Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ğ" olan 3 harfli toplam 76 adet kelime bulundu. Sonu ğ harfi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Ayrıca, başında ğ harfi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ğ harfi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Kelime anlamı için sözcüklerde bulunan linklerden faydalanabilirsiniz.
FİĞ
Baklagillerden, hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki (Vicia sativa).
TEĞ
1.Asma. 2.Bitki dalları. Denk, aynı düzeyde olan, eşit. Asma. Asma filizi, sürgünü. Kavun, karpuz ve benzerleri bitkilerin toprak üstündeki gövde ve dalları. Asma yaprağı.
BAĞ
Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.
ÇEĞ
Koyun kenesi.
ŞUĞ
Ağacın bir yıllık sürgünü.
PEĞ
Arsa. Arsa ve tarla çıkıntısı. Hendek. Yapı yıkıntısı ve arsası. Yığın. Yazın koyunların sağıldığı çitle çevrilmiş yer, ağıl. Yıkılmış ev yeri, arsa.
LOĞ
Yollarda, tarlalarda toprağı ezmek veya toprak damlı evlerin üstündeki killi toprağı sert bir katman durumuna getirmek için dam üzerinde yuvarlanan, silindir biçimindeki ağır taş, yuvgu, yuvak.
BIĞ
Tarlada açılan su yolu, ark. Alüvyon. Bıyık.
VIĞ
Yazıklanma ünlemi. Ünlem.
TÜĞ
Tüy, ince kıl.
LIĞ
Alüvyon. Selin, akarsuyun getirdiği ince çamur, tortu, birikinti. Eski türkçe liyü: bataklık; çamur; akarsuların, getirdiği çamur tabakası. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Akarsuların, yatağı boyunca taşkın zamanlarında kapladığı alanlarda, deltalarda, göllerde ve dağ eteklerindeki yığınlarda çökelttiği kil, kum, çakıl gibi tortul maddeler.
ZAĞ
Kılağı. Güç, kuvvet: Zağlı bir hayvan. Oğlumun hastalığı zağımı kırdı. Hız, tav, şiddet: At zağından çatlayacaktı. Ateşin zağı kesildi, geçti. Sertlik, peklik. Gürbüzlük, semiz olma durumu. Mutlu. Güçsüz, verimsiz (toprak için). Büyüklenme, kurum, kibir. Çok keskin (bıçak, kılıç gibi kesici araçlar için). Zaman, sıra: Artık işin zağı geldi. Ana kuşun yavruları için gagasıyla taşıdığı yem. Piliç. Bir yaşında kara karga. Köpek yavrusu. Karga. Yayın ucuna sarılan deri.
CIĞ
Dokuma tezgâhında kullanılan yassı tahta veya saçdan makara. Genç, küçük ağaç dalları. Kendir ve haşhaş sapı. Ağaca yapılan kalem aşısının uç kısmı. Kuzular için tahtadan yapılmış küçük ağıl. Ahırların üst döşemesi. Sınır. Pişmemiş. Kar üzerindeki ayak izi. Sürü, katar: Serçenin cığı olmaz. Kanı kaynama, sevme. Çığ. Donup buz haline gelmiş kar. Nemli havadan meydana gelen su damlacığı. Gelinlerin ve genç kızların düğünlerde başlarına süs olarak taktıkları parlak renkli tel veya tüy.
PAĞ
Yıkılmış ev ve yeri. Ev kadınlarının kullandıkları iş önlüğü. Ev yapmak için kazılan temel. Başörtüsü.
ŞIĞ
Saptan saman yapan aygıt.
PİĞ
İçyağı.
DAĞ
Yer kabuğunun çıkıntılı, yüksek, eğimli yamaçlarıyla çevresine hâkim ve oldukça geniş bir alana yayılan bölümü. Büyük üzüntü, acı. Kızgın bir demirle vurulan damga, nişan. İyileştirmek için vücudun hastalıklı bölümüne kızgın bir araçla yapılmış olan yanık.
ŞEĞ
Sap.
POĞ
Bohça. Başörtüsü. Köylülerin, içine azıklarını koydukları büyük mendil. Evlek : Bu poğ sulandı mı ?. Armağan. Dallarının içi yumuşak ve beyaz bir çeşit çalı.
PUĞ
Yemeni, tülbent. Bohça. Soğukta, solurken çıkan ses için.