçe.

MANAÇ

Dikdörtgen biçiminde, geniş ve yüksek araba sandığı.

SANAÇ

Dağarcık.

BARANAÇ

Baklava biçimi mayın.

ARKANAÇ

Hamal semeri, sırta yük alınacağı zaman konulan çul, çuval, keçe parçası, altlık.

YANAÇ

Karşı. Yan, yakın. Küçük su kurdu. Yön, taraf.

  -   -   -  

Anlamında ANAÇ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ANAÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AŞILAMAK

Vücutta bağışıklık yaratmak veya yerleşmiş bir hastalığa karşı koyabilmek için hazırlanmış bir aşıyı vücuda vermek, aşı yapmak. Birtakım düşünce veya duyguları başkasına benimsetmek, telkin etmek, etkilemek. Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katmak. Elde edilmesi istenilen herhangi bir ağacın bir parçasını anaç üzerine kaynaştırarak üretmek. Başkasına hastalık geçirmek.

SABANKAYA

Sicimden örülmüş, taş atmaya yarayan bir çeşit çocuk oyuncağı. Taş fırlatmaya yarayan bir çocuk oyuncağı. Sabankaya örme ipten yapılır. Orta kısmı içine taş yerleştirmek amacıyla genişçe yapılmıştır. Bir m. kadar uzunluğu olan sabankaya, iki ucu birden elle tutularak havada çevrilir. Sonra uçlardan biri, birdenbire bırakılarak sabankayanın orta kısmına konulmuş olan taşın istenilen yere atılması sağlanır. (Beyceli Fatsa ,Anaç Perşembe Ordu).

YANAÇLI

(Söz sanatı terimi) İçinde kelime veya fikir yanaçları bulunan (ifade).

EKEŞMEK

Tecrübe, görgü sahibi olmak. Birinin yaptığı işi aynen yapmak, rakip çıkmak. Erkekleşmek, kartlaşmak, ihtiyarlamak, yavruluktan çıkarak anaç hale gelmek (kanatlı hayvanlar için).

YANAÇLAR

(Söz sanatı terimi) Bir fikri daha canlı ve renkli anlatmak için alışılmış yollardan saparak kelimelerin diziminde veya anlamında yapılan değişiklikler. (bk. Yapı yanaçları ve kelime yanaçları).

YORKSHİREDOMUZU

İngiltere'de bulunan, tüy rengi beyaz, uzun vücut formuna sahip, anaç ırk olarak da bilinen, yavru verimi oldukça iyi, iri kafa yapısına sahip, kulaklar geniş ve dik, fazla sayıda yavru verimine sahip kombine verimli, yağsız ve kaslı vücudu bulunan domuz ırkı.

MECAZLAR

(Söz sanatı terimi) Kelime yanaçlarının bir kolu ki öz anlamları dışında kullanılan kelime veya deyimlerden ibarettir. (bk. Addeyişi, Değişleme, Dolaylı adlama, İğretileme, Kapsamlama, Kaydırma, Orunalma, öteleme).

BEDİ

(Divan edebiyatı terimi) Söz sanatının, yanaçlardan bahseden kısmı. Eşi ve benzeri olmayan, eşsiz. Yeni, görülmemiş.

ANAÇLIK

Anaç olma durumu.

ANAÇLAŞMA

Anaçlaşmak durumu.

BİLİK

Kaz ve ördek yavrusu. Bilen, tanıyan, vâkıf. Bölük, parça, kısım. Meşe ağacı meyvesi, palamut. Bilim. Tavşan. Anaç tavuk. Kırık leblebi. Tandırda, simit biçiminde yapılmış çörek, ekmek. Silâh. Tanık. Bilirkişi: Ne bilik var ne tanık. Kadının cinsiyet organı. Vesika, vekâletname, senet, kart, kimlik cüzdanı, tezkere. Piliç. Küçük erkek çocukların cinsiyet organı. Erkeklik organı. Civciv. Tandırda pişirilen ortası delik küçük ekmek. Akıl, us, anlayış, kavrayış, bilgi. Güçlü bir seziş ve görgüden doğan ruh uyanıklığı ve zevk olgunluğu. Akıl, us, hikmet, bilgi.

DENEYİMLİ

Deneyim kazanmış olan, tecrübeli, anaç.

ANAÇLAŞMAK

Anaç duruma gelmek.