Kelimeler arşivi içinde; başında "anaç" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. anaç ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu anaç ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde anaç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ANAÇLAŞMAK
ANAÇLAŞMA
ANAÇLIK
ANAÇ
ANAÇ
Şefkatli, anne gibi davranan. Yemiş verecek durumdaki ağaç. Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. Kurnaz. Başına buyruk. İri, kart. Deneyimli, bilgili.
ANAÇLAŞMAK
Anaç duruma gelmek.
ANAÇLAŞMA
Anaçlaşmak durumu.
ANAÇLIK
Anaç olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ANAÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YANAÇLI
(Söz sanatı terimi) İçinde kelime veya fikir yanaçları bulunan (ifade).
YANAÇLAR
(Söz sanatı terimi) Bir fikri daha canlı ve renkli anlatmak için alışılmış yollardan saparak kelimelerin diziminde veya anlamında yapılan değişiklikler. (bk. Yapı yanaçları ve kelime yanaçları).
SABANKAYA
Sicimden örülmüş, taş atmaya yarayan bir çeşit çocuk oyuncağı. Taş fırlatmaya yarayan bir çocuk oyuncağı. Sabankaya örme ipten yapılır. Orta kısmı içine taş yerleştirmek amacıyla genişçe yapılmıştır. Bir m. kadar uzunluğu olan sabankaya, iki ucu birden elle tutularak havada çevrilir. Sonra uçlardan biri, birdenbire bırakılarak sabankayanın orta kısmına konulmuş olan taşın istenilen yere atılması sağlanır. (Beyceli Fatsa ,Anaç Perşembe Ordu).
DENEYİMLİ
Deneyim kazanmış olan, tecrübeli, anaç.
BEDİ
(Divan edebiyatı terimi) Söz sanatının, yanaçlardan bahseden kısmı. Eşi ve benzeri olmayan, eşsiz. Yeni, görülmemiş.
BİLİK
Kaz ve ördek yavrusu. Bilen, tanıyan, vâkıf. Bölük, parça, kısım. Meşe ağacı meyvesi, palamut. Bilim. Tavşan. Anaç tavuk. Kırık leblebi. Tandırda, simit biçiminde yapılmış çörek, ekmek. Silâh. Tanık. Bilirkişi: Ne bilik var ne tanık. Kadının cinsiyet organı. Vesika, vekâletname, senet, kart, kimlik cüzdanı, tezkere. Piliç. Küçük erkek çocukların cinsiyet organı. Erkeklik organı. Civciv. Tandırda pişirilen ortası delik küçük ekmek. Akıl, us, anlayış, kavrayış, bilgi. Güçlü bir seziş ve görgüden doğan ruh uyanıklığı ve zevk olgunluğu. Akıl, us, hikmet, bilgi.
EKEŞMEK
Tecrübe, görgü sahibi olmak. Birinin yaptığı işi aynen yapmak, rakip çıkmak. Erkekleşmek, kartlaşmak, ihtiyarlamak, yavruluktan çıkarak anaç hale gelmek (kanatlı hayvanlar için).
AŞILAMAK
Vücutta bağışıklık yaratmak veya yerleşmiş bir hastalığa karşı koyabilmek için hazırlanmış bir aşıyı vücuda vermek, aşı yapmak. Birtakım düşünce veya duyguları başkasına benimsetmek, telkin etmek, etkilemek. Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katmak. Elde edilmesi istenilen herhangi bir ağacın bir parçasını anaç üzerine kaynaştırarak üretmek. Başkasına hastalık geçirmek.
YORKSHİREDOMUZU
İngiltere'de bulunan, tüy rengi beyaz, uzun vücut formuna sahip, anaç ırk olarak da bilinen, yavru verimi oldukça iyi, iri kafa yapısına sahip, kulaklar geniş ve dik, fazla sayıda yavru verimine sahip kombine verimli, yağsız ve kaslı vücudu bulunan domuz ırkı.
MECAZLAR
(Söz sanatı terimi) Kelime yanaçlarının bir kolu ki öz anlamları dışında kullanılan kelime veya deyimlerden ibarettir. (bk. Addeyişi, Değişleme, Dolaylı adlama, İğretileme, Kapsamlama, Kaydırma, Orunalma, öteleme).