İçinde ŞEKLİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "şekli" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde şekli bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu şekli ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında şekli olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

BELGEVŞEKLİĞİ

10 harfli kelimeler

FİŞEKLİKLİ

9 harfli kelimeler

GEVŞEKLİK, DEMŞEKLİK, GENŞEKLİK

8 harfli kelimeler

FİŞEKLİK, ŞİMŞEKLİ, DÖŞEKLİK

7 harfli kelimeler

DÖŞEKLİ, EŞEKLİK, FİŞEKLİ, DİŞEKLİ

5 harfli kelimeler

ŞEKLİ

Bazı kelimelerin anlamları

ŞEKLİ

Havuç. Biçimle ilgili, biçimsel, formel.

DÖŞEKLİK

Yatak yüzü. Yatak konulan yer.

EŞEKLİK

Anlayışsızlık ve kaba davranış.

DİŞEKLİ

Değirmen taşının yeni dişlenmiş hali: Benim buğdayı dişekli taşa dökme.

FİŞEKLİKLİ

Fişekliği olan.

GEVŞEKLİK

Gevşek olma durumu. İlgisiz, kayıtsız davranış. Uyuşukluk, kesiklik, rehavet.

FİŞEKLİ

İçinde fişek bulunan.

DÖŞEKLİ

Döşeği olan. Yalpası az olan yayvan gemi.

BELGEVŞEKLİĞİ

Cinsel gücü yitirme.

DEMŞEKLİK

Haşarılık, zıpırlık, sevincini belirtecek hareketlerde bulunma.

ŞİMŞEKLİ

Şimşek oluşan, şimşek çakan (hava). Gürültülü patırtılı, sinirli, tartışmalı.

GENŞEKLİK

Gevşeklik, acz, dermansızlık.

FİŞEKLİK

Üzerine tüfek, tabanca fişekleri geçirilip bele asılan veya omuzdan bele doğru çapraz geçirilen kemer, kargılık. Kütüklük.

  -   -   -  

Anlamında ŞEKLİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ŞEKLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DÖNÜŞTÜRMEK

Dönüşmesini sağlamak, tahvil etmek. Bir şekli, belli bir kurala göre, başka bir şekle çevirmek.

ÇEVRE

Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.

KORONER

Kalbi taç şeklinde kuşatıp besleyen (damarlar).

KALKANCIK

Tohum içerisinde oğulcuğu besi dokuya bağlayan, onu besin deposundan ayıran ve besin maddelerini emerek oğulcuğa veren zar gibi ince ve kalkan şeklinde bir parça.

BÜZGÜLEMEK

Büzgü şeklini vermek.

GÖLGE

Saydam olmayan bir cisim tarafından ışığın engellenmesiyle ışıklı yerde oluşan karanlık. Ne olduğu anlaşılamayan karaltı, silüet. Güneş ışınlarından korunacak yer. Resimde bir şekli cisimlendirmek için, onun ışık almaması gereken yerlerine vurulan az çok koyu renk. Birinin yanından hiç ayrılmayan kimse. Yetkisi olmadığı hâlde etkili olan. Röfle. Koruma, kayırma himaye.

ÇAĞLA

Badem, kayısı, erik vb. tek çekirdekli yemişlerin körpeyken yenilebilen ham şekli.

BAZA

Mobilyanın uzunluğunca konulan dar ayak. Dolap gövdesinin zemine düzgün oturmasına yarayan çerçeve şeklindeki kaide. Yatağın yerden yüksek olmasını sağlayan veya sandık olarak kullanılan boş bölmesi.

DİSK

Disk atmada kullanılan, erkekler için 2, kadınlar için 1 kilogram ağırlığında, genel olarak metal bir çember ile çevrelenmiş tahta ağırşak. İnce ve çapı oldukça büyük teker şeklinde parça. Omurları birbirine birleştiren ana madde. Gramofon plağı. Yoğun disk.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

İDARESİZLİK

Gevşeklik, beceriksizlik. Tutumsuzluk.

KESEL

Gevşeklik, tembellik.

GALE

İçerisinde kalıp yapılmış olan üç tarafı kaplı, bir tarafı açık tepsi şeklinde dizgi aleti.

FİYONK

Kurdele, şerit, kumaş vb.nin kelebek şeklinde bağlanmış biçimi.

ÇİZİM

Çizme işi. Bir şeklin belli bir kurala göre cetvel ve pergel yardımıyla çizilmesi işi. Çizilerek oluşturulmuş biçim.

DÖNME

Dönmek işi. Biçimi değişmeyen bir şeklin ekseni çevresindeki hareketi. Başka bir dindeyken Müslüman olan, mühtedi. Ameliyatla cinsiyet değiştiren kimse.

BENZEŞİM

Bazı ortak yönleri olan iki şey arasındaki benzeşme, analoji. İki şeklin kenarlarının uzunlukları arasındaki oran değişmemekle birlikte, karşılıklı açılarının eşit bulunması durumu, benzer.

KESEN

Kesme işini yapan. Bir şekli özellikle bir üçgenin kenarlarını kesen doğru.

KARGILIK

Fişeklik. Kamış yetişen yer.

ÇAKAR

Denizde, açığa veya kıyılara yerleştirilen, düzenli aralıklarla ve sürekli belirli aralıklarla yanıp sönen küçük fener, şimşekli fener. Genişliği on, uzunluğu yaklaşık iki yüz elli kulaç olan balık ağı.