Kelimeler arşivi içinde; başında "örgen" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. örgen ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu örgen ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde örgen olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÖRGENSELKENT
ÖRGENCİLİK, ÖRGENÇELİK
ÖRGENDİRE, ÖRGENMEYH, ÖRGENÜSTÜ
ÖRGENMEK, ÖRGENSEL
ÖRGEN
ÖRGEN
Organ, uzuv.
ÖRGENMEYH
Öğrenmek.
ÖRGENÇELİK
Bir şeyi öğrenmek, alışmak için yapılan iş. İşi, ilk kez yapma deneme. İlk kez deneme olarak yapılan işte kullanılan gereçler.
ÖRGENSELKENT
Yirminci yüzyılın başında yaşamış kentbilimcilerin geliştirdikleri bir kurama göre, doğuşu, büyümesi ve yaşamının sona ermesi bir canlı varlığınkine tıpatıp benzeyen kentsel yerleşim yeri.
ÖRGENSEL
Örgenle ilgili, organik, uzvi.
ÖRGENÜSTÜ
Örgensel yapıda var olmayan; örgensel olandan daha yüksek bir düzeyde oluşan; kültürel denilen olgulara ilişkin kavram. Örgensel yaşantıya bağımlı olmasına karşın, her bakımdan ondan üstün olan kültür, bk. kendi kendini düzeltme yasası.
ÖRGENCİLİK
İnsan toplumlarının canlı örgenlikleriyle aynı oluşum ve işleyiş düzenlilikleri bulunduğunu ileri süren kuram.
ÖRGENMEK
Öğrenmek. Eski türkçe ögrenmek: Öğrenmek (Erzincan Merkez).
ÖRGENDİRE
Hayvan dürtmeye yarayan ucu bizli değnek, üvendire.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖRGEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİLKURDU
Ergini etyiyenlerin burun boşluğunda, kurtçuğu otçulların iç örgenlerinde asalaklanan ve süreğen bir nezle belirtisine yol açan, solucan benzeri eklembacaklı.
DONYAĞI
Sabun ve mum yapımında kullanılan katı, hayvani yağ. Örgensel ağır yağların bir türü.
PARLAKLAŞTIRICI
Bırakıntının parlak görünmesini sağlayan ve kaplama işlemi sırasında yunağa karıştırılan örgensel özdek.
YASANLILIK
Toplumsal düzenlerin, insan eylemlerinin, örgensel yapıların ve benzerleri karmaşık nedensellik bağlantılarındaki ve yasalılık gösteren gelişmelerindeki yön belirliliği.
TALLIBİTKİLER
Kök, gövde, yaprak gibi ana örgenlerden yoksun bulunan ve çoğu asalak ya da çürükçül yaşayan ilkel bitkiler topluluğu; yatıkbitkiler.
ALGILANAMAZ
Var olan koşullar altında duyu örgenleri ile ayırt edilemeyecek denli belirsiz olan.
İLETİCİ
Beyinden kas ve örgenlere komut götüren sinirler.
LAMARCKÇILIK
Canlı bir varlığın, yaşadığı sürece örgenlerinden birini kullanmasından ya da kullanmamasından doğan değişmelerin bir kuşaktan ötekine geçtiğini savunan bir evrim kuramı.
İÇDAVRANIŞ
Canlı varlıkların salgı bezleri, solunum ve kan dolaşımı örgenlerinin işleyişinden başka, konuşma alışkanlıkları, tasarım ve düşünmeyi de kapsayan davranışlar.
KONOLUŞUM
Örgensel özdeciğin, kimyasal bağları değişmeden, az bir erke ayrımı ile alabildiği biçimlerin her biri.
ETKİLEYİCİ
Etkileyebilecek özellikte olan, karizmatik. Yönetici ya da örgeni diye benimsenen bir salgı bezi ya da kas topluluğu.
KASIKKÜFLÜCESİ
Asalak mantarların, üreme örgenleri çevresine yerleşmesinden doğan deri hastalığı.
KURTDÖKEN
Solucanları öldürerek ya da uyuşturarak, bulundukları örgenin doğal devimleri ve salgıları yardımıyla vücuttan dışarı atabilme etkisi gösteren ilâç; solucan düşürücü.
GÜDÜMBİLİM
Canlı örgenselliklerde ve makinelerde iletişim ve güdüm üzerindeki kuramları ve incelemeleri bir araya getiren bilim dalı. Canlı ya da cansız varlıklar arasında ya da kendi içlerinde denetim ve iletişim sorunlarıyla ilgilenen bilim.
SALKIMKÜFLÜCE
Atların, seyrek olarak develerle sığırların deri ve iç örgenlerinde irinli urlar yapan bulaşıcı mantar hastalığı.
ÜRETKENLEŞTİRME
Freudçulara göre herhangi bir nesneyi üretim örgeni simgesi olarak görmek.
ÇOĞUZ
Küçük bir özdeciğin yinelenmesinden oluşmuş, tekizleri kimyasal bağlarla birbirine ekli uzun özdecik. Örgensel özdeciklerin kendi aralarında birleşip kümelenerek oluşturdukları büyük kütleli dev özdecikler. Yinelenen yapısal kümelerin oluşturduğu, yüksek molekül ağırlıklı bileşikler, dev moleküller.
AĞDIRIK
Dengesiz, eğik, bir yana devrik (yük). Tepenin arkası, tepenin görünmiyen yeri. Şımarık, ne oldum delisi, kibirli. Kusur, hata, eksik taraf, kabahat, ayıp, örgensel kusur, hastalık: Ağmansız adam olmaz. Eksik, kusur.
BİREYOLUŞ
Örgenliklerin tarih içinde birer birey olarak belirmesi süreci.
BİLEŞTİRME
Bileştirmek işi. Kimi kişilerde görülen ve bir duyu örgeniyle sağlanan algıları başka bir duyu örgeni ile sağlananlarla birleştirip kaynaştırma eğilimi. (Renkli işitmede olduğu gibi.). Bir kaynaktan sağlanan resme başka bir kaynaktan sağlanan resmi katarak gerçekleştirilen ve örtülü bileştirme ile elektronik örtülü bileştirme olarak iki çeşidi bulunan özel etki. Çeşitli ses kuşaklarındaki seslerin tek bir kuşak üzerinde toplanması. Çeşitli ses oluklarından gelen seslerin tek bir çıkış için birleştirilmesi. Çözümleme yoluyla soyutlanan parçaların, özelliklerin ve ilişkilerin tek bir bütün içinde birleştirilmesi işlemi.