AKIM ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "akım" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. akım ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu akım ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde akım olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

AKIMMIKNATISLIK

10 harfli kelimeler

AKIMSAKLAR, AKIMTOPLAR

9 harfli kelimeler

AKIMÖLÇER

6 harfli kelimeler

AKIMAN, AKIMCI, AKIMLI

4 harfli kelimeler

AKIM

Bazı kelimelerin anlamları

AKIM

Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.

AKIMÖLÇER

Bir elektrik akımının şiddetini ölçmeye yarayan aygıt, amperölçer, ampermetre.

AKIMAN

Cömert, eli açık kimse.

AKIMLI

Bingöl ili, Yedisu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

AKIMTOPLAR

Akümülatör.

AKIMMIKNATISLIK

Elektrik akımlarının mıknatıssal özelliklerini ve uygulamalarını inceleyen doğabilim dalı.

AKIMSAKLAR

Elektrik gücünü kimyasal güce çevirip biriktiren ve gerektiğinde yeniden elektrik gücüne dönüştürebilen aygıt.

AKIMCI

Belli bir akıma bağlı kişi.

  -   -   -  

Anlamında AKIM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AKIM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKBABAGİLLER

Gündüz yırtıcıları alt takımının, kanatları geniş ve büyük olan, iyi uçan büyük kuşları içine alan bir familyası.

AKINTI

Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.

ALDATMAK

Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.

ALAN

Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.

ACEMLEŞMEK

Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.

AKRAN

Yaş, meslek, toplumsal durum vb. bakımından birbirine eşit olanlardan her biri, boydaş, böğür, taydaş, öğür.

AKIN

Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.

AKREP

Akreplerden, sıcak ve nemli yerlerde yaşayan, kıvrık ve kalkık kuyruğunda zehirli iğnesi olan bir tür böcek, kuyruklu (Scorpio). Zodyak üzerinde Terazi ile Yay arasında yer alan takımyıldızın adı. Saatin iki ibresinden küçüğü.

ADAPTÖR

Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.

AKÜMÜLATÖR

Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depolayan, istenildiğinde bunu elektrik enerjisi olarak veren cihaz, akımtoplar, akü.

AKSAKAL

Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.

AÇIKLAMALI

Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.

ADAMCA

İnsana yaraşır bir biçimde, adamcasına. İnsan sayısı bakımından.

AKCİĞERLİLER

Karından bacaklı yumuşakçaların tek ciğerle soluk alan bir takımı.

AKTARMA

Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.

AHLAKÇA

Ahlak anlayışına göre, ahlak değerleri bakımından, ahlaken.

AKREPLER

Örümceğimsilerin, örneği akrep olan takımı.

AKARLAR

Gövdeleri halkasız, başları göğüsle birleşik, ağız yapıları ısırıcı, sokucu veya emici örümceğimsiler takımı.

ALAMET

Belirti, işaret, iz, nişan. Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne.

AKIŞKANLAŞTIRMA

Akışkanlaştırmak işi. Akışkanların niteliğini düzeltmek üzere yoğunlaşmış bir akım içinde parçacıkların yüzmesini sağlayan yöntem.