NEHİR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "nehir" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. nehir ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu nehir ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde nehir olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

NEHİR

Irmak.

NEHİRKENT

Sakarya şehrinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

NEHİRE

Çok, bol, fazla.

  -   -   -  

Anlamında NEHİR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NEHİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

IRMAK

Çoğunlukla denize dökülen, özellikle genişliği ve taşıdığı su niceliği bakımından en büyük akarsu, nehir.

ENEKE

Çocukların oynadığı aşıkların en büyüğü ve en güzeli. Tohumluk kuru fasulye. Öküz aşığı. Nehirlerde, göllerde buzlar çözüldükten sonra yüzen parçalar. Yassı, ufak, düzgün taş parçaları. Aşık oyununda seçilen en büyük ve ağır aşık. Çukur yerine kurşun, kara sakız ve benzerleri konur. Oyunda kullanılan büyük aşık kemiği.

FIRAT

Asurca. Geniş akarsu. Far. Geçit veren, üstünden geçmeye uygun. Türkiye ve Suriye'nin doğu bölgelerini sulayan, Irak'ı aşan, Dicle ırmağıyla birleşerek Basra körfezine dökülen büyük nehir.

KAZIR

Nehirin ilk çıktığı yer, kaynak.

KÜKREMEK

Aslan, bağırmak. Mayalanıp kabarmak. Kızgınlık ve öfke ile yüksek sesle bağırmak. Gür bir biçimde yetişmek. Coşmak, taşkınlık göstermek. Deniz, nehir kabarmak, taşmak. Coşkuyla saldırmak.

HOTAL

Sellerin, nehirlerin sürüklediği, dalgaların kıyıya attığı odun, çalı çırpı.

BÖVENMEK

Irmak, nehir suları kabarmak. Su, önü tutulduğu için toplanmak, birikmek.

GRİLS

Denizden tekrar nehirlere döndükleri zaman salmonlara verilen ad. İlk yumurtlamasını yapmak için nehirlere doğru göçe başlayan salmonlar.

KIĞIŞ

Kışın, nehir ve çayların sürüklediği buz parçaları : Deliceden kığış akıyor. Kırağı gibi ince kar, kırç. İri ve kalın saman. Çalı çırpı. Kırağı. Yaprakları üstünde kurumuş ağaç dalları. Kuruyan dalların yel estikçe çıkardığı ses için.

ALTINGÖZ

Kuşlar (Aves) sınıfının, kazlar (Anseriformes) takımının, ördekgiller (Anatidae) familyasından, irili ufaklı göllerde, nehirlerde, göç zamanı denizlerde toplu hâlde bulunan, yalnız Karadeniz sahillerinde kışlayan bir dalıcı ördek türü. Altın gözlü ördek.

ÇEVRİKTEPE

Nehir büklümlerinin yarılmasıyle, koyak düzlüğündeki akarsu yatağı ile çevrili tepecik.

KENDAL

Nehir kıyılarında suyun aşındırarak oluşturduğu yarık, sel yarığı.

KARMIK

Çay ağzında yapılmış olan balıkçı büğeti. Mersin balıklarının üremek için denizden nehirlere geçişleri sırasında avlanmalarında kullanılan ve nehir ağızlarına kurulan çok iğneli bir olta takımı.

ÇAYGARA

Kumsal, nehir yatağı. Çay; dere; akarsu. Irmağa yakın yerlerin eşilmesiyle çıkan göze, kaynak suyu.

BLASTOMİKOZİS

Nehir veya göl kıyılarındaki kumlu ve asitli topraklarda bulunan Blastomyces dermatitidis'in neden olduğu, akciğer veya deride yerel veya birçok organ ve dokuda sistemik piyogranülomların oluşumuyla belirgin, özellikle iri cüsselli erkek köpeklerde, daha az olarak da kedi, at ve diğer türlerde görülen mantar hastalığı.

LANGAZ

Tepeler arasındaki çukur yerler, uçurum. Suların en derin yeri. Tembel. Deniz ya da nehirlerdeki derin kuyular, su çevirisi.

DOMBADİZ

Çok zengin (kimse). Nehirde kayık yerine kullanılan iki kişinin binebileceği büyüklükte ve havut otundan yapılan sal.

KENDEL

Nehir kıyılarında suyun aşındırarak oluşturduğu yarık, sel yarığı.

BÖĞENMEK

Irmak, nehir suları kabarmak. Su, önü tutulduğu için toplanmak, birikmek. Su, düz yerde her tarafı sulayarak ağır ağır akmak. Beğenmek.

LEYİR

Nehir.