Kelimeler arşivinde; içinde "itibar" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde itibar bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu itibar ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında itibar olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
İTİBARSIZLAŞTIRMA
İTİBARSIZLAŞMAK
İTİBARSIZLAŞMA
İTİBARSIZLIK, NAZARIİTİBAR
İADEİİTİBAR, İTİBARLILIK, İTİBARSIZCA
İTİBARIYLA, İTİBARLICA
İTİBARSIZ
İTİBAREN, İTİBARLI
İTİBARİ
İTİBAR
İTİBAR
Saygınlık. Borç ödemede güvenilir olma durumu, kredi.
İTİBAREN
-den başlayarak, -den beri. -den sonra.
İTİBARSIZCA
İtibarsız bir biçimde.
İTİBARİ
Gerçekten öyle olmadığı hâlde öyle sayılan, saymaca, fiktif.
İTİBARIYLA
-den sayılmak üzere. Bakımından.
İTİBARLI
İtibarı, değeri olan, saygın. Gözde olan, önemli sayılan. Kredisi olan.
İTİBARLICA
İtibarlı bir biçimde.
İTİBARSIZLAŞTIRMA
İtibarsızlaştırmak işi.
NAZARIİTİBAR
İlgi, dikkat.
İTİBARSIZLAŞMA
İtibarsızlaşmak işi.
İTİBARSIZLAŞMAK
İtibarsız duruma gelmek, saygınlığını, değerini yitirmek.
İTİBARSIZLIK
İtibarsız, değersiz olma durumu.
İTİBARSIZ
İtibarı, değeri olmayan.
İADEİİTİBAR
Yitirilen saygınlığı yeniden elde etme.
İTİBARLILIK
İtibarlı olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde İTİBAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÖLÇÜ
Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Belirlenmiş boyut. Değer, itibar. Ölçme sonucu bulunan rakam. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Ölçüt.
MÜNASEBETİYLE
Dolayısıyla, sebebiyle, itibarıyla, ilgisinden dolayı.
SAYGINLIK
Saygı görme, değerli, güvenilir olma durumu, itibar, prestij.
AMAZONLAR
MÖ 1200 yılından itibaren Karadeniz Bölgesi'nde yaşamış, savaş aletleri ok, yay, kargı ve iki ağızlı balta olan, tamamen kadın savaşçılardan oluşan tarihi bir ulus.
RAĞBET
İstek, arzu, ilgi. Beğenme, itibar.
KREDİ
Borç ödemede güvenilir olma durumu. Güven, saygınlık, itibar. Ödünç alınan veya verilen mal, para. Belli bir öğrenimin tamamlanması için öğrencilerden istenen her türlü kuramsal ve uygulamalı çalışmalar göz önünde tutularak bir yarıyıl veya bir öğretim yılı okutulan herhangi bir dersin, okul programı bütünlüğü içindeki değerini nicelik olarak gösteren birim.
DARVİNCİLİK
Darvin tarafından geliştirilen, canlı türlerinin doğal ayıklanma sonucu, evrim yoluyla basit organizmalardan türediğini -ileri süren- görüş. Gerçek bilim otoriteleri tarafından itibar edilmeyen görüş.
RİAYET
Uyma, boyun eğme. Sayma, saygı, ağırlama, itibar etme.
HAYSİYET
Değer, saygınlık, itibar. Öz saygı.
GECE
Genellikle saat 22.00'den itibaren gün ağarıncaya kadar geçen süre, tün, şeb. Bu süre içindeki karanlık. Geceleyin. Eğlence, anma vb. amaçlarla geceleyin düzenlenen toplantı.
ONUR
İnsanın kendine karşı duyduğu saygı, şeref, öz saygı, haysiyet, izzetinefis. Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, şeref, itibar.
ANIRI
İtibaren, -den beri (yer ve zaman hakkında).
SAYGIN
Saygı gören, sayılan, hatırlı, itibarlı, muteber.
ANARI
Arı beyi. Çabuk, tez: Evde işim var gel anarı. Ters, aksi: İşim anarı gitti. Ayrı: Bizim at başka hayvanlardan anarı duruyor. İtibaren,-den beri (yer ve zaman hakkında): İpi buradan anarı çek. 2.-den doğru, yönünden, tarafından: Koyunlar bağlardan anarı geldi. Dolayı, ötürü. Karşı taraf, karşı yaka: Anarı yemyeşildir. Öteye, öte taraf, öte: Anarı dur. O yan, o taraf.
KADİR
Değer, kıymet, itibar. Her şeye gücü yeten (Tanrı). Güçlü, gücü yeter, erkli. Bir yıldızın parlaklık bakımından bulunduğu basamak.
SAYMACA
Gerçekte öyle olmadığı hâlde öyleymiş gibi kabul edilen, itibari, nominal. (sa'ymaca) Sayarak.
ÇİĞNEMEK
Ağza alınan bir şeyi dişler arasında ezmek, öğütmek. Egemenliği altına almak, hükmetmek. Sayılması gereken bir şeyi saymamak, itibar etmemek, ayaklar altına almak. Ayağı veya tekerleği altına alarak ezmek.
FİKTİF
İtibari.
PAS
Su içinde ve nemli havada metallerin, özellikle demirin yüzeyinde oksitlenme sonucunda oluşan madde. Bu lekelerden ileri gelen bitki hastalığı. Bazı iskambil oyunlarında sırası kendisine gelen oyuncunun oyuna o elde katılmayacağını belirten bir söz. Bar (IV). Bazı asalak mantarların çeşitli bitkilerde oluşturduğu portakal sarısı veya kahverengi lekeler. Bazı top oyunlarında oyunculardan birinin topu takım arkadaşına geçirmesi. Demir veya demir alaşımlarının aşınması sonunda ortaya çıkan ve esas itibarıyla demir oksit ve hidroksitten meydana gelen aşınma türü.
MUTEBER
Saygın, itibarı olan, hatırı sayılır, sözü geçer. Değerli. İnanılır, güvenilir. Geçerli.