Kelimeler arşivi içinde; başında "iğreti" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. iğreti ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu iğreti ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde iğreti olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
İĞRETİLEME
İĞRETİLİK
İĞRETİLİ
İĞRETİ
İĞRETİ
âriyyet. -alan: âriyyet alan, müsteir. -söyleşmesi: âriyyet akdi. -veren: âriyyet veren, muir. -verme: iâre (bk. âriyyet). (Söz sanatı terimi) İğretilemede iğreti olarak alınan kelime.
İĞRETİLİK
(Söz sanatı terimi) İğreti ile iğretili arasında düşünülen ve ona dayanılarak iğretileme yapılan ilişik.
İĞRETİLİ
(Söz sanatı terimi) İğretilemede iğreti kelime ile anlatılan şey.
İĞRETİLEME
(Söz sanatı terimi) Açık ve kapalı iğretilemenin ortak adı. Bunlara bak.
Bu bölümde tanımı içerisinde İĞRETİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EYYAHLI
İğreti, geçici bir zaman için yapılan.
TEHEZE
Çürük, bozuk. İşe yaramaz, yıpranmış durumda. Arapça kökenli tekazâ: iğreti; bozuk; çabuk bozulabilir.
MECAZLAR
(Söz sanatı terimi) Kelime yanaçlarının bir kolu ki öz anlamları dışında kullanılan kelime veya deyimlerden ibarettir. (bk. Addeyişi, Değişleme, Dolaylı adlama, İğretileme, Kapsamlama, Kaydırma, Orunalma, öteleme).
UYAR
Uygun, denk. Kolay uzlaşılabilen, geçimli, uysal. (Söz sanatı terimi) Kapalı iğretilemede iğretinin yerine, onunla ilgili olmak üzere, kullanılan söz. Gözümden uyku akıyor misalinde suyun yerine kullanılan akıyor sözü gibi. Kapalı eğretilemede benzetmeyi sağlayan sözcük. Uygun, yerinde. Boyun eğen, uysal, nazik kimse.
YAMIŞMAK
Hafifçe eğilmek. İğreti oturmak. Yere yapışmışcasına çöküp oturmak. Yüklü eşek, yürümek istemeyip arka ayakları üstüne çöker gibi yapmak. Bütüıı ağırlığıyla yan gelip yaslanmak: Yirini rahat buldu da yamışıp galdı. Yıkılmak, devrilmek. Yere yapışırcasına, yüzü koyun yatmak, sinmek. Yapışmak, yassılıp durmak. Sözünde durmamak. Yalan söylemek.
Pİ
Su birikintisi. Yağ. (Çince) Çin edebiyatında mesellere ve iğretilemelere (istiarelere) dayanan şiir türü.
ERETİ
Emanet, geçici, iğreti.
INGILIP
Çok zayıf: O öküzler ıngılıp olmuş iş yapar mı?. İğreti duran, sağlam olmayan: Ingılıpın üstündesin.
DEKME
Yapı yapıldıktan sonra açılan kapı, pencere, dolap. Uydurma, iğreti iş.
KANDAHLAMAK
İğreti bağlamak, tutturmak.
İLGİLEMEG
iki parçayı birbirine iğreti olarak dikmek, iliştirmek.
ARİYYET
iğreti. -akdi: iğreti sözleşmesi. -alan: iğreti alan. -veren: iğreti veren.
EGRETİ
İğreti, emanet.
YALINGAT
İğreti. Ustura. Tek kat, hafif, ince.
UÇKARTIN
İğreti, çabuk ayrılabilir, kopabilir: Pek uçgartın bağlanmış.
KAVALTAH
İğreti.