Kelimeler arşivinde; içinde "izan" olan, toplam 31 tane kelime bulunuyor. İçerisinde izan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu izan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında izan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ANTİDİZANTERİK
MİZANPAJSIZ, TRANKİLİZAN, PARTİZANLIK, DİZANTERİLİ
İZANSIZLIK, SEMPATİZAN, PARTİZANCA, MİZANPAJLI, DENİZANASI
DİZANTERİ, İZANSIZCA, İKİZANLAM, KRİZANTEM, MİZANTROP
MİZANSEN, PARTİZAN, NAÇİZANE, MİZANPLİ, MİZANPAJ
FAŞİZAN, İZANSIZ, HALİZAN, SEKİZAN, İSTİZAN
MİZANA, SUİZAN, İZANLI
İZAN
Anlayış, anlama yeteneği.
TRANKİLİZAN
Yatıştırıcı.
ANTİDİZANTERİK
Dizanteriyi iyi eden.
İZANSIZLIK
Anlayışsızlık, düşüncesizlik.
PARTİZANCA
Partizana yakışan. (partiza'nca) Partizana yakışır bir biçimde.
İZANSIZCA
İzansıza yakışan. (izansı'zca) Anlayışsız bir biçimde.
MİZANPAJSIZ
Mizanpajı olmayan.
SEMPATİZAN
Duygudaş.
KRİZANTEM
Kasımpatı.
İKİZANLAM
(Söz sanatı terimi) Bir ifadenin, kuruluşundan veya içinde iki anlama gelen kelime bulunmasından dolayı iki fikir verebilmesi hali. (İKİZANLAMLI, Amphibologique).
PARTİZANLIK
Partizan olma durumu. Particilik. Partizanca davranma.
MİZANPAJLI
Mizanpaj yapılan, mizanpajı olan.
DİZANTERİ
Ağrılı ve kanlı ishalle beliren, bağırsakta yaralara yol açan bulaşıcı, salgın hastalık, kanlı ishal.
DENİZANASI
Sölenterlerden, yassı bir diske benzeyen, saydam, serbestçe yüzebilen deniz hayvanı, medüz.
DİZANTERİLİ
Dizanteriye yakalanmış olan (kimse).
MİZANTROP
Merdümgiriz. İnsandan nefret eden (kimse).
Bu bölümde tanımı içerisinde İZAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TEKFUR
Bizans İmparatorluğu zamanında vali düzeyinde olan yöneticilerle Anadolu ve Rumeli'deki Hristiyan beylerine verilen ad.
DUYGUDAŞ
Bir konuda duyguları diğer bir kişiyle aynı olan kimse. Üyesi olmadığı hâlde bir partinin, bir kuruluşun görüşlerini benimseyen veya bir görüşü, bir öğretiyi, bir akımı tutan kimse, sempatizan.
MERDÜMGİRİZ
İnsan içine karışmaktan hoşlanmayan, insanlardan kaçan (kimse), mizantrop.
PIRPIRI
Yeniçeri salma erlerinin giydikleri kırmızı çuhadan yapılmış cübbe, pirpiri. Uçarı, hovarda. Bir tür Bizans altını.
ÖLÇÜ
Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Belirlenmiş boyut. Değer, itibar. Ölçme sonucu bulunan rakam. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Ölçüt.
KAYSER
Roma ve Bizans imparatorlarına verilen san.
SAĞLAMA
Sağlamak işi. Bir problemin çözümü veya bir hesabın doğruluğunu denetlemek için yapılmış olan kontrol işlemi, mizan.
PELTE
Nişasta, şeker ve su karışımının pişirilerek soğutulmasıyla yapılmış olan bir tatlı türü. Koloidal bir katı içine bir sıvının işlemesinden sonra, ya bu sıvıya daldırılan koloidin doğrudan doğruya şişmesiyle veya sıcakta hazırlanan oldukça konsantre çözeltinin soğultularak kıvamlaşmasıyla oluşan esnek madde. Denizanası. Bu kıvamda olan madde.
ANLAYIŞSIZ
Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi. Hoşgörüsüz.
RUMİ
Anadolu Selçuklularının üsluplaştırdıkları filiz, yaprak ve hayvan motiflerinden oluşmuş dolaşık süsleme. Bizans İmparatorluğu'na ve bu imparatorluğun egemenliği altındaki kimselere ilişkin. Anadolu ile ilgili, Anadolu'ya bağlı, Anadolu'da yaşayan.
ANLAYIŞSIZLIK
Anlayış kıtlığı, kafasızlık, kalın kafalılık, vurdumduymazlık, izansızlık, gabilik. Hoşgörüsüzlük.
GİZ
Sır. Yelken gemilerinde mizana direği denilen kıç direkte eğik duran bayrak sereni.
ANLAYIŞLI
Anlayışı olan, ferasetli, izanlı, zeki. Hoşgörülü bir biçimde. Hoşgörülü.
MEDÜZ
Denizanası.
SAYFALAMA
Sayfalamak işi, mizanpaj.
RANDA
Gemilerin mizana direğinin gerisindeki yelken.
PARTİCİLİK
Bir partiden yana olma, fırkacılık, partizanlık.
KASIMPATI
Birleşikgillerden, çiçekleri iri, katmerli ve türlü renkte, sonbahardan kışa değin açan bir süs bitkisi, krizantem (Chrysanthemum).
TERAZİ
Bir kolun iki ucuna asılı iki kefeden oluşan tartı, mizan. Su terazisi. Elektronik tartma aracı. Zodyak üzerinde Başakla Akrep arasında bulunan takımyıldızın adı. İp cambazlarının dengeyi sağlamak için kullandıkları uzun sırık. Vücudun, asılarak veya dayanarak yere paralel bulunduğu denge duruşu.
ANLAYIŞ
Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.