AHİT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ahit" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. ahit ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ahit ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ahit olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

AHİT

Kendi kendine söz vererek bir işi üzerine alma, ant. Devir, zaman. Antlaşma.

AHİTMAK

Akıtmak.

AHİTLEŞMEK

Antlaşmak.

AHİTLEŞME

Antlaşma.

AHİTNAME

Antlaşma belgesi.

  -   -   -  

Anlamında AHİT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AHİT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MÜCAHİTLİK

Mücahit olma durumu.

TANIK

Gördüğünü ve bildiğini anlatan, bilgi veren kimse, şahit. Duruşmada bilgisine, görgüsüne başvurulan kimse, şahit.

ANTLAŞMA

İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta iş birliği vb. konularda kararlaştırdıkları ilkelere uygun davranmayı kabul etmeleri durumu, ahit, muahede, ahitleşme, pakt. Bu durumu belirten belge.

AHAT

Kendi kendine verilen söz, ahit ; Kızımı vermede ahatımı yerine getirdim. Kastamonu şehrinde, Azdavay belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Uşak ili, Banaz ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

DANIK

Şahit, tanık. Karışık, dağınık.

ZAHİTLİK

Zahit olma durumu.

GÖZLEMCİ

Dikkatle, eleştirici bir gözle gözlem yapan kimse, müşahit. Gözlemevinde gözlem yapan kimse, rasıt. Teleskop. Bir konferans, kongre vb.ne katılan, genel olarak söz alma ve önerge verme hakkı olmayan, toplantıları kendi veya başkası adına izleyen kimse, müşahit. Bir karşılaşmayı izleyip kurallara uyulup uyulmadığını bildiren rapor yazmakla görevli kimse.

PAZARLOH

Ahitleşme.

ANTLAŞMAK

Antlaşma yapmak, ahitleşmek.

ŞEVAHİT

Şahitler, tanıklar.

TANIKLIK

Tanık olma durumu, şahitlik, şehadet. Tanığın yaptığı iş, şahitlik, şehadet.

LEHD

Arapça kökenli lâhd: lahit.

HERPESVİRÜSLER

Sığırların enfeksiyöz rinotrahitisi/enfeksiyöz püstülervulvavajinitisi, yalancı kabarcıklı deri hastalığı, yalancı kuduz ve koriza hastalığı virüsleri gibi virüslerin yer aldığı ve pek çoğu enfekte ettiği konakta daimi enfeksiyonlara yol açan çift iplikli DNA'ya sahip, yaklaşık 150 nm büyüklükte ve zarflı virüslerin oluşturduğu virüs ailesi, Herpesviridae.

AND

yemin. -içmek: yemin etmek. Yemin, ahit, söz verme.

ANT

Tanrı'yı veya kutsal bilinen bir kişiyi, bir şeyi tanık göstererek bir olayı doğrulama, yemin, kasem. Kendi kendine söz verme, ahit.

KOYTAN

Etkili, dokunaklı, acıklı, içli (ses, şarkı vb.). Mezarın iç kısmının köşesi. Dairemsi köşe. Dağın çıkıntılı yeri. Mezarın bir yanındaki yarık, lahit. Dağ bucağı.

ANDLAŞMAK

Karşılıklı yemin etmek, ahitleşmek.

BİRİM

Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.

ARDALAMADAN

Arkadan arkaya, habersiz, sezdirmeden: Ardalamadan beni şahit yazmışlar.

ALPEREN

Derviş. Mücahit.