ÇATI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "çatı" olan, toplam 79 adet kelime bulunmaktadır. çatı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu çatı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çatı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ÇATIRDAYABİLMEK, ÇATIŞTIRABİLMEK

14 harfli kelimeler

ÇATIŞTIRABİLME, ÇATIRDAYABİLME

13 harfli kelimeler

ÇATIŞTIRILMAK, ÇATIŞMASIZLIK

12 harfli kelimeler

ÇATIŞABİLMEK, ÇATIŞTIRILMA, ÇATIŞMACILIK, ÇATIŞMASIZCA, ÇATILABİLMEK

11 harfli kelimeler

ÇATIŞDIRMAH, ÇATIŞTIRMAK, ÇATIŞABİLME, ÇATIŞKINLIK, ÇATILABİLME, ÇATIKLAŞMAK, ÇATIRDATMAK, ÇATIŞTIRMAH

10 harfli kelimeler

ÇATIŞMASIZ, ÇATIRDAYIŞ, ÇATIRGAMAH, ÇATIRTISIZ, ÇATIRDAMAK, ÇATIRDATMA, ÇATIŞIKLIK, ÇATIŞILMAK, ÇATILDAMAK, ÇATIKLAŞMA, ÇATIDEMİRİ, ÇATIŞTIRMA, ÇATIVERMEK

9 harfli kelimeler

ÇATIŞILMA, ÇATIŞMACI, ÇATIRTILI, ÇATIYARMA, ÇATIVERME, ÇATIRBEZİ, ÇATIAĞACI, ÇATIAŞIĞI, ÇATIRDAMA, ÇATIRAYAZ, ÇATICILIK, ÇATILDAMA, ÇATILAMAK

8 harfli kelimeler

ÇATIPATI, ÇATIŞMAĞ, ÇATIŞMAH, ÇATIŞMAK, ÇATIŞKAN, ÇATILMAK, ÇATINMAK, ÇATIKLIK, ÇATIRTMA, ÇATIRKAÇ, ÇATIRGAÇ

7 harfli kelimeler

ÇATIKSU, ÇATILIŞ, ÇATILDI, ÇATICAK, ÇATITMA, ÇATILIK, ÇATIŞMA, ÇATIŞKI, ÇATILMA, ÇATINMA, ÇATIŞIK, ÇATINTI, ÇATIRIK, ÇATIRIM, ÇATISIZ, ÇATIRTI

6 harfli kelimeler

ÇATILI, ÇATICI

5 harfli kelimeler

ÇATIK, ÇATIR, ÇATIH, ÇATIŞ

4 harfli kelimeler

ÇATI

Bazı kelimelerin anlamları

ÇATI

Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü. Bir yapıyı örten ve eğik yüzeyleri olan damın tahtadan iç yapısı. Belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu birlik. Özne, nesne durumlarına göre, belirli çatı eklerinin fiil kök veya gövdelerine getirilen türev, bina: Sevinmek (sev-in-), sevdirmek (sev-dir-), sevindirmek (sev-in-dir-) gibi. İnsan ve hayvanda iskeletin kuruluşu. Yapının tavanı ile damı arasındaki kullanılan yer. Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü. Barınılan, sığınılan yer. Hikâye, roman, piyes vb. edebî türlerde olay kuruluşu, kurgu.

ÇATIŞMASIZCA

Çatışmasız bir biçimde.

ÇATIŞTIRABİLME

Çatıştırabilmek işi.

ÇATIŞTIRILMAK

Çatıştırma işi yapılmak.

ÇATIŞTIRABİLMEK

Çatıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇATIŞMASIZLIK

Çatışma olmama durumu.

ÇATIRDAYABİLMEK

Çatırdama olasılığı bulunmak.

ÇATIŞKINLIK

Bireylerin tutum ve davranışları arasında bağdaşmaz görüş ve çıkarlardan kaynaklanan uzlaşmaz karşıtlık.

ÇATIŞMACILIK

Çatışmacının işi.

ÇATIŞTIRMAK

Birbirine çattırmak, kavga ettirmek, birbirine düşürmek.

ÇATILABİLMEK

Çatılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇATIŞABİLMEK

Çatışma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇATIŞTIRILMA

Çatıştırılmak işi.

ÇATIŞDIRMAH

Köpekleri çiftleştirmek.

ÇATIRDAYABİLME

Çatırdayabilmek işi.

ÇATIŞABİLME

Çatışabilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında ÇATI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇATI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AYARLAMAK

Bir ölçünün doğruluğunu belli bir örneğe göre düzeltmek, doğrulamak. Bir aygıtı belli bir iş yapabilecek duruma getirmek. Kandırmak. Düzenlemek. İşleri birbiriyle çatışmayacak veya zamanında bitirecek bir biçimde düzenlemek.

ÇATIKLIK

Çatık olma durumu.

ÇATIKLAŞMAK

Çatık duruma gelmek.

AŞIRMA

Aşırmak işi. Özellikle para aşırma, aşırtı, ihtilas. Küçük kazan, kova, bakraç. Aşırılmış. Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma, intihal. Yapı çatılarında uzun mertek, aşık.

ÇATIK

Çatılmış olan.

ÇATICI

Çatma işini yapan kimse. Çatı işlerini yapan kimse.

BİNA

Yapı. Çatı. Arapça fiil çatısını konu edinen bilim veya kitap.

ÇATILDAMAK

Çatık duruma gelmek.

ANTİNOMİ

Çatışkı.

BİTÜM

Keskin bir koku, alev ve koyu duman çıkararak yanan, karbon ve hidrojen bakımından çok zengin doğal yakıt maddelerinin genel adı, yer sakızı. Yol kaplamasında, kâğıt ve çatıların su geçirmez duruma getirilmesinde, kömür tozundan briket yapımında vb. kullanılan, doğal ısıda katı, yoğunluğu bire yakın, koyu kestane renginde madde.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

ARBEDE

Çatışma, patırtı.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

BACA

Dumanı ocaktan çekip havaya vermeye yarayan yol. Çatı penceresi. Su yolu, lağım, maden ocağı vb. yer altı yapılarının hava deliği.

ÇATICILIK

Çatıcı olma durumu. Çatıcının yaptığı iş.

BEŞİKÖRTÜSÜ

İki yana akıntısı olan çatı, eşeksırtı.

BABA

Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.

ABUS

Somurtkan (kimse). Çatık, asık (yüz). Garip, acayip.

CİHANNÜMA

Her yanı görmeye elverişli, camlı çatı katı veya taraça, kule. Dünya haritası.

ÇATILDAMA

Çatıldamak durumu.