Sonu R ile biten 3 harfli kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "r" olan 3 harfli toplam 116 adet kelime bulundu. Sonu r harfi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Ayrıca, başında r harfi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde r harfi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Kelime anlamı için sözcüklerde bulunan linklerden faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ÜMR

Ömür.

AER

Granülsüz endoplazmik retikulum.

PUR

Taş. Alçı taşı, alçı. Kireçli, taşlı toprak. Killi taş. Vurulunca çabuk parçalanan yumuşak taş. Nehir yataklarında, kum ve taşların birlikte taşlaşmasından oluşan yumuşak taşlar. Kiremit. Kayalıklarla kaplı uçurum. Kil. 1. Tarıma elverişli olmayan killi toprak. Bitkinin yapraklı yeri. Cevizin yeşil kabuğu. Acı, kekremsi : Hafiğin suları purdur. Ağızdaki kir, pas. Yeşerti, yeşillik. Taşlı, sert toprak. Kireçli, çıplak dağ yamacı. Killi toprak. Saçak.

BÜR

Tomurcuk. Bir.

TÜR

Çeşit, cins. Ortak özellikleri olan bireylerin tamamı, cinslerin ayrıldığı bölüm, janr. Kendi içinde bir birim olan ve üzerinde cins kavramının bulunduğu mantıksal kavram. Türlü. Gezinti : Orhan bugün iyi bir tür yaptı. Birbirlerine benzeyen, sadece kendi aralarında verimli gen alış verişi yapabilen (üreyebilen) bireylerin oluşturduğu populasyon. Taksonomik bir birim olan türün biri cins adı diğeri tür adı olmak üzere iki adı vardır. Örnek: Homo sapiens (insan). Bu isimler daima italik yazıyla yazılır. Birinci isim cins adıdır ve büyük harfle başlar, ikinci isim o cinse giren türü bildirir ve küçük harfle başlar. Biyolojik tür, spesyes. İçerik, biçim ve amaç yönünden özellik gösteren bir sanat çeşidi. Kimyada atom, molekül, iyon veya radikale verilen genel ad. Biyolojide cinslerin ayrıldığı alt bölüm. Birbirlerine benzeyen, yalnızca kendi aralarında verimli gen alışverişi yapabilen bireylerin oluşturduğu canlı grubu, spesiyes. Özel bir biçim gösteren bir sanat çeşidi ya da sanat kolu. Kalıtsal yapıya bağlı olarak ortak karakterlere sahip olan ve kendi aralarında birleştirildiklerinde döl verme yeteneğinde yavrular elde edilen bireylerin oluşturduğu hayvan grupları. Belli ayrıtsal özelliklerle ötekilerden ayrılan nesneler ya da birimler kümesi. Özel bir biçim gösteren bir sanat çeşidi ya da kolu. (karşılık, spesyes),Ancak kendi aralarında çiftleşen bireyler topluluğu; hayvan sınıflandırmalarında cins içinesokulan ve ırk ve variyeteleri içine alan bir birlik.

HAR

"Düşüncesizce ve hesapsızca harcamak, bol bol harcayıp tüketmek" anlamlarındaki har vurup harman savurmak deyiminde geçen bir söz. Sıcak, kızgın, yakıcı.

BOR

İşlenmemiş, taşlık, sert, ekilmemiş (toprak), borak. Atom numarası 5, atom ağırlığı 10,8, yoğunluğu 2,45 olan, tabiatta bor asidi veya boratlar durumunda bulunan basit element (simgesi B). Niğde iline bağlı ilçelerden biri.

PER

Bozulmaya başlayan sulu yiyeceklerin üzerinde oluşan köpük, küf. Dişlerde, dilde hastalık, açlık nedeniyle olan sarı tortu, pas. Çark, değirmen ve vapurun pervanesi. Değirmen çarkının kepçeleri. Davarların sağıldığı yer, ağıl. Zar, ince tabaka. Sulu yiyeceklerin üstünde oluşan ince zar. Diş kökü. Dokumacılıkta, dokunan bezin selmi denilen direğe bir kez sarılması. Ark suyunu tarlaya çevirerek yapılan sulama işlemi. Küçük çivi, ayakkabı çivisi. Değirmen çarkının iç bölümünü oluşturan parçalar. Pervane. Kuş kanadı. Değerli ev araçları. Koyun ağılı. Kapıların iç tarafındaki ağaç sürgünün hareketsiz kalmasını sağlayan ağaç parçaları. (Çarıksaray Şarkikaraağaç Isparta). Su değirmeni çarkındaki ağaç parmaklar. (Köprü Şarkikaraağaç Isparta). Protein etkinlik derecesi.

VUR

Sersem, aptal.

ÇÜR

Balı alınmış petek. Sarışın, açık sarı renkli. Öküzün erkeklik organından sızan madde.

CUR

Arıların baş oğuldan sonra verdikleri oğul. Oyunda sayıların boşa gitmesi hali. Arının son oğulu.

LOR

Bir tür taze, yumuşak ve tuzsuz beyaz peynir.

KIR

Beyazla az miktarda siyah karışmasından oluşan renk. Şehir ve kasabaların dışında kalan, çoğu boş ve geniş yer, dağ bayır. Bu renkte olan.

GIR

Söz, lakırtı. Yalan, uydurma.

GÜR

Bol ve güçlü olarak çıkan veya fışkıran. Bol, verimli, feyyaz.

FIR

Fırıl fırıl. Piç, fırlama.

TİR

1.Küçük parçalara ayrılmış toprak, evlek. 2.Ekin sulamak için tarlada açılan ark. 3.Göl çevresine yığılan toprak, set : Alçak tir göle dayanmaz. 4.Deniz kıyısı, yalı. 5.Tarla kıyılarını belirlemek için yapılmış toprak set. 6.İki tarla arasında sınır olan ince yol. 1.Patlamamış pamuk kozası: Pambuklar bu il maşalla iyi tir saldı. 2.Büyük taneli, yumuşak bir çeşit buğday. Üstü ince toprakla örtülü taşlık, kayalık yer. Büyük heybe. Ekilmiş bostanın bir bölümü. Pirinç tarlasının evleklerini ayıran sınır.

ÇAR

Rus imparatorlarına ve Bulgar krallarına verilen unvan. Çarşaf, siyah üstlük. Bel bağı. Süt süzmeye yarayan aygıt. Tartı. Saman sepeti. Bozuk para. Memeli hayvanların kızgınlık zamanlarında ve doğumları yaklaşınca dişilik organlarından akan sıvı. Dört. Baş örtüsü. Yazma, tülbent gibi baş örtülerinin genel adı. Rus imparatorlarına verilen san. Oğlan evine giden gelinin, vücuduna sarılan örtü. (Çukurören Güdül Ankara). Başörtüsü. (Hüyüklü, Yağcılar Yalvaç Isparta) (car) : (Yeşilköy Gelendost Isparta) (çargat) : (Küllük Iğdır Kars) (çarpı) : (Köke Gelendost Isparta) (çarpu) : (Gücüllü Yalvaç Isparta). Baş örtüsü, çarşaf.

ZİR

Alt. Aşağı.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük