Kelimeler arşivi içinde; başında "çırpma" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. çırpma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çırpma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çırpma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇIRPMACILIK
ÇIRPMACI
ÇIRPMAK
ÇIRPMA
ÇIRPMA
Çırpmak işi. Kumaşın kenarını kıvırıp dikmek için iğne, kenara göre çapraz tutularak ve çift kattan batırılıp tek kattan çıkarılarak yapılmış olan dikiş biçimi.
ÇIRPMACILIK
Çırpmacının yaptığı iş.
ÇIRPMACI
Çırpma işini yapan kimse.
ÇIRPMAK
Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek. Bir şeyin ucundan bir parça kesmek. Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak. Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak. İki şeyi birbirine çarpmak. Çalmak, hırsızlık etmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇIRPMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KARSMAK
Bol dikilen elbiseyi daraltmak. Çibik çalmak, el çırpmak.
ÇIRPICI
Çırpma işini yapan kimse ya da şey. Yazma kumaş işlerini, boyaları tutsun diye deniz suyunda çırpan kimse. Pişirmeden önce malzemeyi çırpan, karıştıran elektrikli alet, mikser.
ÇIRPABİLMEK
Çırpma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇIRPAN
Sulama işinde kullanılan suyun devamlı ve düzenli akmasını sağlayan su yollarını idare eden memur. Bataklık. Ağaçları çırpmak için kullanılan sopa. Tırpan. Sarılığın tedavisinde kullanılan bir alet: Alnıma çırpan vurdurdum. Çocukların kuş vurmak için kullandıkları sapan. Kavgacı, geçimsiz kişi. Ankara ilinde, Çeltikçi bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ÇIRPINCAK
Unu su içinde çırpmak için kullanılan bir araç.
DÖVMEK
Tokat, yumruk, tekme vurarak canını acıtmak. Çarpmak, sertçe dokunmak. Çamaşır, halı vb.ni tokaç, sopa gibi şeylerle vurarak temizlemek. Topa tutmak. Bir şeyi toz durumuna getirmek için ezmek. Davul vb. çalmak, vurmak. Ateşte ısıtılarak yumuşatılmış bir madeni, vurarak istenilen biçime getirmek. Ezmek. Çırpmak.
ÇEPİK
Çabuk. Meyve konulan sepet. Alkış, el çırpma. Gömleğin uzun ve geniş kolu. Çekirdek. Keçi eti. Örme yün terlik. Küçük sepet. (Baykara Selim Kars).
ÇIRPAK
Çok ince değnek veya sopa. Ağaçları çırpmak için kullanılan sopa. Yün ve pamuk kabartmak için kullanılan iki çatallı ince sopa.
ALKIŞLAMAK
Bir şeyin beğenildiğini, onaylandığını anlatmak için el çırpmak. Beğenmek, takdir etmek.
ÇİPİLDEMEK
Su içinde el ve ayakları çırpmak. Sıçramak: Su birikintisi üstüme çipildedi. Yara sulanmak.
ÇAPAN
Alkış, el çırpma. Düğün yemeği yapan ahçı. Kadın. Engelli, tehlikeli. Yaş ağaçtan eğilerek yapılan çiftte zincir işini yapan aygıt. Ceket. Kaput bezi. Kemik ya da kösele dokuma kirkiti. (Kızılcasöğüt Banaz Uşak). Düğünlerde ahçılık yapan kimse. (Hüyüklü Yalvaç Isparta). Düğün yemeği yapan aşçı.
ÇIRPIŞ
Çırpma işi.
ÇAPBİK
Eski türkçe çap-ik: El çırpma; alkış (Erzincan Merkez).
ÇIRPTIRMAK
Çırpma işini yaptırmak.
ÇİPİLDEMEG
Su içinde el ve ayakları çırpmak.
ÇEPÜK
Meyve konulan sepet. Alkış, el çırpma.
CİBİCİKLEMEK
Alkışlamak, el çırpmak.
ÇIRPILMAK
Çırpma işine konu olmak.
FARLAMAK
Kuş birden bire uçmak. Ateş birden bire alevlenmek. Çırpınmak, kuş kanat çırpmak.
ALKIŞ
Bir şeyin beğenildiğini, onaylandığını anlatmak için el çırpma, alkışlama, kargış karşıtı.