Kelimeler arşivi içinde; başında "öfke" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. öfke ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu öfke ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde öfke olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÖFKELENEBİLMEK
ÖFKELENDİRMEK, ÖFKELENEBİLME
ÖFKELENDİRME
ÖFKELENMEK, ÖFKESELLİK, ÖFKESİZLİK
ÖFKELENİŞ, ÖFKELENME
ÖFKENCE, ÖFKESİZ
ÖFKELİ
ÖFKE
ÖFKE
Engelleme, incinme veya gözdağı karşısında gösterilen saldırganlık tepkisi, kızgınlık, hışım, hiddet, gazap.
ÖFKELENDİRMEK
Öfkelenmesine yol açmak, kızdırmak.
ÖFKESİZ
Öfkelenmeyen. Kızgın olmayan.
ÖFKENCE
Öksürük.
ÖFKELENMEK
Öfkeli duruma düşmek, kızmak, hiddetlenmek.
ÖFKELENME
Öfkelenmek işi.
ÖFKELENEBİLMEK
Öfkelenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÖFKELİ
Öfkelenmiş, kızgın, hiddetli. Öfkelenmiş, kızgın, hiddetli bir biçimde.
ÖFKELENEBİLME
Öfkelenebilmek işi.
ÖFKESİZLİK
Öfkesiz olma durumu.
ÖFKELENİŞ
Öfkelenme işi.
ÖFKELENDİRME
Öfkelendirmek işi.
ÖFKESELLİK
Uyaranlar karşısında güç ve önemlerine uygun düşmeyecek biçimde aşırı tepki yapma eğilimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖFKE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEMEVİ
Kanlı, kanı çok (kimse). Öfkeli, sinirli.
FEVERAN
Fışkırma, kaynama. Birdenbire öfkelenme, köpürme, parlama.
AH
İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.
ASABİLEŞMEK
Kızmak, öfkelenmek, sinirlilik belirtileri göstermek, sinirlenmek.
DAYAMAK
Yaslamak. Bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak. Korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak. Kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, gizlice iyi olanların arasına katıp müşteriye satmak. Kapı veya pencereyi ardına kadar açmak. Varmak, ulaşmak. Vakit geçirmeden, bekletmeden vermek.
GAZAP
Öfke, kızgınlık, hiddet.
ÇIKARMAK
Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sonunu getirmek. Hatırlamak. Bulmak, ortaya koymak. Yapmak, üretmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Boşaltmak. Sunmak. Göstermek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Gidermek. Fotoğraf çektirmek. Resim yapmak. Söylemek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Sağlamak, elde etmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Yayımlamak. Yollamak, göndermek.
GAYZ
Öfke, hınç.
AMAN
Yardım istenildiğini anlatan bir söz. Dikkat çekmek için kullanılan bir söz. Bir suçun bağışlanmasının istendiğini anlatan bir söz. Şaşma anlatan bir söz. Rica anlatan bir söz. Çok beğenmeyi anlatan bir söz: Aman ne güzel şey! Bu anlamda kullanıldığında buna da edatı da getirilebilir. (ama:n) Usanç ve öfke anlatan bir söz.
CELALLENMEK
Öfkelenmek, kızmak.
CİNLİ
İçinde cinlerin olduğuna inanılan. Öfkeli, sinirli (kimse).
CELAL
Büyüklük, ululuk. Öfke, kızgınlık.
ALEVLENMEK
Yanmaya başlamak. Sıcaklığı artmak. Öfkelenmek. Şiddeti artmak. Heyecanlanmak.
CİNLENMEK
Öfkelenmek.
DOLGUN
Dolarak biçimi yuvarlaklaşmış. Çok, bol, fazla, yüksek (ücret, para vb.). Şişkin. Balıketinde. Öfke, kızgınlık, kırgınlık vb. duygularla dolu.
BANGIRDAMAK
Öfkelenerek yüksek sesle bağırıp çağırmak, bangır bangır bağırmak.
ATEŞ
Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.
ÇARPMAK
Hızla değmek, vurmak. El çabukluğu ile çalmak, dolandırarak elde etmek. Etkisiyle birdenbire hasta etmek. Kalp, hızlı hızlı vurmak. Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak. Kurnazlıkla ele geçirmek. Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak çarpım adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek, darp etmek. Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak.
BABALANMAK
Babaları tutmak, öfkelenmek. Diklenmek, kabadayıca davranmak.
DOLMAK
Dolu duruma gelmek. Bitkiler olgunlaşmak, erginleşmek. Sabrı tükenip öfkesi taşacak duruma gelmek. Bir yerde pek çok eşya veya kimse toplanmak, kalabalık duruma gelmek. Bir yere iyice yayılmak, kaplamak. Süre, hesap tamamlanmak.