Kelimeler arşivi içinde; sonunda "öbek" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. Sonu öbek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında öbek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde öbek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DOKUZGÖBEK, SİVRİGÖBEK, TATLIGÖBEK
KARAGÖBEK
ALAGÖBEK, YARIÖBEK, YONGÖBEK
ALTÖBEK
ÖZÖBEK
GÖBEK, HÖBEK, SÖBEK, ŞÖBEK, TÖBEK, ZÖBEK
ÖBEK
ÖBEK
Küme. Özne, yüklem veya çeşitli tümleçlerle birlikte kullanılan sözlerin bütünü. Genel olarak yaş, kimyasal yapı, uzay dağılımları ve hızları bakımından benzer özellik gösteren yıldızlar veya yıldız kümeleri.
TÖBEK
Tepe.
TATLIGÖBEK
Yeşil renkli, yazın yetişen bir çeşit elma.
SÖBEK
1.El değirmenlerinde alt taşın ortasına çakılan demir ya da ağaç çivi. 2.El değirmenlerinde alt ve üst taşlar arasına konan, delikli tahta ya da demir araç : Değirmenin söbeği kırıldı. 3.Üst değirmen taşının ortasındaki mile takılarak dönmesini sağlayan demir baltacık. 4.Bulgurun iri çekilmesini sağlamak için baltacığın altına konularak yükselmesini sağlayan topaklanmış ıslak bez. Olmamış küçük kavun. Tomurcuk. Yeni doğan bebeğin göbeğinin üstüne konulan bez. 1.Musluk. 2.İbrik ve benzerleri emziği. Taneleri alınmış mısır koçanı. El değirmenlerinde alt taşın ortasındaki ağaç çivi. Musluk. Değirmen taşının dönmesine yardımcı olan demir kol. (Bünyan Kayseri). Beyzi, yumurta biçiminde. Değirmen taşının üzerinde döndüğü sivri demir, mil.
ALAGÖBEK
Karaağaçlarda çıkan ve yemeği yapılan bir çeşit büyük mantar.
DOKUZGÖBEK
Çullarda görülen yuvarlak desenler. (Saçıkran İslahiye Gaziantep).
SİVRİGÖBEK
Keçelerin orta kısımlarında görülen bir motif. (Yalvaç Isparta).
ZÖBEK
Mısır koçanı.
ŞÖBEK
Ceviz, badem, fıstık sucuğu.
YARIÖBEK
Birleşmeli olan öbeksi.
ÖZÖBEK
Hiç bir öbeğin öğesi olmayan öbek. Örnek: Bütün kümelerin öbeği bir özöbektir.
HÖBEK
Yığın, öbek. Küçük tepe. Açılmamış tomurcuk. Öbek, hayvan yiyeceği yığını. Toprak, mısır, ekin ya da saman yığını. (Uluborlu Senirkent Isparta; Amasya; Beyceli Fatsa Ordu). Öbek, tepe. Kayseri ili, Güneşli nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Sivas kenti, Divriği belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ALTÖBEK
Bir G öbeğinin işlemlerine kalımlı, boş olmayan altkümesi.
YONGÖBEK
İyi çeşit yemeklik mantar.
GÖBEK
İnsan ve memeli hayvanlarda göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında bulunan çukurluk. Kağnı tekerleğinin ortası, araba tekerleğinin dingil geçen yeri. Bazı sebze ve meyvelerin orta kısmı. Hızı azaltarak trafiği yönetmek amacıyla bir kavşağın girişine yerleştirilen çember veya üçgen biçimindeki ada. Kilitleme sistemlerinde, anahtar dişlerinin tam olarak birbirine oturduğu pirinç yuva. Bahçe, halı, tavan, tepsi vb. süslü şeylerin ortalarındaki biçim. Ön ve arka tekerlerin ortasına oturtulmuş mil üzerinde dönen ve teker tellerinin takılmasına yarayan parça. Değirmen taşının ortası. Dölütte, yumurtanın dölüt dışında kalan bölümlerle ilişkisini sağlayan organların çıktığı yer. Kuşak, nesil, batın. Şehir, ülke vb.nin orta kısmı. Yağ bağlamış şişman karın.
KARAGÖBEK
Erzurum şehrinde, Dumlu bucağına bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖBEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÖBEKLEŞMEK
Bir grup oluşturmak, öbek durumunu almak.
KÜME
Birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün, takım, öbek, grup. Tümsek biçimindeki yığın. Durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan alt grup. Bir sınıfta öğrencilerin, belli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek. Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her biri. Tomar.
