Kelimeler arşivi içinde; sonunda "rum" olan 5 harfli toplam 25 adet kelime bulundu. Sonu rum ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Ayrıca, başında rum olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde rum olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Kelime anlamı için sözcüklerde bulunan linklerden faydalanabilirsiniz.
KURUM
Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is. Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür. Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese.
BURUM
Eğirilmek üzere bükülmüş yün. Kâğıt huni, külah (şeker, leblebi ve benzerleri koymak için). Bir metal parçayı, uzun ekseni çevresinde burma.
FORUM
Eski Romalılar zamanında, Roma'da ve diğer şehirlerde kamu işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan. Tartışma alanı. Toplu tartışma. Bazı sorunların görüşülerek karara bağlandığı genel toplantı.
UYRUM
Beden. UYRUMLU veya UYRUK (Subordonné) denilen bir tümcenin gramerce veya mantıkça bağımlı bulunduğu baştümceye kargı olan durumu: "Gelirsiniz umarım" ve "Geleceğinizi umarım" söylemlerinde Gelirsiniz ve geleceğinizi sözleri birer UYRUMLU TÜMCE (Proposition subordonnée) dir; ancak birincisinin uyrumu mantıkça, ikincisininki ise gramercedir. Birinci çeşit uyruma MANTIKÇA UYRUM (Parataxe), ikinciye de GRAMATİKAL UYRUM (Hypotaxe) denir. (MANTIKÇA UYRUMLU, Paratactique; GRAMATİKAL UYRUMLU, Hypotactique). bk. Tümce.
BORUM
Deve yavrusu.
SORUM
Sorumluluk.
EBRUM
Şişman.
PORUM
Abartma, yalan.
GURUM
Kurum, is. İnsanın bünyesi, yapısı: Onun gurumu öyledir. Ev çatısı. (Afşar Gelendost Isparta).
KORUM
Dağların sarp yamaçlarındaki düzlükler. Uçurumlarda ancak keçilerin geçebileceği basamak gibi setler. Tepe üstlerinde yaylamağa ve tarıma elverişli düzlükler.
DORUM
Deve yavrusu.
DURUM
Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
SERUM
Pıhtılaşma sonunda kandan ayrılan sıvı bölüm. Hücre yenilenmesini hızlandıran, deriyi besleyen, su kaybını, cildin solunumunu ve doğal savunmasını kuvvetlendiren sıvı. Mikroplu bir hastalığa veya zehirli bir maddeye karşı aşılanmış bir hayvanın özellikle atın kanından elde edilen sıvı madde.
VURUM
Yüreğin çalışması sonucu atardamarlarda görülen atış hâli. Nabız. Yüreğin çalışması sonucu,atardamarlarda görülen atış hali.
CORUM
Balık akını. Uskumruların büyük balıklardan korkarak kıyıya sığınması durumu.
ZERUM
Güzün ekilen kılçıksız buğday.
YORUM
Bir yazının veya bir sözün, anlaşılması güç yönlerini açıklayarak aydınlığa kavuşturma, tefsir. Bir ürünün, bir modelin, bir sanat eserinin farklı bir açıdan ele alınarak yeniden oluşturulmuş biçimi, versiyon. Bir olayı belli bir görüşe göre açıklama, değerlendirme. Bir müzik parçasını veya bir tiyatro oyununu kendine özgü bir duyarlık ve teknikle çalma, söyleme veya oynama. Gizli veya hayalî olan bir şeyden anlam çıkarma.
HARUM
Kaygısız adam. Ot yığını. Bir tutam ot.