Sonu ÇIRPMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "çırpma" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu çırpma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında çırpma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde çırpma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ÇIRPMA

Çırpmak işi. Kumaşın kenarını kıvırıp dikmek için iğne, kenara göre çapraz tutularak ve çift kattan batırılıp tek kattan çıkarılarak yapılmış olan dikiş biçimi.

  -   -   -  

Anlamında ÇIRPMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇIRPMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇAPBİK

Eski türkçe çap-ik: El çırpma; alkış (Erzincan Merkez).

DÖVMEK

Tokat, yumruk, tekme vurarak canını acıtmak. Çarpmak, sertçe dokunmak. Çamaşır, halı vb.ni tokaç, sopa gibi şeylerle vurarak temizlemek. Topa tutmak. Bir şeyi toz durumuna getirmek için ezmek. Davul vb. çalmak, vurmak. Ateşte ısıtılarak yumuşatılmış bir madeni, vurarak istenilen biçime getirmek. Ezmek. Çırpmak.

CİBİCİKLEMEK

Alkışlamak, el çırpmak.

ÇIRPABİLMEK

Çırpma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇIRPAN

Sulama işinde kullanılan suyun devamlı ve düzenli akmasını sağlayan su yollarını idare eden memur. Bataklık. Ağaçları çırpmak için kullanılan sopa. Tırpan. Sarılığın tedavisinde kullanılan bir alet: Alnıma çırpan vurdurdum. Çocukların kuş vurmak için kullandıkları sapan. Kavgacı, geçimsiz kişi. Ankara ilinde, Çeltikçi bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

ÇİPİLDEMEK

Su içinde el ve ayakları çırpmak. Sıçramak: Su birikintisi üstüme çipildedi. Yara sulanmak.

ÇAPAN

Alkış, el çırpma. Düğün yemeği yapan ahçı. Kadın. Engelli, tehlikeli. Yaş ağaçtan eğilerek yapılan çiftte zincir işini yapan aygıt. Ceket. Kaput bezi. Kemik ya da kösele dokuma kirkiti. (Kızılcasöğüt Banaz Uşak). Düğünlerde ahçılık yapan kimse. (Hüyüklü Yalvaç Isparta). Düğün yemeği yapan aşçı.

ÇIRPIŞ

Çırpma işi.

ÇIRPAK

Çok ince değnek veya sopa. Ağaçları çırpmak için kullanılan sopa. Yün ve pamuk kabartmak için kullanılan iki çatallı ince sopa.

ALKIŞ

Bir şeyin beğenildiğini, onaylandığını anlatmak için el çırpma, alkışlama, kargış karşıtı.

ÇIRPICI

Çırpma işini yapan kimse ya da şey. Yazma kumaş işlerini, boyaları tutsun diye deniz suyunda çırpan kimse. Pişirmeden önce malzemeyi çırpan, karıştıran elektrikli alet, mikser.

ÇIRPMACI

Çırpma işini yapan kimse.

ÇIRPTIRMAK

Çırpma işini yaptırmak.

ÇİPİLDEMEG

Su içinde el ve ayakları çırpmak.

ÇEPÜK

Meyve konulan sepet. Alkış, el çırpma.

ÇEPİK

Çabuk. Meyve konulan sepet. Alkış, el çırpma. Gömleğin uzun ve geniş kolu. Çekirdek. Keçi eti. Örme yün terlik. Küçük sepet. (Baykara Selim Kars).

ÇIRPINCAK

Unu su içinde çırpmak için kullanılan bir araç.

ÇIRPMACILIK

Çırpmacının yaptığı iş.

ALKIŞLAMAK

Bir şeyin beğenildiğini, onaylandığını anlatmak için el çırpmak. Beğenmek, takdir etmek.

ÇIRPILMAK

Çırpma işine konu olmak.