Sonu ÇELİK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "çelik" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. Sonu çelik ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında çelik olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde çelik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

İMPARATORİÇELİK

11 harfli kelimeler

HARMANÇELİK

10 harfli kelimeler

KRALİÇELİK, ERGENÇELİK, İLMEKÇELİK, ÖRGENÇELİK, ÖĞRENÇELİK

9 harfli kelimeler

YENİÇELİK, ÜSTEÇELİK, ETEKÇELİK, KARAÇELİK

8 harfli kelimeler

TAMÇELİK, BAHÇELİK

7 harfli kelimeler

İŞÇELİK, PİÇELİK, ÖZÇELİK, ÖKÇELİK, LEÇELİK, KEÇELİK, GEÇELİK, ERÇELİK

6 harfli kelimeler

İÇELİK

5 harfli kelimeler

ÇELİK

Bazı kelimelerin anlamları

ÇELİK

Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat. Bir ağacı aşılamak amacıyla hazırlanmış dal. Bu alaşımdan yapılmış. Gemilerde, üzerine halat veya ip geçirip tutturmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış kısa değnek. Çocukların çelik çomak oyununda ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları iki tarafı sivri, kısa değnek. Kısa kesilmiş dal. Kök salması için yere dikilen dal. Zayıf fakat güçlü (vücut).

ÜSTEÇELİK

Üstelik.

KARAÇELİK

Kuvvetli, güçlü esmer kimse.

KRALİÇELİK

Kraliçe olma durumu.

ÖĞRENÇELİK

İlk yapılan iş, deneme, temrin.

ÖRGENÇELİK

Bir şeyi öğrenmek, alışmak için yapılan iş. İşi, ilk kez yapma deneme. İlk kez deneme olarak yapılan işte kullanılan gereçler.

BAHÇELİK

Bağları, bahçeleri olan yer. Bahçe özelliği taşıyan.

TAMÇELİK

Çelik gibi güçlü kimse.

İLMEKÇELİK

Çengelliiğne.

YENİÇELİK

Samsun şehri, Köprübaşı bucağına bağlı bir bölge.

İŞÇELİK

Küçük ölçekli iş kurmak için kullanılan kredi, mikrokredi.

İMPARATORİÇELİK

İmparatoriçe olma durumu.

ETEKÇELİK

Eteklik.

HARMANÇELİK

Harman zamanı harmanlardan toplanan sadaka.

ERGENÇELİK

Evlenmemiş kız ya da erkeğin yüzünde ve boynunda çıkan sivilceler.

PİÇELİK

Havuç.

  -   -   -  

Anlamında ÇELİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇELİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DİYAPAZON

Titreştirildiğinde ana seslerden birini veren, U biçiminde, küçük bir çelik araç.

BURGU

Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet. Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal. Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici alet. Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir alet, tirbuşon.

BİZ

Çokluk birinci kişiyi gösteren söz. Katı bir şeyi dikerken iğne geçirecek yeri delmek için kullanılan, çelikten yapılmış, sivri uçlu ve ağaç saplı araç, tığ. Ülkemiz sularında yaşayan bir tür mersin balığı, şip (Acipenser nudiventris). Maraş işinde kalın karton parçalarının iğneyi kırmamasını sağlamak ve delik delmek işleminde kullanılmak üzere hazırlanmış tahta saplı, ince sivri uçlu bir çuvaldız türü. Bazen teklik birinci kişi zamiri "ben" yerine kullanılan bir söz.

ÇELİKLEME

Çeliklemek işi.

BİLYE

Çocukların oynamak için kullandığı taş, maden, toprak, cam vb.nden yapılmış küçük yuvarlak nesne, misket, cıncık, zıpzıp. Motorlu taşıtlarda dönme veya sürtünme etkilerini azaltmak, aşınmayı ve enerji yitimini önlemek için göbeklerdeki yataklara yerleştirilen, çoğunlukla çelikten, küçük yuvarlak.

BATİSFER

Su üstü araçlarına çelik kablo ile bağlanmış, negatif yüzebilirliği bulunan dalış küresi.

ÇELİKLEMEK

Çelik dikerek ağaç yetiştirmek.

ÇAPLA

Maden kazımak için kullanılan çelik kalem.

ARDA

İşaret olarak yere dikilen çubuk. Maden üzerine kazıma yapmak ve çıkrıkta çevrilen şeyleri yontmak için kullanılan çelik kalem. Ardıl.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

BALTABAŞ

Baş bodoslaması omurga hattına dikey olarak çelik lamadan yapılmış gemi.

ÇELİKLEŞTİRMEK

Çelik durumuna getirmek. Güçlendirmek, güç kazandırmak.

BIÇAK

Bir sap ve çelik bölümden oluşan kesici araç. Çeşitli kesme işlerinde kullanılan keskin ağızlı araç.

ÇELİKLEŞMEK

Çelik durumuna gelmek. Güçlenmek, güç kazanmak.

DOYMA

Doymak işi. Bir gazın, belli bir sıcaklıkta o sıcaklığa özgü olan en büyük basınç altında bulunması. Bir sıvının içinde belli bir cisimden eriyebilecek en çok miktarın erimiş bulunması, işba. Yeğinliği gittikçe artırılan bir manyetik alanın içindeki bir çelik çubuğun alabileceği en çok manyetizmayı almış olması.

ÇELİKLİ

Çeliği olan, çelik içeren. Çelikle kaplı.

DEMİR

Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Bu elementten yapılmış parça. Bu elementten yapılmış. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Çıpa. Güçlü, kuvvetli, sert.

ÇELİKHANE

Çelik elde edilen fabrika.

ÇAKMAK

Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.

ÇELİKSİ

Çeliğe benzeyen, çeliği andıran, çelik gibi.