Kelimeler arşivi içinde; başında "kö" olan, 3 harfli toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. kö ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kö ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kö olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Sözcüklerin anlamı için kelime üzerindeki bağlantılardan faydalanabilirsiniz.
KÖN
Ağıl, davar ahırı. Gübre. Buğday başaklarının kararmasına yol açan bitki hastalığı. Koyun, keçi gübresi. Tarlayı gübreleme. (İnköy Kütahya).
KÖR
Görme engelli. Keskinliği yeterli olmayan. Az aydınlık veren. Kötü. Arkası tıkalı olan veya işlek olmayan. Olguları sezme ve kavrama yetisi, dikkati olmayan. 7. mec. Duyarlığını yitirmiş. Tahıllarda görülen sürme hastalığı. Sin, gömüt. Kullanılmış, eski pamuk. Hiç görmeyen ya da bütün düzeltmelere karşın iki gözündeki görme gücü, onda birden aşağı olan, bu nedenle eğitim ve öğretim etkinliklerinde görme gücünden yararlanamayan kimse. Mezar, kabir.
KÖV
Köy.
KÖÇ
Asma kilit. Üzerinde et kıyılan tahta, et tahtası. Ev eşyası. Ekin, çayır ve otun biçilip düzgün bir biçimde bir araya getirilmiş durumu. Göç.
KÖM
Ağıl, davar ahırı. Çalı, çırpı, ağaç ya da çamurdan yapılmış küçük ev, yayla evi. Mandıra. Gübre. Çoban, sığırtmaç. Çürüyen ağaç ve kökü. Samanlık. Davarların kışın barındığı üstü kapalı yer, ahır. Mandıra (Demirli k. / Çiçekdağı). Koyun ahırı. Davar ağılı. (Akpınar Gümüşhacıköy Amasya).
KÖZ
Küçük kor parçası. İyice yanıp ateş durumuna gelmiş odun ya da kömür parçası, kor. İçinde küçük küçük kor parçalan bulunan kül. Ateş. Kor, ateş koru, kızıl ateş parçası.
KÖC
Asma kilit.
KÖT
Yufka ekmek pişirilen saçların altına konulan üç ayaklı demir, sacayak.
KÖL
Göl.
KÖP
Kağnı arabalarının ön ve arkasına enlemesine konulmuş iki uzun ve yassı tahta. Kağnı arabaları sap taşırken ok arasına konulan parmaklıkları birbirine bağlayan parça. Çok : Bugün işim köptür, gidemeyeceğim. Ağılı ot yiyen hayvanlarda şişmeyle beliren hastalık. Küreğin, baltanın sap takılan yeri. Kağnı dingili (Çayağzı). Kağnıda çatal ağacın arkasına çakılan tahta parçası. (Alçılı Delice Ankara). Çok.
KÖY
Yönetim durumu, toplumsal ve ekonomik özellikleri veya nüfus yoğunluğu yönünden şehirden ayırt edilen, genellikle tarımsal alanda çalışılan, konutları ve öteki yapıları bu hayata uygun yerleşim birimi, köylük yer, köy yeri. Köy halkı. Köy (bk. kü, küv, küy). Belli bir adı, okul, cami, muhtarlık ve benzerleri toplumsal ve dinsel kuruluşları, komşu köyden ayrıldığı sınırları, tarla, otlak ve korusu bulunan, halkının yaşamı aşağı yukarı tümüyle toprağa bağlı olan yerleşim biçimi. Birbirleriyle akraba olan ya da olmayan birden çok ailenin bir araya gelerek tarım yapmaya ya da hayvan yetiştirmeye elverişli yerey parçasının bir köşesinde kurdukları, alan ve sokaklar çevresinde toplanan küçük ya da büyük, dağınık ya da toplu yapılarla, bunların eklentilerinden oluşan evrensel ve geleneksel yerleşme yeri. bk. köylü, köy topluluğu, akraba. Yönetim durumu, toplumsal ve ekonomik özellikleri ya da nüfus yoğunluğu yönünden kentten ayırt edilen, genellikle tarımsal uğraşıda bulunmak gibi işlevlerle ayrımlaşan ve belirlenen, konutları ve öteki yapıları bu yaşamı yansıtan yerleşme birimi. Köz, kor; yanık, yanma; azap, ıztırap.
KÖŞ
Manda. Kesici araçları bilemeye yarayan bir çeşit taş, bileği taşı. Ocak kenarında oturulan yer, köşe.
KÖS
Savaşlarda, alaylarda at, deve veya araba üzerinde taşınan ve işaret vermek için kullanılan büyük davul.
KÖH
Bostan kulübesi.