Kelimeler arşivi içinde; sonunda "akın" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. Sonu akın ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında akın olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde akın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YUKARIAKIN
AŞAĞIAKIN
YAPYAKIN
BAYAKIN, GÜRAKIN
OKAKIN, ÖZAKIN
ÇAKIN, SAKIN, YAKIN
AKIN
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
OKAKIN
Oklarla yapılan saldırı.
SAKIN
Asla. "Korkulacak bir durum olmasın" anlamında kullanılan bir söz.
YAPYAKIN
Çok yakın.
ÖZAKIN
İçten gelerek yapılan akın.
ÇAKIN
Kıvılcım. Şimşek.
YUKARIAKIN
Karaman şehri, Bucakkışla bucağına bağlı bir bölge.
YAKIN
Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı. Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan. Uzak olmadan. Aralarında sıkı ilgi bulunan. Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba. Benzeyen, andıran, yaklaşan. Uzak olmayan yer. Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan.
AŞAĞIAKIN
Karaman ili, Bucakkışla nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
GÜRAKIN
Fazlaca yapılan akın.
BAYAKIN
Demin, az önce, şimdi. Oldukça, adamakıllı, iyice.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACEM
Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.
AKINCI
Düşman ülkesine akın yapan savaşçı. İleri uç oyuncusu.
AKINCILIK
Akıncı olma durumu.
ALAÇAM
Rengi kızıla yakın bir tür çam (Picea excelsa). Samsun iline bağlı ilçelerden biri.
AĞLAMAK
Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
AĞIRAYAK
Doğurması yakın (kadın).
AKIŞ
Akma işi. Belirlenen biçimde, kurallarına ve doğasına uygun olarak gerçekleşme. Akın. Geçip gitme, sürüp gitme.
AKILLICA
Akla yakın, doğru, makul. (akıllı'ca) Akla yakın, doğru bir biçimde, akıllıcasına, akilane.
AHİREN
Son zamanlarda, son günlerde, yakınlarda. Son olarak.
AKINTILI
Akıntısı olan. Eğik, eğimli, meyilli.
AĞALANMAK
Ağa tavrı takınarak çalım yapmak.
ABLALIK
Abla olma durumu. Yakın ve koruyucu davranışta bulunma.
AHAR
Hattatların kâğıt cilalamak için kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılmış olan özel bir karışım.
AHBAP
Kendisiyle yakın ilişki kurulup sevilen, sayılan kimse. Samimiyet, içtenlik bildiren bir seslenme sözü.
AKMA
Akmak işi. Reçine, çam sakızı, akındırık.
AKINTISIZ
Akıntısı olmayan.
AKINTIÖLÇER
Bir akarsuyun veya kanalın akıntı hızını ve düzeyini ölçmeye yarayan alet.
ACAR
Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.
ALAKALANMAK
İlgilenmek. Bir şeyden zevk almak. Bir şey çekici gelmek. Gönül bağlamak, yakınlık duymak.