DÖŞGÖMÜ
Hayvanın ön iki bacağı ile göbek arasındaki etten yapılmış olan pastırma.
KARTONPİYER
Çoğunlukla duvar ve tavan ara kesitleriyle tavan göbeklerinde süsleme amacıyla kullanılan sertleştirilmiş alçı.
GÖMLEK
Vücudun üst kısmına giyilen kollu veya yarım kollu, yakalı giysi. Göbek, batın. Kitap kapağına geçirilen kap, kılıf. Basamak, kat, derece. Kadınların giydikleri ince kumaştan yapılmış kolsuz, yakasız iç çamaşırı, kombinezon. Dosya kartonu. Vücudun üst kısmına giyilen iç çamaşırı. Memeli hayvanlarda bağırsakları dıştan saran yağlı zar. Beyaz ışık sağlamak için lambanın üzerine geçirilen amyanttan kılıf.
ÇALKALAMAK
Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.
ÖBEKLEŞME
Öbekleşmek durumu.
BİLYE
Çocukların oynamak için kullandığı taş, maden, toprak, cam vb.nden yapılmış küçük yuvarlak nesne, misket, cıncık, zıpzıp. Motorlu taşıtlarda dönme veya sürtünme etkilerini azaltmak, aşınmayı ve enerji yitimini önlemek için göbeklerdeki yataklara yerleştirilen, çoğunlukla çelikten, küçük yuvarlak.
KARINTASI
Pastırmada kullanılan hayvanın göbek etleri.
ÇEŞİT
Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.
ÖBEKLENME
Öbeklenmek durumu veya biçimi.
ORYANTAL
Doğu medeniyeti ile ilgili, Doğu medeniyetini hatırlatan. Bu dansı yapan kadın. Genellikle Doğu ülkelerinde, kadınların tek başlarına ve yarı çıplak olarak müzik eşliğinde yaptıkları, vücut ve göbek hareketlerine dayalı dans.
KUŞAK
Bele sarılan uzun ve enli kumaş. Yeryüzünde veya herhangi bir gök cisminde belli şartları sağlayan bölge. Henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler. Bir küre yüzeyi, paralel iki düzlemle kesildiğinde iki kesitin arasında kalan bölüm. Yaklaşık yirmi beş, otuz yıllık yaş kümelerini oluşturan bireyler öbeği, göbek, nesil, batın, jenerasyon. Bir ürünün, bir aygıtın teknolojideki ve bilimdeki gelişmeye göre üretilen yeni biçimleri. Sağlamlığını artırmak için bir şeyin çevresine geçirilen ağaçtan veya metalden bağ. Televizyonda programlar için ayrılmış özel zaman dilimi. Yeryüzünün kutuplar, kutup daireleri ve dönencelerle belirlenen beş bölümünden her biri, küre kuşağı. Yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş, aynı çağın şartlarını, dolayısıyla birbirine benzer sıkıntıları, kaderleri paylaşmış, benzer ödevlerle yükümlü olmuş kişilerin topluluğu.
KORDON
Genellikle ipekten yapılmış kalın ip. Göbek bağı. Teneke ve çinko eşyaların üstüne süs yapmak için kullanılan araç. Bir yere girip çıkmayı denetim altına almak için görevlilerden oluşturulan dizi. Kıyı şeridi. Saat, madalyon vb.ni asmaya yarayan ince zincir. İnce tellerden örülen ve özellikle ütü, ızgara vb. ev araçlarında kullanılan elektrik kablosu. Kabaran denizin kumsalda bıraktığı döküntü katmanı. İnce uzun sıralar durumunda yapılmış oymalı duvar veya mobilya süsü.
POYRA
Tekerleğin ortasındaki parmakların ve dingilin geçirildiği yuvarlak kısım, göbek.
ÜÇÜZLEME
Bir dizenin hem ritmik hem anlam olarak üç ayrı öbek oluşturması.
BALKON
Bir yapının genellikle dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar ya da parmaklıkla çevrili bölümü. Vücudun göğüs veya göbek bölümü. Tiyatro, sinema vb. büyük salonlarda asma kat.
SEPETLİK
Sepet yapmaya elverişli olan. Göbek çevresindeki karın bölgesi. Yapılarda çıkıntı.
ÖBEKLENMEK
Öbek durumuna gelmek, öbek öbek olmak.
ÇEKTİRME
Çektirmek işi. Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç. Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık. Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet. Çektiri. Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası.