Kelimeler arşivinde; içinde "çıngı" olan, toplam 31 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çıngı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çıngı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çıngı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇINGIRAKÇILIK
ÇINGIRDATMAK
ÇIRIMÇINGIL, ÇINGIRDAMAK, ÇINGIRDATMA, ÇINGIŞTAMAK, ÇINGIŞTAKLI, ÇINGILLAMAK
ÇINGIRDAMA, BIÇINGICIK, ÇINGIRAYAZ, ÇINGILAMAK, ÇINGIRAKLI, ÇINGIRLAVI, ÇINGIRAKÇI
ÇINGILDIN, ÇINGIRŞAK, ÇINGIŞMAK, ÇINGIRDAK
ÇINGIRİK, ÇINGIRAK, ÇINGIRIK, ÇINGIREK, ÇINGIMAK, ÇINGILLI, ÇINGIRTI
ÇINGIRT, BIÇINGI
ÇINGI
Kıvılcım. Parça, zerre.
ÇINGIRAKÇI
Çıngırak yapan veya satan kimse.
ÇIRIMÇINGIL
Sık taneli (üzüm, kiraz ve benzerleri meyve için).
ÇINGIRDATMA
Çıngırdatmak işi.
ÇINGIRDAMAK
Çıngırak sesi çıkarmak.
BIÇINGICIK
Bir parça, azıcık, biraz.
ÇINGIRLAVI
Çocuk oyuncağı.
ÇINGIRDAMA
Çıngırdamak işi.
ÇINGILAMAK
Su sıçrayıp dağılmak.
ÇINGIRAYAZ
Açık, mehtaplı, çok soğuk hava.
ÇINGIŞTAKLI
Neşeli kimse: Onlar ailecek öyle çıngıştaklıdırlar.
ÇINGIRAKLI
Çıngırak taşıyan, üzerinde çıngırak bulunan. Neşeli ve yüksek sesli (gülüş, kahkaha).
ÇINGILLAMAK
Nazlanmak: Ne çıngıllanıyorsun ?.
ÇINGIRAKÇILIK
Çıngırakçının yaptığı iş.
ÇINGIŞTAMAK
Maden şeyler ses çıkarmak, şıngırdamak.
ÇINGIRDATMAK
Çıngırak sesi çıkarmasını sağlamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇINGI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇINGILLI
Süslü. Oynak, şımarık (kadın hakkında). Küçük kazan. Çaylak. Saçaklı, parçalı. Nazlı: Emme çıngıllısın ha. Dalları sık ağaç: İncir ağaçları çok çıngıllı kesmeli. Demirden, bakırdan, gümüşten yapılmış süs eşyası. Yufka tatlısı. (Nücüllü Yalvaç Isparta).
ÇİNLAMAK
Çınlamak, çıngırdamak.
ÇINGIRAK
Küçük çan. İçindeki tanelerin hareketiyle ses çıkaran metal nesne, çıngırdak. Çocuk oyuncağı olarak kullanılan saplı bir çıngırak türü.
CONKULDAMAK
Kalınlı inceli çıngırak çalınmak.
ÇINGIL
Ufak ve seyrek taneli üzüm salkımı. Küçük üzüm salkımı, üzüm salkımındaki küçük salkımcıklar. İnci, boncuk, gümüş ve altından yapılmış süs eşyası. Su veya süt taşınan kap, kova, bakraç. Kıvılcım. Kumlu, çakıllı toprak. Dağ ve ağaç doruğu, ucu. Gelinlerin başörtülerine takılan pul dizisi. Boncuk, nazarlık. Cam bilezik. Kalemin ucunu korumak için yapılan metal başlık. Püskül, kuyruk. Kayalık: çıngıl gurmak. Ankara kenti, Şereflikoçhisar ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ÇIĞNAK
Ayak altı, çok çiğnenen yer. İneğin boynuna takılan ipe dizilmiş çıngıraklar.
ÇINGILDIN
İnceli kalınlı: Kız pamuk ipini çıngıldın eğirmiş.
DANGİRİK
Kupkuru, çok kuru. Kedi, köpek gibi hayvanların boyunlarına takılan küçük çıngırak.
CINGIRDAK
Çocuk oyuncağı. Bir çeşit tahterevalli. Hayvanların boynuna takılan küçük çan. Eşek sürmek, dürtmek için ucuna demir halka geçirilmiş değnek. Genişletilmiş söz. Kuzulara takılan çıngırak. (Beyağıl Ulukışla Niğde). Üçgen biçiminde kah köşe motifi. (Yenikent Aksaray Niğde).
CUĞUR
Büyük çıngırak.
DANGIRDAK
Deve, sığır, koyun sürülerinin önünde giden hayvana takılan, kalın saçtan yapılmış çan, çıngırak. Bağırarak, kaba saba konuşan, küstah.
CMGIRİK
Hayvanların boynuna takılan çıngırak (Erzincan Merkez).
ÇINGIRTI
Çıngırağın sesine benzer keskin ve kesik sesin adı.
KIVILCIM
Yanmakta olan bir maddeden sıçrayan küçük ateş parçası, alev, çakım, çakın, çıngı, şerare. Güneş yüzeyinde düzensiz aralıklarla görülen parlama. Demir, taş vb. maddelerin güçlü çarpışmasından sıçrayan ateş durumundaki parçacıkları. Harekete geçiren etken.
ÇINGIREK
İnce, kulağı yırtan sesle, çok konuşan insan: O ne çıngırektir.
ÇANGIRDAK
Çıngırak, zil.
BEŞENK
Büyük çan ve çıngıraklar takılmış olan ve kervanın önünden giden at.
ÇINGIRDAK
Çıngırak.
CINGI
Odun yongası. Civciv. Cılız. Göz yaşı. Kıvılcım. Kor durumda ateş parçası, çıngı.
DAKI
Nişan ve düğünde geline takılan ziynet. Düğünde gelen hediye. Söz kesme: Ayşe'ye bir dakı takalım da kimse göz koymasın. Nişan. Gelin evlenmeden bir gün evvel kız evinde yapılan kına töreni ve bu törende gösterilen hediyeler. Koyunlara takılan çıngırağın büyüğü. Nişan ve düğünlerde verilen hediye. Dahi, de. Bundan başka, aynı zamanda, hem de, ve. Başka, diğer. Daha (Sıfatların baında). Daha ziyade, daha çok. Henüz, hâlâ. Sonra, bundan sonra, artık, bir daha. Yine, yine de.