Sonu AKMAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "akmak" olan, toplam 45 adet kelime bulunmaktadır. Sonu akmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında akmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde akmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

YUKARIÇAKMAK, ÇERERÜBAKMAK

11 harfli kelimeler

GÖKÇEÇAKMAK, FEVZİÇAKMAK, ÇAKIRÇAKMAK, AŞAĞIÇAKMAK

10 harfli kelimeler

ORTAÇAKMAK

9 harfli kelimeler

GOVSAKMAK, İDEKAKMAK, BAŞÇAKMAK, TAŞRAKMAK, YALTAKMAK

8 harfli kelimeler

KINAKMAK, KIDAKMAK, KARAKMAK, KADAKMAK, KOLAKMAK, PİRAKMAK, SOYAKMAK, HOVAKMAK, HIDAKMAK, HAVAKMAK, GIDAKMAK, GARAKMAK, BIRAKMAK, GADAKMAK, ÇIRAKMAK, BURAKMAK, BERAKMAK

7 harfli kelimeler

GMAKMAK, UYAKMAK, IMAKMAK, ARAKMAK, ALAKMAK

6 harfli kelimeler

BAKMAK, ÇAKMAK, ŞAKMAK, KAKMAK, TAKMAK, YAKMAK, CAKMAK, DAKMAK, GAKMAK, HAKMAK

5 harfli kelimeler

AKMAK

Bazı kelimelerin anlamları

AKMAK

Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.

YUKARIÇAKMAK

Elâzığ şehri, Poyraz nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzurum şehrinde, Pasinler belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sivas ilinde, Yıldızeli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

ÇERERÜBAKMAK

Gözlerini fazla açıp bakmak.

KARAKMAK

Göz kararmak, net görememek. Susamak. Safra kabarmak, mide bulanmak. Ses kısılmak. Nefret etmek. Av keklikleri çok öfke ve kızgınlıktan ötemez hale gelmek. Göz iyi görememek, kararmak.

ORTAÇAKMAK

Sivas şehri, Yıldızeli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

BAŞÇAKMAK

Erzurum şehrinde, Ilıca ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

GÖKÇEÇAKMAK

Samsun ili, Çarşamba ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

KINAKMAK

Esirgemek, vermemek: Bir parça ekmeği benden kınaktı.

İDEKAKMAK

İtmek, hırpalamak.

ÇAKIRÇAKMAK

Açık ve yıldızlı gökyüzü.

AŞAĞIÇAKMAK

Elâzığ kenti, Keban belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Erzurum ili, Köprüköy belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Sivas ili, Yıldızeli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

FEVZİÇAKMAK

Giresun ili, Alucra ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KIDAKMAK

Alışmak, dadanmak.

YALTAKMAK

Dalkavukluk etmek.

TAŞRAKMAK

Ayağını taşa çarpıp incitmek, topallayarak yürümek.

GOVSAKMAK

Birisine şikâyette bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında AKMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AKMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AGOP

"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak deyiminde geçen bir söz.

ADLANDIRMAK

Çağırmak veya anmak için bir canlıya, bir yere, bir şeye ad vermek, ad koymak, ad takmak, ad vermek, isimlendirmek, isim koymak, isim takmak, isim vermek, tesmiye etmek.

ALAZLAMAK

Bir şeyin yüzünü alevden geçirmek, aleve tutmak. Sızlatmak, yakmak, acı vermek.

ATMAK

Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

AFALLAŞTIRMAK

Şaşkınlık içinde bırakmak, birini şaşırıp bir şey yapamaz duruma sokmak.

AĞLAMAK

Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.

BAYMAK

Yiyecek baygınlık vermek, mideyi bulandırmak, midede ezinti yapmak. Can sıkıntısı vermek, sıkmak, bunaltmak. Aldatmak, kandırmak, etki altında bırakmak.

APAÇIKLIK

Apaçık olma durumu. Bir şeyin, hiçbir kuşkuya yer bırakmaksızın açık bir biçimde görünmesi.

BALKIMAK

Parlamak, parıldamak. Şimşek çakmak. Organ, kesik kesik ağrımak, sancımak. Su halkalanmak, dalgalanmak.

AKMA

Akmak işi. Reçine, çam sakızı, akındırık.

ACIKTIRMAK

Açlık duymasına sebep olmak. Aç bırakmak.

BELİNLEMEK

Birden uyanarak çevresine korku ile şaşkın şaşkın bakmak, irkilmek.

ALIKOYMAK

Bir süre için bir yerde tutmak. Ayırıp saklamak. Mâni olmak, engel olmak. Birini, yapmakta olduğu veya yapmak istediği işten geri tutmak. Yoksun bırakmak.

BAKIŞMAK

İki veya daha çok kimse birbirine bakmak. Kaçamak ve gizli olarak birbirine bakmak.

BAĞDALAMAK

Düşürmek için ayağını birinin ayaklarına takmak, çelme atmak. Güreşte rakibe ayak sarması takmak.

ATEŞLEMEK

Tutuşturmak, yakmak. Top, tüfek vb. patlayıcı maddeleri patlatmak. Kışkırtmak, kızıştırmak. Coşturmak.

BAKMA

Bakmak işi.

BENZİNLEMEK

Benzin dökerek yakmak. Bir nesneyi benzine bulamak.

ATLAMAK

Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.

ARTIKLAMAK

Yemekte artık bırakmak.