Kelimeler arşivi içinde; başında "şeri" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. şeri ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu şeri ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şeri olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ŞERİATÇILIK, ŞERİTGİLLER
ŞERİTDÖKEN, ŞERİTÇİLİK, ŞERİTLEMEK
ŞERİTLEME
ŞERİTSİZ, ŞERİRLİK, ŞERİKLİK, ŞERİFLER, ŞERİTLER, ŞERİFALİ, ŞERİATÇI
ŞERİFLİ, ŞERİTLİ, ŞERİTÇİ
ŞERİYE, ŞERİFE, ŞERİAT
ŞERİT, ŞERİR, ŞERİK, ŞERİF
ŞERİ
ŞERİ
İslam hukukuyla ilgili.
ŞERİTLEME
Şeritlemek işi.
ŞERİTÇİLİK
Şeritçinin işi.
ŞERİFLİ
Adana ili, Kozan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
ŞERİFLER
Hz. Muhammet'in torunu Hasan'ın soyundan gelen kimseler.
ŞERİTGİLLER
Şeritler.
ŞERİATÇI
Dinin esaslarını sadece dinî hayatta değil, hukuksal, ekonomik ve siyasal düzenlemelerde de geçerli kılmak isteyen, şeriat yanlısı kimse.
ŞERİTLİ
Şeridi olan.
ŞERİTLEMEK
Şerit geçirmek, şeritle süslemek.
ŞERİKLİK
Ortaklık.
ŞERİTDÖKEN
Şeritleri uyuşturarak, içirilen sürgüt ve bağırsakların doğal devimleri yardımıyla vücuttan dışarı atan ilâç.
ŞERİTLER
Vücutları şerit biçiminde ve parçalı olan, asalak olarak insan veya hayvanların bağırsaklarında yaşayan yassı solucanlar takımı, şeritgiller.
ŞERİTSİZ
Şeridi olmayan.
ŞERİRLİK
Kötülükçülük.
ŞERİFALİ
Samsun ili, Çakıralan bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ŞERİATÇILIK
Şeriatçı olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞERİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAĞ
Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.
JALUZİ
Şerit perde.
FELFELEK
Bir tür küçük kelebek. Hurmagillerden, kestane büyüklüğündeki yemişi şerit düşürücü nitelik taşıyan Asya bitkisi (Areca catechu).
BANT
Yapılış özelliğine göre sarma, yapıştırma vb. işlerde kullanılan düz, ensiz, yassı bağ, şerit, izole bant. Ses alma aygıtlarında seslerin kaydı için kullanılan manyetik oksitli plastik veya selüloz şerit. Yara üzerine yapıştırılan özel olarak hazırlanmış ilaçlı küçük şerit.
DOLAMAK
İplik, şerit, tel vb. nesneleri bir şeyin üzerine döndürerek sarmak. Sarmak, kavuşturmak.
ÇARIK
İşlenmemiş sığır derisinden yapılmış olan ve deliklerine geçirilen şeritle sıkıca bağlanan ayakkabı. Çene. Araba yokuş aşağı giderken tekerleği frenlemek için altına sürülen demir levha. Para cüzdanı.
BİYE
Genellikle giysinin yaka, kol, etek çevresine kendi kumaşından veya başka kumaştan geçirilen ince şerit.
İNSANCIL
İnsan seven. İnsana değer veren. İnsancılık yanlısı olan, beşeriyetçi, hümanist. İnsanla ilgili.
BAĞCIK
Bağlama işinde kullanılan şerit biçiminde bağ.
FİYONK
Kurdele, şerit, kumaş vb.nin kelebek şeklinde bağlanmış biçimi.
BANDROL
Denetim pulu. Bayrak direğinin tepesine süs olarak konulan uzun, kumaş şerit.
BAĞCI
Bağ yetiştirip ürününü satan kimse. Bağlayan veya soğuk haddehaneden çıkan metal şerit bobinlere bant yapıştıran kimse.
FİTİL
Lambada, kandilde ve mumda yağın, çakmakta benzinin yanmasını sağlayan, türlü biçimlerde bükülmüş veya dokunmuş pamuktan yapılmış olan genellikle yağ çekici madde. 0,0125 gram olan ağırlık ölçü birimi. Yollu bir biçimde dokunmuş kumaş. Derin yaraların tedavisinde, yara içine salınan steril gazlı bez şeridi. Elli kâğıtla oynanan ve en az sayısı olanın kazanması kuralına dayanan bir iskambil oyunu. Eskiden topları ve şimdi lağımları ateşlemekte kullanılan kaytan biçiminde tutuşturucu madde. Kumaşın altına kaytan biçiminde bükülmüş bir şey koyup üstten dikerek yapılmış olan kabartma yol. Anüse konulan donmuş yağ kıvamında ve koni biçiminde ilaç. Koltuk, sandalye vb. oturulan eşyanın yapımında dikiş veya çivileri gizlemekte kullanılan şerit.
EKSTRAFOR
Giysilerin etek, kol, yaka parçalarına, perdelerin ucuna geçirilen seyrek dokunmuş keten şerit.
İNSANLIK
İnsan olma durumu, insaniyet. İnsanın değerini, saygınlığını veren öz, insana yaraşır yaşama ve düşünme ilkesi, insaniyet. İnsanların tümü, beşeriyet. İnsanca davranma, insaniyet. Doğru dürüst insana yakışır durum, adamlık, âdemiyet. İnsanı sevme, insan sevgisi, insancıl olma, insaniyet. İnsanı insan yapan, insanın doğasını oluşturan niteliklerin hepsi, insaniyet.
DELİKLİ
Deliği ya da delikleri olan. Deliklerle kaplı esnek doku şeridi. Kevgir. Bir tür olta iğnesi.
FİSTO
Elde veya makinede işlenmiş süslü şerit. Dantele benzer süsleri olan bir kumaş türü. Bu kumaştan yapılmış.
FİLM
Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit. Camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak. Bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü. Sinemalarda gösterilen eser.
ABDESTBOZAN
Şerit.
ALTINOLUK
İşlemeli kadın şalvarı. Sarıkların üstüne sarılan sırma şerit. Altın sırma veya kılaptanla işlenmiş çizgili ipek kumaş. Bu cins kumaşların üstünde bulunan sırma işlemeli yollar.