ALAFA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "alafa" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. alafa ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu alafa ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde alafa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

ALAFASARAK

9 harfli kelimeler

ALAFALMAK, ALAFARLAK, ALAFATIMA

8 harfli kelimeler

ALAFALAK, ALAFARTA

7 harfli kelimeler

ALAFAKA, ALAFAKI

6 harfli kelimeler

ALAFAT

5 harfli kelimeler

ALAFA

Bazı kelimelerin anlamları

ALAFA

Hayvanların kışlık yiyeceği, saman, ot, mısır sapı v.b. Sumaklanmış, yani teteri denilen tanenli bitki suyuna batırılmış deri. Düğünün ertesi günü gelinin bakire olup olmadığını anlamaya gelen kimseler.

ALAFALAK

Palamut ve çokça mısır yiyen alacalı bir çeşit kuş. Alelacele, düzensiz. Güvercine benzeyen bir çeşit orman kuşu.

ALAFAKA

Uzman, bir işin ehli, usta.

ALAFASARAK

Yeni yetme.

ALAFARLAK

Palamut ve çokça mısır yiyen alacalı bir çeşit kuş.

ALAFAKI

Uzman, bir işin ehli, usta: Bir işi alafakısına sormalı. Şuursuz.

ALAFALMAK

Kızmak, öfkelenmek, telâşlanmak, heyecanlanmak. Başı dara gelmek, zor duruma düşmek. Alev almak, tutuşmak.

ALAFAT

Çok büyük: Dün alafat bir yılan gördüm. Çok iri ve korkunç: Alafat bi ilan gördüm.

ALAFARTA

Anafarta.

ALAFATIMA

Tahıl içindeki yabancı maddeler.

  -   -   -  

Anlamında ALAFA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALAFA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GALAFAT

Heybet, görünüş. Güç, kuvvet. Ağırlığı az, hacmi büyük olan yük (için): Yükler çok galafat.

KALAFATLAMAK

Geminin kaplamasını kalafatla onarmak. Onarmak, çekidüzen vermek.

KALAFATLI

Kalafatı olan. İri yarı, gösterişli (insan için). İriyarı, gösterişli. Zonguldak kenti, Çaycuma ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

KALAFATÇILIK

Kalafatçının yaptığı iş.

BİLAR

Katranlı kıldan yapılmış olan ve kalafat işlerinde kullanılan bir macun türü.

KALAFATLAMA

Kalafatlamak işi.

KALAFATLANMAK

Kalafatlama işi yapılmak. Onarılmak, çekidüzen verilmek.

KALAFATLANMA

Kalafatlanmak işi.

PALYA

Kalafatçılıkta, üstüpüleri tahtaya parmak yardımıyla yerleştiren çatal biçiminde demir araç.

KALAFATSIZ

Kalafatı olmayan. Çok şişman, biçimsiz kimse.

İSTİPİ

Gemi kalafatında kullanılan didilmiş kendir, üstüpü.

KALAFATÇI

Gemi ve kayıklarda kalafatlama işini yapan kimse. Kalafat yapan ya da satan kimse.

ÜSTÜPÜ

Gemi kalafatında, işliklerde, buharlı makinelerde, temizlik işlerinde, otomobilcilikte kullanılan didilmiş kendir.