ÜLSER ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ülser" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. ülser ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ülser ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ülser olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ÜLSER

Yara. Sindirim organlarında ve özellikle mide ile onikiparmak bağırsağında görülen yara, karha.

ÜLSEROJENİK

Ülsere neden olan, ülser meydana getirme özelliği taşıyan.

ÜLSERATİF

Ülserle ilgili, ülser tabiatında. Ülser oluşturucu.

ÜLSERLEŞME

Ülser oluşması.

  -   -   -  

Anlamında ÜLSER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÜLSER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PİSİRİKETSİYOZ

Salmonidae familyasına ait balık türlerinde Piscirickettsia salmonis' in neden olduğu, deride rengin değişmesi, letarji, vücudun çeşitli yerlerinde lezyonlar, yüzeysel ülserler, solungaçlarda solgunluk ve iç organlarda hemorajilerle karakterize olan septisemik ve sporadik bir enfeksiyon, Riketsiyal enfeksiyon, Riketsiyal septisemi.

EKELE

Halk dilinde Ülser.

ŞİGOE

Amerika'nın subtropik bölgeleriyle Afrika'da bulunan, gebe erişkinleri ayak veya vücudun diğer kısımlarındaki derinin altındaki kanallarda yaşayarak şiddetli irritasyon ve ülserayona neden olan ve burrowing flea, chigo, jigger ve sand flea olarak da adlandırılan pire türü, Tunga penetrans.

DURİN

Afrika, Asya, Kuzey ve Güney Amerika'nın belirli bölgelerinde atlarda Trypanasoma equiperdum'un neden olduğu, üreme organlarında yerel yangıya ilgili ödem, ülser ve kurbağa kabuğuna benzer tarzda pigmentsiz lekelerin yanı sıra deri ve sinir sisteminde patolojik değişimlerle belirgin, çiftleşmeyle bulaşan hastalık, çiftleşme egzantemi, koyital egzantem, örtü hastalığı, kabuk hastalığı, at frengisi, Halk dilinde bahl.

PEMFİGUS

Klinik olarak içleri sıvı veya irin dolu kabarcık, erozyon ve ülserlerle; histolojik olarak hücreler arası bağlantının kaybıyla, immünolojik olarak deri, mukoza-deri sınırı, ağız mukozası, yemek borusu, deri ve vajinada keratinositlerin adezyon moleküllerine karşı pemfigus antikorları olarak da bilinen, antikorların gelişmesiyle belirgin, kedi, köpek ve atlarda görülen, deri ve mukozaların otoimmün deri hastalığı.

NEFRALKOZİS

Böbreğin ülserli durumu.

AGRANÜLOSİTOZİS

Kandaki granülosit sayısının aşırı derecede azalması veya kaybolması. Kemik iliğinde granülosit akyuvar üretiminin ve kandaki granülositlerin özellikle nötrofil lökositlerin azalması sonucu, vücudun ikincil bakteriyel enfeksiyonlara duyarlı hâle gelmesiyle birlikte müköz zarlarda, deride, sindirim ve solunum kanalında erozyon ve ülserlerle belirgin, ateşli hastalık tablosu, granülositopeni.

ADAÇAYI

Yapısında eterli uçucu yağlar, tanenler, triterpenoitler, flavonlar ve östrojenler içeren ve halk arasında kramplar, omurilik rahatsızlıkları, bademcik, boğaz, diş, yutak ve ağız boşluğu enfeksiyonları ve ülserlerinde kullanılan bir bitki.

MESALAZİN

Ülseratif kolitisin tedavisinde kullanılan 5-amino salisilat.

GASTRİNOM

Gastrin salgılayan, pankreasın beta hücreleri dışındaki adacık hücrelerinden köken alan, aşırı miktarlarda sentezlenen gastrin hormonu nedeniyle sindirim kanalı ülserlerine ve Zollinger Ellison sendromuna neden olabilen pankreas tümörü, gastrin salgılayan tümör.

TÜBERKÜLİT

Tüberküloz basilinin hücresel bileşenlerinin etkisiyle oluşan ülserleşmeye meyilli küçük deri lezyonu.

FAMOTİDİN

Özellikle gastritis, mide ve oniki parmak bağırsağı ülseri olmak üzere sindirim kanalı yangılarında kullanılan, H 2 almaç engelleyicisi bir ilaç.

STREPTOKOKKOZ

Çeşitli balık türlerinde Streptococcus faecium ve Streptococcus faecalis'in neden olduğu, derinin renginde koyulaşma, tek veya iki taraflı ekzoftalmus, korneal opasite, operkulum ve yüzgeçlerin tabanında hemorajiler, vücut yüzeyinde lezyonlar ve ülserlerle karakterize sporadik bakteriyel bir enfeksiyon.

FARSİ

Kapı süvelerini oymakta kullanılan bir çeşit rende. Ruam hastalığının daha hafif ve kronik seyirli şekli. Ruam hastalığında deride oluşan ülser veya çıban.

HİGROM

Sıvı birikimi nedeniyle genişlemiş kist, kese veya bursa. Genellikle, kemik çıkıntıları üzerindeki deri altında sonradan biçimlenen kese benzeri yapıların içerisinde musinöz, kanamanın derecesine bağlı olarak sarıdan kırmızı renge değişen sıvı birikimiyle belirgindir. Basıncın nasır oluşturmadığı olgularda kalıcı dekübitis ülserleri, hematom ve sonunda higrom biçimlenir. Daha çok iri cüsseli köpeklerin dirseklerinin yanal yüzünde ve uyluk kemiğinin trokanter mayoründe ve kalça çıkıntısında görülür.

KARHA

Ülser.

LANSOPRAZOL

Peptik ülsere karşı kullanılan proton pompası baskılayıcısı.

OMEPRAZOL

Midedeki pariyetal hücrelerin zarında bulunan proton pompasına dönüşümlü olarak bağlanıp mide asit salgısı oluşumunu son aşamada önleyen ve ülser gibi sindirim kanalı dejenereasyonlarının tedavisinde kullanılan bir ilaç.

DESKEMETOSEL

Gözde, deskement zarının fıtıklaşması. Kornea zedelenmesi veya derin kornea ülserini takiben biçimlenir.

İNTERTRİGO

Katlanmış deri kıvrımlarında biçimlenen kızartı, ödem, ülserleşme ve kötü kokuyla belirgin yerel deri yangısı. Özellikle Çin kökenli Shar-pei köpek yavrularında ve ilk doğumunu yapan süt ineklerinde görülür.