Kelimeler arşivi içinde; sonunda "çatkı" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu çatkı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında çatkı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde çatkı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÇATKI
Uç uca, birbirine çatılan şeylerin bütünü. Bir işin bütününün veya parçalarının bir araya getirilmesinde uyulan yöntem. Alından geçerek başın çevresine çember gibi bağlanan bağ, kaşbastı. Sehpa.
ALTIÇATKI
Yazma kenarlarına işlenen bir oya türü. (Yalvaç Isparta).
BEŞÇATKI
Yazma kenarlarına işlenen bir oya. (Yalvaç Isparta).
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇATKI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇATKILI
Çatkısı olan.
DOLUKAPI
İskelet adı verilen çerçeve biçimindeki çatkının iki yüzüne ince plakalar yapıştırarak hazırlanan kapı.
BOĞDU
Boyuna, kulağa, başa sarılan sargı, örtü, yazma, çatkı.
ÇATKISIZ
Çatkısı olmayan.
ÇATILI
Çatısı olan (yapı). Başına çatkı bağlanmış olan. Çatılmış olan.
İSKELE
Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer. Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven. Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba. İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı. Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı. Geminin sol yanı. Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı.
GERGEN
Tahta raf. Yönleçsel bir niceliğin birleşenlerini bir yerlemler çatkısından başka bir çatkıya dönüştürmeye yarayan bir büyüklük ya da bir işlevler kümesi. Kastamonu ili, İğdir bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ÇATKINLIK
Çatkın olma durumu.
ÇATMAK
Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek. Yazıyla ya da sözle sataşmak. Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak. Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek. Rastlamak, karşılaşmak. Gemiler birbirine çarpmak.
HIMIŞ
Ağaç çatkıların arasına kerpiç doldurularak yapılmış duvar veya bina.
SEHPA
Üstüne bir şey koymaya yarayan ayaklı destek, çatkı. Küçük masa. Ressamın üzerinde çalıştığı tablosunu yerleştirdiği genellikle tahtadan yapılmış destek. Darağacı.
EŞDÖNÜŞÜR
Belirli bir öbeğe göre konsayı dizgesi değiştirildikçe görünümünü değiştirmeyen (gerey denklemleri), birlikte değişen (gerey bileşenleri). Yerlemler çatkısı değiştiğinde gergen birleşenleri birlikte değişen (öbekler).
KAŞBASTI
Başa ve alna bağlanan bağ, çatkı.
BOĞLAMA
Boyuna, kulağa, başa sarılan sargı, örtü, yazma, çatkı.
TEKNEGEÇME
Tekne yanlarına benzeyen eğik konumdaki geniş parçaları uç uca eklemede başvurulan dişli çatkı yöntemi.
GAZETELİK
Gazete koymaya yarar küçük çatkı. Gazeteye haber olarak yazılacak nitelikte olan.
ÇERİK
Altı kiloluk bir çeşit hububat ölçüsü. Çemensiz pastırma. Baş çatkısı. Parça, yarım. 10 santimetre kalınlığında, çeşitli en ve boyda bulunan tahta: Orman dairesinden 100 çeriklik çam aldım. Kilenin (32 kg) dörtte biri (8 kg). Eski bir hububat ölçeği.