Kelimeler arşivi içinde; başında "alafa" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. alafa ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu alafa ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde alafa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ALAFASARAK
ALAFALMAK, ALAFARLAK, ALAFATIMA
ALAFALAK, ALAFARTA
ALAFAKA, ALAFAKI
ALAFAT
ALAFA
ALAFA
Hayvanların kışlık yiyeceği, saman, ot, mısır sapı v.b. Sumaklanmış, yani teteri denilen tanenli bitki suyuna batırılmış deri. Düğünün ertesi günü gelinin bakire olup olmadığını anlamaya gelen kimseler.
ALAFALAK
Palamut ve çokça mısır yiyen alacalı bir çeşit kuş. Alelacele, düzensiz. Güvercine benzeyen bir çeşit orman kuşu.
ALAFAKA
Uzman, bir işin ehli, usta.
ALAFASARAK
Yeni yetme.
ALAFARLAK
Palamut ve çokça mısır yiyen alacalı bir çeşit kuş.
ALAFAKI
Uzman, bir işin ehli, usta: Bir işi alafakısına sormalı. Şuursuz.
ALAFALMAK
Kızmak, öfkelenmek, telâşlanmak, heyecanlanmak. Başı dara gelmek, zor duruma düşmek. Alev almak, tutuşmak.
ALAFAT
Çok büyük: Dün alafat bir yılan gördüm. Çok iri ve korkunç: Alafat bi ilan gördüm.
ALAFARTA
Anafarta.
ALAFATIMA
Tahıl içindeki yabancı maddeler.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALAFA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GALAFAT
Heybet, görünüş. Güç, kuvvet. Ağırlığı az, hacmi büyük olan yük (için): Yükler çok galafat.
KALAFATLAMAK
Geminin kaplamasını kalafatla onarmak. Onarmak, çekidüzen vermek.
KALAFATLI
Kalafatı olan. İri yarı, gösterişli (insan için). İriyarı, gösterişli. Zonguldak kenti, Çaycuma ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KALAFATÇILIK
Kalafatçının yaptığı iş.
BİLAR
Katranlı kıldan yapılmış olan ve kalafat işlerinde kullanılan bir macun türü.
KALAFATLAMA
Kalafatlamak işi.
KALAFATLANMAK
Kalafatlama işi yapılmak. Onarılmak, çekidüzen verilmek.
KALAFATLANMA
Kalafatlanmak işi.
PALYA
Kalafatçılıkta, üstüpüleri tahtaya parmak yardımıyla yerleştiren çatal biçiminde demir araç.
KALAFATSIZ
Kalafatı olmayan. Çok şişman, biçimsiz kimse.
İSTİPİ
Gemi kalafatında kullanılan didilmiş kendir, üstüpü.
KALAFATÇI
Gemi ve kayıklarda kalafatlama işini yapan kimse. Kalafat yapan ya da satan kimse.
ÜSTÜPÜ
Gemi kalafatında, işliklerde, buharlı makinelerde, temizlik işlerinde, otomobilcilikte kullanılan didilmiş kendir.