Kelimeler arşivi içinde; sonunda "inanca" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu inanca ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında inanca olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde inanca olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
İNANCA
İNANCA
Güvence.
Bu bölümde tanımı içerisinde İNANCA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
UYMAK
Ölçüleri birbirini tutmak. Uygun düşmek, münasip olmak. Renk, biçim vb. yönünden birbirini tutmak, uygun düşmek. Bağlı kalmak, tabi olmak. Zevke, anlayışa uygun düşmek. Bir inanca, bir anlayışa, bir duruma veya egemen bir güce uygun davranışta bulunmak, riayet etmek.
İLİYERTEMİ
Sinir hastası olan,boş inanca göre cin peri tarafından çarpılmış olan.
GÜVENCE
Bir antlaşmada taraflardan birinin sorumluluğu üzerine alması, inanca, teminat, garanti. Birinin şüphelerini dağıtmak için söylenen inandırıcı söz, teminat. Alınan sorumluluğa karşı olarak ortaya konulan şey.
İLİYER
Boş inanca göre cinli, perili uğursuz yer.
GÜDÜMLEMEK
Belli bir amaca veya inanca yönlendirmek.
TUTTUK
Bir borcun ödeneceğine inanca olarak, ödediğinde geri alınmak üzere, borçlunun alacaklıya verdiği değerli şey, rehin.
ÖNÖDENCE
Ödenmesi gerekecek gümrük vergisi ile girişte alınan başka vergiler karşılığında, onların tutarınca ya da ondan belli bir ölçüde artık paranın inanca olarak, ilgili işlemin bitimine dek, gümrüklerce alınması, a. bk. inanca.
PARTIL
İnanca ve güvence karşılığı verilen şey : Şu deveyi partıl olarak aldım. Kazanmadan, yolsuzca alınan para, rüşvet.
KESENETLİ
İnancalı, güvenceli.
YOBAZ
Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen (kimse). Bir düşünceye, bir inanca aşırı ölçüde bağlı olan (kimse). Kaba saba, incelikten anlamayan (kimse).
SAĞLANCA
Güvence. Durağan değerin borca inanca olabilmesi sağlanılmak üzere borcun ödenmesine değin belirli koşullar altında tutulanması.
KARALTMAK
Söndürmek. Büyü ile bir insanı diğer bir insandan soğutmak (batıl inanca göre). Karartmak.
İNANCALIK
Artırma ve eksiltmeye girenlerden inanca karşılığı alınan para. Olağanüstü dokuncaları karşılayabilmek amacıyla kârdan düzenli olarak ayrılan karşılık inanca parası biriktiririni.
KESENET
İnanca, güvence.
IRIKLAMAK
Boş inanca göre hastayı çeşitli büyü ya da sihirle iyileştirmek. Hafif aralık bırakmak. Davarı suya çekmek.
SİNANMAK
İnanca göre yaşlı, ulu ağaç kesildiğinde kötülüklere uğramak, yıldırım düşmek.
PELESEK
Taze soğan, soğan fidesi. Parça, bir parça, azıcık. Araba tekerleğinin çıkmaması için mazının ucuna takılan çivi. İyi bakım, özen. Güvence, inanca, sağlama bağlama. Mücevher. Vazelin.
TUTSUK
Bir borcun ödeneceğine inanca olarak, ödediğinde geri alınmak üzere, borçlunun alacaklıya verdiği değerli şey, rehin.