Sonu İRİNLİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "irinli" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu irinli ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında irinli olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde irinli olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

İRİNLİ

İrin toplamış, cerahatli.

TAHİRİNLİ

Kayseri şehri, İncesu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında İRİNLİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İRİNLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HEPATOZOONOZİS

Köpeklerde Hepatozoon canis‘in neden olduğu, Rhipicephalus sanguineus türü kenelerle bulaşan, aralıklı ateş, hafif anemi, kaslarda aşırı duyarlılık, irinli göz ve burun akıntısı, bazen ishal gibi belirtilerin görüldüğü enfeksiyöz, bazen öldürücü hastalık.

PİYOPERİKARDİTİS

İrinli perikart yangısı.

ÖSTROZİS

Oestrus cinsi sinek larvalarının neden olduğu enfestasyon. Koyun ve keçilerde Oestrus ovis adlı sinek larvalarının neden olduğu burun mukozasının irritasyonu, şişmesi, irinli burun akıntısı ve bazen sinirsel bozukluklarla belirgin hastalık.

CERAHATLİ

İrinli.

KARBUNKÜL

Deri ve deri altı dokularının nekrozuyla birlikte kıl foliküllerinin ve yağ bezlerinin irinli yangısı. Akut yerel lenf damarı ve lenf yumrusu yangısıyla birlikte görülür ve genellikle Staphylococcus aureus'tan kaynaklanır.

HALAVET

Sevimlilik, şirinlik, tatlılık.

BLENORE

Göz kapağı içinin irinli yangısı, irinli konjunktivitis.

CİLİK

İrinli, açık yara. Ceviz içinin dörtte bir parçası. Dişilik organı.

OMFALOFLEBİTİS

Göbek toplardamarının yangısı. Göbek kordonunu enfeksiyonu sonucu gelişir. Septisemiye, irinli eklem yangısına, karaciğer ve göbek apselerine ve karaciğerde tromboflebitise yol açar.

LÖKOSİTOZİS

Kandaki toplam akyuvar sayısının artması, lökositoz. Çoğunlukla nötrofil lökositlerde, açık veya gizli irinli enfeksiyonlarda görülür. İnsan, köpek ve atta nötrofil sayısının toplam lökositlere oranı % 60-70 olup bunun % 75-90 ve daha yüksek olması lökositozis olarak değerlendirilir.

PİYOPERİTONİTİS

Karın zarının irinli yangısı.

FURUNKUL

Deri ve deri altı dokusunda, ortasında bir kabuk veya göbeklenme gösteren, yerel irinli yangıyla belirgin bir çeşit deri çıbanı, çıban, furunkulus, kan çıbanı. Genellikle stafilakoklar kıl folikülleri vasıtasıyla ve onlarda yangı oluşturarak deri altı dokusuna ulaşırlar.

PİYELONEFRİTİS

Böbrek pelvisinin ve böbrek parenkiminin irinli yangısı. Çoğunlukla alt idrar yollarından çıkan enfeksiyonlar yol oynar, idrar yolları ve idrar torbası yangısıyla birliktedir.

ÇİÇEK

Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi. İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık. Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse. Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz.

FUSOBACTERİUM

İrinli veya kangrenöz enfeksiyonlara neden olan, kimi türleri insan ve hayvanlar için patojen nitelik gösteren, spor oluşturmayan, ağız ve kalın bağırsağın normal florasında bulunan, anaerob, pleomorfik, gram-negatif bir cinsi bakteri.

PİYODERMA

Derinin irinli nitelikteki herhangi bir enfeksiyonu, piyodermatitis, piyodermatozis. Püstül, akne ve furunküloz gibi deri lezyonları piyoderma başlığı içinde ele alınır.

PİYOFESİ

İrinli dışkı, dışkıda irin bulunması.

TATLILIK

Tatlı olma durumu. Sevimlilik, hoşluk, şirinlik.

CİCİK

İnsan veya hayvan memesi. Süs. İç, can. Meme. Taze soğan yaprağı. Bir çeşit çivi. Oyuncak. Küçük, cılız. Teneke kutu. Tüysüz. Ağzı açık şey. İrinli, açık yara. Yeni doğan çocuk. Filiz, çil. Et (çocuk dilinde). Soğanın yeşil yaprağı. Kuş yavrusu. Kapların kulpunu tutturmak için kullanılan çivi. (Güdül Ankara).

PİYOSALPİNKS

Yumurta yollarında irinli bir eksudatın birikmesi. Yumurta yollarında tıkanmaya neden olur.