Kelimeler arşivi içinde; sonunda "alıcı" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. Sonu alıcı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında alıcı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde alıcı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GÖRÜNTÜALICI
GELİNALICI
KIYMALICI
CANALICI, SESALICI
DALICI, HALICI, KALICI, ÇALICI, SALICI
ALICI
ALICI
Satın almak isteyen kimse, müşteri. Almaç. Azrail. Kendisine bir şey gönderilen kimse. Kamera.
HALICI
Halı dokuyan veya satan kimse.
SESALICI
Sonradan çalmak üzere sesleri alıp kaydeden aygıt.
GELİNALICI
Kırmızı renkli, siyah benekli küçük bir böcek.
GÖRÜNTÜALICI
Sonradan göstermek üzere görüntüleri bir şerit üzerine kaydeden aygıt.
KALICI
Sürekli, geçici karşıtı. Bir süre için belli bir yerde kalan, konuk, gidici karşıtı. Her zaman geçerliğini sürdürecek olan.
DALICI
Dalma özelliği olan.
CANALICI
Azrail.
SALICI
Kendi hayvan ve eşyalarıyla taşıyıcılık yapan. İstanbul'da bulunmayan kapıkulu süvarilerinin, ulufelerini, zamanından önce alabilmeleri için, belli bir indirim karşılığı kırıp ödeyen kimse.
KIYMALICI
Lahmacun satan.
ÇALICI
Çalgıcı, saz çalan. Sivas kenti, Doğanşar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALICI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEPOZİTO
Güvence akçesi. Kabıyla birlikte satılan bir malın kabı için alınan ve kap geri getirildiğinde alıcıya verilen para.
CANLI
Canı olan, diri, yaşayan. Hareketli, hayat dolu, dinamik. Güçlü, etkili. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Canlı yayın. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde.
ÇEVİRİM
Çevirme işi. Sinema filmi elde etmek üzere alıcının çalıştırılması, duyar katın üzerinde gizli görüntülerin belirmesi.
ALAN
Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.
ÇÖZÜCÜ
Başka bir maddeyi çözme özelliği olan şey. Elektronik alıcılar için şifre veya bilgi çözücü, dekoder.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ALMAÇ
Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren cihaz, alıcı, reseptör.
AYRILMAZLIK
Özelliklerin, kendilerini taşıyan nesnelerle, ilineklerin tözle bağlantısı, kalıcılık karşıtı.
DEĞİŞİNİM
Genlerde veya kromozomlarda oluşan hasara bağlı olarak ortaya çıkan ve sonraki kuşağa aktarılabilen kalıcı hücresel değişiklik, mutasyon.
ÇEKİM
Çekme işi. Alıcının sürekli olarak çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası, plan. Fiillerin çeşitli zaman, kişi ve kiplere, adların da ad durumlarına göre uğradığı biçimleri, tasrif. Herhangi bir cismin, başka bir cismi kendine doğru çekme gücü, cazibe, traksiyon.
ARTIRMAK
Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.
BÜSTİYER
Bayanların ceket vb. kıyafetlerinin içinde kullanılan çarpıcı, göz alıcı, işlemeli kumaştan yapılmış askılı veya askısız üstlük.
BEKA
Kalıcılık, ölmezlik.
CEMİLE
Gönül alıcı davranış. Güzel (kadın).
EVRİLİR
Konu ile yüklemin birbirinin yerine geçmesiyle doğruluğu bozulmayan (önerme): "Her insan güler" evrilir bir önerme sayılır çünkü "her gülen insandır" yargısı yanlış olmaz. Alıcıda kullanılıp kimyasal işlemden geçtikten sonra doğrudan doğruya pozitife dönebilen (film).
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
ALICILIK
Alıcı olma durumu.
AZRAİL
Tanrı buyruğu ile insanların canını almakla görevlendirilen melek, alıcı, can alıcı.
CIRTLAK
Hoşa gitmeyen, keskin ve çiğ, tiz (ses). Olgunluktan ezilebilecek duruma gelmiş (meyve, sebze) Aşırı renkli, çok açık renkli, göz alıcı veya rahatsız edici renkte.
ALINDILI
Postaya ek ücret ödenerek alındı karşılığında verilen ve alıcısına ulaştırılması üstlenilmiş olan (mektup, paket vb.), taahhütlü.