İNANCA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "inanca" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. inanca ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu inanca ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde inanca olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

İNANCA

Güvence.

İNANCALANDIRMA

İnançlı duruma sokmak, güvenlik verme.

İNANCALAMAK

te'min etmek.

İNANCALIK

Artırma ve eksiltmeye girenlerden inanca karşılığı alınan para. Olağanüstü dokuncaları karşılayabilmek amacıyla kârdan düzenli olarak ayrılan karşılık inanca parası biriktiririni.

  -   -   -  

Anlamında İNANCA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İNANCA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

UYMAK

Ölçüleri birbirini tutmak. Uygun düşmek, münasip olmak. Renk, biçim vb. yönünden birbirini tutmak, uygun düşmek. Bağlı kalmak, tabi olmak. Zevke, anlayışa uygun düşmek. Bir inanca, bir anlayışa, bir duruma veya egemen bir güce uygun davranışta bulunmak, riayet etmek.

PARTIL

İnanca ve güvence karşılığı verilen şey : Şu deveyi partıl olarak aldım. Kazanmadan, yolsuzca alınan para, rüşvet.

ÖNÖDENCE

Ödenmesi gerekecek gümrük vergisi ile girişte alınan başka vergiler karşılığında, onların tutarınca ya da ondan belli bir ölçüde artık paranın inanca olarak, ilgili işlemin bitimine dek, gümrüklerce alınması, a. bk. inanca.

İLİYERTEMİ

Sinir hastası olan,boş inanca göre cin peri tarafından çarpılmış olan.

IRIKLAMAK

Boş inanca göre hastayı çeşitli büyü ya da sihirle iyileştirmek. Hafif aralık bırakmak. Davarı suya çekmek.

TUTSUK

Bir borcun ödeneceğine inanca olarak, ödediğinde geri alınmak üzere, borçlunun alacaklıya verdiği değerli şey, rehin.

SİNANMAK

İnanca göre yaşlı, ulu ağaç kesildiğinde kötülüklere uğramak, yıldırım düşmek.

KARALTMAK

Söndürmek. Büyü ile bir insanı diğer bir insandan soğutmak (batıl inanca göre). Karartmak.

GÜDÜMLEMEK

Belli bir amaca veya inanca yönlendirmek.

TUTTUK

Bir borcun ödeneceğine inanca olarak, ödediğinde geri alınmak üzere, borçlunun alacaklıya verdiği değerli şey, rehin.

İLİYER

Boş inanca göre cinli, perili uğursuz yer.

KESENETLİ

İnancalı, güvenceli.

SAĞLANCA

Güvence. Durağan değerin borca inanca olabilmesi sağlanılmak üzere borcun ödenmesine değin belirli koşullar altında tutulanması.

GÜVENCE

Bir antlaşmada taraflardan birinin sorumluluğu üzerine alması, inanca, teminat, garanti. Birinin şüphelerini dağıtmak için söylenen inandırıcı söz, teminat. Alınan sorumluluğa karşı olarak ortaya konulan şey.

PELESEK

Taze soğan, soğan fidesi. Parça, bir parça, azıcık. Araba tekerleğinin çıkmaması için mazının ucuna takılan çivi. İyi bakım, özen. Güvence, inanca, sağlama bağlama. Mücevher. Vazelin.

KESENET

İnanca, güvence.

YOBAZ

Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen (kimse). Bir düşünceye, bir inanca aşırı ölçüde bağlı olan (kimse). Kaba saba, incelikten anlamayan (kimse).