Kelimeler arşivi içinde; başında "alaca" olan, toplam 49 adet kelime bulunmaktadır. alaca ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu alaca ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde alaca olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ALACAKLARIDIRMA, ALACAKLANDIRMAK, ALACAKLANDIRICI
ALACALANDIRMAK, ALACAKLANDIRMA
ALACAMEHRİBAN, ALACALANDIRMA, ALACAKARANLIK, ALACABALIKÇIL
ALACAMENEKŞE
ALACASANSAR, ALACAMESCİT, ALACALANMAK, ALACAKLILIK
ALACAHÜYÜK, ALACAKARGA, ALACALANMA, ALACABAYIR, ALACALAMAK
ALACAHACI, ALACATENE, ALACALAMA, ALACAOĞLU, ALACAATLI, ALACAKAYA, ALACATANE, ALACAOLUK
ALACATEK, ALACATAV, ALACANNI, ALACANLI, ALACAŞAR, ALACAYAR, ALACALIK, ALACALIH, ALACALAR, ALACAKLI, ALACAHAN, ALACADAĞ, ALACABÜK
ALACAMA, ALACAMİ, ALACALI, ALACACI, ALACAAT, ALACAAŞ
ALACAN, ALACAK
ALACA
ALACA
Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. Keklik, bıldırcın vb. kuşları avlamak için kullanılan iki renkli bez. Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. İki ya da daha çok renkli. Çorum iline bağlı ilçelerden biri.
ALACAKLANDIRICI
Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını devralan finansal kuruluş.
ALACALANMAK
Alaca bir duruma gelmek. Herhangi bir heyecan dolayısıyla benzi kızarıp bozarmak, renkten renge girmek. Eriyen karlar arasından yer yer toprak görünmek.
ALACAKARANLIK
Güneş doğmadan önce beliren ya da battıktan sonra süregelen, süresi eşlek ve eksenucu çemberleri arasında giderek artan yarı aydınlık durum. bk. günağarması.
ALACAMESCİT
Düzce kenti, Çilimli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ALACAMEHRİBAN
Karışık renkli ağaçkakan.
ALACAMENEKŞE
Hercai menekşe.
ALACALANDIRMAK
Alaca duruma getirmek.
ALACAHÜYÜK
Çorum ilinde, Alaca ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ALACABALIKÇIL
Balıkçılgiller familyasından, uzunluğu 50 santimetre, kül rengi, sazlıklarda yaşayan bir tür kuş (Ardeola ralloides).
ALACASANSAR
Benekli bir tür sansar.
ALACAKLILIK
Alacaklı olma durumu.
ALACAKLANDIRMA
Alacaklandırmak işi.
ALACAKLARIDIRMA
Bir parayı, sayışımın alacaklı bölümüne yazma.
ALACALANDIRMA
Alacalandırmak işi.
ALACAKLANDIRMAK
Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını alacaklandırıcı adı verilen finansal kuruluşlara devretmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ALACA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAKİYE
Artık, artan, kalan, geri kalan şey. Kalıntı. Alacak ve borçlar arasındaki fark.
BUDALACA
Budalaya yakışan. (budala'ca) Budalaya yakışır bir biçimde, budalacasına.
BARDAK
Su vb. şeyleri içmek için kullanılan, genellikle camdan yapılmış olan kap. Boduç, çamçak. Toprak testi. Bu kabın alacağı miktarda olan.
ANA
Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.
AVAL
Ticari senetlerde, ödemeden sorumlu olanların ödememesi durumunda üçüncü bir kişinin alacaklılara senet bedelini ödeyeceğine ilişkin verdiği güvence. Saflığı sersemlik derecesine varan (kimse).
BORÇLU
Borcu olan, borç almış olan, verecekli, medyun, alacaklı karşıtı. Borcu kalmış olarak. Bir şeyi birinin yardımıyla elde etmiş olan. Manevi bir yükümlülük altında bulunan.
ALACAKLI
Birinden alacağı olan (kimse), borçlu ve verecekli karşıtı.
ARACI
Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
ALA
Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).
ALAKARGA
Kargagillerden, iri gövdeli, ötücü, tüyleri alacalı bir tür kuş, kestane kargası (Garrulus glandarius). Saksağan.
AŞURE
Buğday, nohut vb. tanelerle kuru yemişlerin bir arada şekerle kaynatılmasıyla yapılmış olan bir tatlı türü, alaca aş.
ALACALI
Alaca.
BENGİ
Sonu olmayan, hep kalacak olan, ölümsüz, ebedî. Ege ve Güney Marmara bölgesinin halk oyunlarından biri.
ALACALAMA
Alacalamak işi.
ALACALANMA
Alacalanmak işi.
AHİRET
Dinî inanışa göre, insanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacağı ve Tanrı'ya hesap vereceği yer, öbür dünya, öteki dünya.
BEKLENTİ
Gerçekleşmesi beklenen şey. Bireyin belli şart ve durumların alacağı biçimler veya kendisinden beklenenler konusundaki öngörüsü.
ALACALIK
Alaca olma durumu. Renkli ve renksiz kılların bütün vücutta düzenli bir biçimde dağılmayarak büyük ve küçük parçalar hâlinde birleşmesiyle meydana gelen bir at donu.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ALGI
Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak. Kazanç, alacak. Rüşvet. Vergi. Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık.