ÇELİK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "çelik" olan, toplam 41 adet kelime bulunmaktadır. çelik ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu çelik ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çelik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ÇELİKLEŞEBİLMEK

14 harfli kelimeler

ÇELİKLEŞTİRMEK, ÇELİKLEŞEBİLME

13 harfli kelimeler

ÇELİKLEŞTİRME

11 harfli kelimeler

ÇELİKPAMUĞU, ÇELİKLEŞMEK

10 harfli kelimeler

ÇELİKYÜREK, ÇELİKLİLİK, ÇELİKLEŞME, ÇELİKLEMEK, ÇELİKKANAT, ÇELİKKALEM, ÇELİKBİLEK

9 harfli kelimeler

ÇELİKALAN, ÇELİKKAYA, ÇELİKLEME, ÇELİKHANE, ÇELİKGÜRÜ, ÇELİKTÜRK, ÇELİKDERE

8 harfli kelimeler

ÇELİKSİZ, ÇELİKTAN, ÇELİKTAŞ, ÇELİKMEN, ÇELİKBAŞ, ÇELİKLİK, ÇELİKTEN, ÇELİKHAN, ÇELİKLER, ÇELİKKÖY, ÇELİKKOL, ÇELİKYAY, ÇELİKKAN

7 harfli kelimeler

ÇELİKLİ, ÇELİKSU, ÇELİKSİ, ÇELİKÖZ, ÇELİKEL, ÇELİKER, ÇELİKİZ

5 harfli kelimeler

ÇELİK

Bazı kelimelerin anlamları

ÇELİK

Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat. Bir ağacı aşılamak amacıyla hazırlanmış dal. Bu alaşımdan yapılmış. Gemilerde, üzerine halat veya ip geçirip tutturmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış kısa değnek. Çocukların çelik çomak oyununda ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları iki tarafı sivri, kısa değnek. Kısa kesilmiş dal. Kök salması için yere dikilen dal. Zayıf fakat güçlü (vücut).

ÇELİKLEŞTİRME

Çelikleştirmek işi.

ÇELİKKANAT

Güçlü, kuvvetli kimse.

ÇELİKLEŞMEK

Çelik durumuna gelmek. Güçlenmek, güç kazanmak.

ÇELİKLEŞEBİLME

Çelikleşebilmek işi.

ÇELİKLEŞEBİLMEK

Çelikleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇELİKBİLEK

Güçlü, kuvvetli kimse.

ÇELİKKALEM

Bir takımyıldızın adı.

ÇELİKYÜREK

Cesur, soğukkanlı kimse.

ÇELİKKAYA

Güçlü, kuvvetli kimse.

ÇELİKLEŞTİRMEK

Çelik durumuna getirmek. Güçlendirmek, güç kazandırmak.

ÇELİKLEŞME

Çelikleşmek işi.

ÇELİKLİLİK

Hububat faizciliği.

ÇELİKPAMUĞU

Özel hazırlanmış, uzun ve keskin kenarlı çelik tel tomarı. Verniklenmiş yüzeyleri düzeltmeye ya da matlaştırmaya yarar.

ÇELİKALAN

Samsun şehri, Çakıralan bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Samsun ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ÇELİKLEMEK

Çelik dikerek ağaç yetiştirmek.

  -   -   -  

Anlamında ÇELİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇELİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BİZ

Çokluk birinci kişiyi gösteren söz. Katı bir şeyi dikerken iğne geçirecek yeri delmek için kullanılan, çelikten yapılmış, sivri uçlu ve ağaç saplı araç, tığ. Ülkemiz sularında yaşayan bir tür mersin balığı, şip (Acipenser nudiventris). Maraş işinde kalın karton parçalarının iğneyi kırmamasını sağlamak ve delik delmek işleminde kullanılmak üzere hazırlanmış tahta saplı, ince sivri uçlu bir çuvaldız türü. Bazen teklik birinci kişi zamiri "ben" yerine kullanılan bir söz.

DOYURAN

Bir sıvının içinde eriyerek onu doyma durumuna getiren (madde). Bir çelik çubuğu doyma durumuna getiren indükleyici manyetik alan.

BALTABAŞ

Baş bodoslaması omurga hattına dikey olarak çelik lamadan yapılmış gemi.

ÇELİKHANE

Çelik elde edilen fabrika.

BİLYE

Çocukların oynamak için kullandığı taş, maden, toprak, cam vb.nden yapılmış küçük yuvarlak nesne, misket, cıncık, zıpzıp. Motorlu taşıtlarda dönme veya sürtünme etkilerini azaltmak, aşınmayı ve enerji yitimini önlemek için göbeklerdeki yataklara yerleştirilen, çoğunlukla çelikten, küçük yuvarlak.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

ÇELİKLİ

Çeliği olan, çelik içeren. Çelikle kaplı.

BIÇAK

Bir sap ve çelik bölümden oluşan kesici araç. Çeşitli kesme işlerinde kullanılan keskin ağızlı araç.

ÇAPLA

Maden kazımak için kullanılan çelik kalem.

ARDA

İşaret olarak yere dikilen çubuk. Maden üzerine kazıma yapmak ve çıkrıkta çevrilen şeyleri yontmak için kullanılan çelik kalem. Ardıl.

GÜLLE

Eskiden som taş veya demirden, yuvarlak bir biçimde yapılırken, günümüzde çelikten silindir biçiminde, bir ucu sivri olarak yapılmış olan top mermisi. Atletizm yarışmalarında atılan, pirinç veya pirinçten daha sert bir maddeden yapılan, erkekler için 7,257, kadınlar için 4 kilogram olan madenî küre.

BURGU

Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet. Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal. Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici alet. Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir alet, tirbuşon.

ÇELİKSİ

Çeliğe benzeyen, çeliği andıran, çelik gibi.

BATİSFER

Su üstü araçlarına çelik kablo ile bağlanmış, negatif yüzebilirliği bulunan dalış küresi.

ÇAKMAK

Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.

DEMİR

Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Bu elementten yapılmış parça. Bu elementten yapılmış. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Çıpa. Güçlü, kuvvetli, sert.

FREZE

Tornacılıkta, bir deliğin ağzını genişletmeye yarayan çelik alet. Frezeleme işinde kullanılan takım tezgâhı.

ÇELİKLEME

Çeliklemek işi.

DİYAPAZON

Titreştirildiğinde ana seslerden birini veren, U biçiminde, küçük bir çelik araç.

DOYMA

Doymak işi. Bir gazın, belli bir sıcaklıkta o sıcaklığa özgü olan en büyük basınç altında bulunması. Bir sıvının içinde belli bir cisimden eriyebilecek en çok miktarın erimiş bulunması, işba. Yeğinliği gittikçe artırılan bir manyetik alanın içindeki bir çelik çubuğun alabileceği en çok manyetizmayı almış olması.