ÖZGÜ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "özgü" olan, toplam 44 adet kelime bulunmaktadır. özgü ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu özgü ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde özgü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

ÖZGÜRLEŞTİREBİLME

15 harfli kelimeler

ÖZGÜRLEŞEBİLMEK

14 harfli kelimeler

ÖZGÜNLEŞTİRMEK, ÖZGÜRLEŞTİRMEK, ÖZGÜRLEŞEBİLME

13 harfli kelimeler

ÖZGÜRLÜKÇÜLÜK, ÖZGÜNLEŞTİRME, ÖZGÜRLEŞTİRME

11 harfli kelimeler

ÖZGÜRLÜKSÜZ, ÖZGÜNLEŞMEK, ÖZGÜRCESİNE, ÖZGÜRLEŞMEK

10 harfli kelimeler

ÖZGÜLENMEK, ÖZGÜRLEŞME, ÖZGÜNLEŞME, ÖZGÜRLÜKÇÜ

9 harfli kelimeler

ÖZGÜLEYİŞ, ÖZGÜLENME, ÖZGÜLEMEK

8 harfli kelimeler

ÖZGÜLLÜK, ÖZGÜRLER, ÖZGÜLEME, ÖZGÜRLÜK, ÖZGÜNLÜK, ÖZGÜRCAN

7 harfli kelimeler

ÖZGÜREL, ÖZGÜVEN, ÖZGÜRCE, ÖZGÜNEY, ÖZGÜNEŞ, ÖZGÜNER, ÖZGÜNEL, ÖZGÜNAY, ÖZGÜLÜM, ÖZGÜLÜK, ÖZGÜLEÇ, ÖZGÜLAY, ÖZGÜDİL

6 harfli kelimeler

ÖZGÜCÜ

5 harfli kelimeler

ÖZGÜR, ÖZGÜN, ÖZGÜL, ÖZGÜÇ

4 harfli kelimeler

ÖZGÜ

Bazı kelimelerin anlamları

ÖZGÜ

Birine, bir şeye ait olan, öze, has, mahsus. Belli bir kimsede, şeyde veya türde bulunan, öze, has, mahsus. Aynı cinsten başka hiçbir türde veya bireyde rastlanılmayan, öze, has, mahsus.

ÖZGÜRLÜKÇÜLÜK

Özgürlükçü olma durumu.

ÖZGÜLENMEK

Özgüleme işi yapılmak.

ÖZGÜRLÜKSÜZ

Özgürlüğü olmayan.

ÖZGÜNLEŞME

Özgünleşmek işi.

ÖZGÜRLEŞTİRME

Özgürleştirmek durumu.

ÖZGÜRLEŞEBİLMEK

Özgürleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÖZGÜRLEŞTİREBİLME

Özgürleştirebilmek durumu.

ÖZGÜRLEŞMEK

Özgür duruma gelmek.

ÖZGÜRLEŞME

Özgürleşmek durumu.

ÖZGÜNLEŞTİRME

Özgünleştirmek işi.

ÖZGÜRLEŞEBİLME

Özgürleşebilmek durumu.

ÖZGÜNLEŞMEK

Özgün duruma gelmek.

ÖZGÜRCESİNE

Özgürce.

ÖZGÜNLEŞTİRMEK

Özgün duruma getirmek.

ÖZGÜRLEŞTİRMEK

Özgür olmasını sağlamak.

  -   -   -  

Anlamında ÖZGÜ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖZGÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAĞIMLI

Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.

AVRUPAİ

Avrupalılara özgü, Avrupalılara benzer, Avrupalılar gibi.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

ASYALI

Asya'da yaşayan kimse. Asya'ya özgü olan, Asya ile ilgili olan.

ARABİ

Arapça. Araplarla ilgili, Araplara özgü olan.

AZINLIK

Bir toplulukta kendine özgü nitelikler bakımından ayrı ve ötekilerden sayıca az olanlar, azlık, ekalliyet, çoğunluk karşıtı. Bir ülkede ayrı soydan veya inançtan olan ve sayıca az bulunan topluluk, ekalliyet. Bir oylama sırasında sayıca az olma durumu.

ALAFRANGA

Frenklerin töre, âdet ve hayatına uygun, Frenklerle ilgili, Batılıca, alaturka karşıtı. Avrupa kültürüne özgü olan. Avrupa uygarlığını benimsemiş, Avrupa eğitimiyle yetişmiş (kimse).

ATATÜRKÇÜLÜK

Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarından kaynaklanan, Türk Devleti'nin bağımsızlık ve bütünlüğünü, millî egemenliğini, kişi özgürlüğünü, çağdaş olmayı amaçlayan, akla, bilime ve gerçeğe dayanan, evrensel ağırlıklı, geleceğe yönelik, birbiri ile uyumlu amaçlar, uygulamalar ve ilkeler bütünü, Kemalistlik, Kemalizm. Bu ilkeye bağlılık.

AYNA

Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün. Atların diz kapağı. İyi bir durumda, yolunda. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha. Küreğin yassı uç bölümü. Karagöz oyununda perde. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey. Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.

ALMANLAŞTIRMAK

Almanlara özgü yaşayış tarzı kazandırmak.

ARIŞ

Kolun dirsekten parmaklara kadar olan bölümü. Çözgü.

AVRUPALI

Avrupa'da yaşayan, Avrupa halkından olan kimse. Avrupa'ya özgü, Avrupa ile ilgili olan.

BAĞIL

Görece. Kendine özgü bir kımıldanışı olduğu hâlde başka bir cisme uyarak sürüklenen cismin görünürdeki kımıldanışının niteliği.

AKSAN

Bir ülkenin insanlarına veya bir çevreye özgü söyleyiş özelliği. Vurgu.

AKSESUAR

Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.

BAĞIMSIZ

Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür. Müstakil. Bağımsız milletvekili. Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse.

AMERİKAN

Amerikalılara özgü olan.

AKŞAMLIK

Akşama özgü olan.

AİLELİK

Aile ile ilgili, aileye özgü olan.