Kelimeler arşivinde; içinde "çevril" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çevril bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çevril ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çevril olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇEVRİLEBİLMEK
ÇEVRİLEBİLME, ÇEVRİLGENLİK
ÇEVRİLEMEK
ÇEVRİLEME, ÇEVRİLMEK, ÇEVRİLGEN, ÇEVRİLMİŞ
ÇEVRİLİŞ, ÇEVRİLME
ÇEVRİLİ
ÇEVRİL
ÇEVRİL
Çevrime ya da çevrimsel devime ilişkin. Kayseri şehrinde, Erkilet bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ÇEVRİLEMEK
Çevriye uğratmak, tevil etmek.
ÇEVRİLEBİLMEK
Çevrilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇEVRİLME
Çevrilmek işi.
ÇEVRİLMİŞ
Şişte kızartılmış.
ÇEVRİLİ
Çevrilmiş, kuşatılmış. Dönük.
ÇEVRİLGENLİK
Paranın serbestçe dövize çevrilebilirliği, konvertibilite. Herhangi bir ikitisadi değerin serbestçe bir başka iktisadi değere dönüştürülebilme özelliği.
ÇEVRİLGEN
Serbestçe dövize çevrilebilen (para), konvertibl.
ÇEVRİLEBİLME
Çevrilebilmek işi.
ÇEVRİLİŞ
Çevrilme işi.
ÇEVRİLEME
Çevrilemek işi.
ÇEVRİLMEK
Çevirme işine konu olmak. Kendini çevirmek, birine dönmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇEVRİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇEVİRMEK
Bir şeyin yönünü değiştirmek. İşlemek, yapmak. Geri göndermek. Çeviri yapmak. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek. Kâğıt oyunu oynamak. Yönetmek, idare etmek. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek. Döndürerek hareket ettirmek. Bir durumdan başka duruma geçmek. Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek. Durdurmak. Çevrilemek, tevil etmek. Bir yerin çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak.
AĞIL
Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.
DÖNMEK
Kendi ekseni üzerinde ya da başka bir şeyin dolayında hareket etmek. Sapmak. Bir şeyi andıracak duruma girmek, benzemek. Geri gelmek, geri gitmek. Kendini bir yandan bir yana çevirmek. Sınıfta kalmak. Bırakılan bir konu veya işe başlamak. Belirli bir yerde dolaşmak. Yönelmek. Söz konusu etmek, hatırlamak. Durumdan duruma geçmek, değişmek, olduğundan daha değişik bir durum almak, benzemek. Hileyle, gizlice yapılmak. İnanç, din veya düşüncesini değiştirmek. Yönetilmek, düzene konulmak, çekip çevrilmek.
ÇEVİRGİ
Anahtar, tokmak vb. çevrilebilen araç.
DUBLAJ
Seslendirme. Voleybolda blok yapan arkadaşının arkasında bıraktığı boşluğu doldurma. Yabancı dildeki filmlerin başka bir dile çevrilmesi işi.
BALKON
Bir yapının genellikle dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar ya da parmaklıkla çevrili bölümü. Vücudun göğüs veya göbek bölümü. Tiyatro, sinema vb. büyük salonlarda asma kat.
ÇEVRİK
Çevrilmiş, dönük.
ÇAKILDAK
Bir çarkın yalnız bir yöne doğru işlemesine yol verip tersine dönmesini önleyen veya değirmen, su dolabı vb. makinelerin işleyişini çıkardığı sesle kontrole yarayan parça. Koyunların kuyrukları altındaki kıllara yapışıp kuruyan pislik. Elde çevrildikçe gürültülü ses çıkaran, değirmi biçiminde bir çocuk oyuncağı.
DEVRİM
Belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik. Çevrilme, katlanma, bükülme. İhtilal. İnkılap.
DİSPONİBİLİTE
Bankalarda mevcut nakit ve derhâl paraya çevrilebilecek kıymet.
ÇEVİRİ
Bir dilden başka bir dile aktarma, çevirme, tercüme. Bir dilden başka bir dile çevrilmiş yazı veya kitap, tercüme.
ÇIKRIK
Kuyudan kovayı çekmeye yarayan ve el ile çevrilen araç. Ağır bir şeyi çekecek ipin sarılmasına yarayan ve bir eksen üzerinde uzunca bir kolla çevrilerek dönen silindir. İplik bükme, iplik sarma vb. işlerde kullanılan, el veya ayakla çevrilen dolap.
AVLU
Bir yapının veya yapı grubunun ortasında kalan üstü açık, duvarla çevrili alan, hayat, hanay, sahn.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
AKIŞKANLIK
Akışkan olma durumu. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite. Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite.
BUNGALOV
Hindistan'da tek katlı, genellikle tahtadan yapılmış, veranda ile çevrili ev. Genellikle tahtadan yapılmış, tek katlı ev.
ÇEVİRME
Çevirmek işi, tedvir. Çevrilmiş, tercüme edilmiş. Uzaktan dolaşıp düşmanın yan gerilerine düşerek onu istemediği bir durumda dövüşmek zorunda bırakma, sarma, muhasara. Kuzu, oğlak vb. hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi. Dikenlerden, ağaç dallarından yapılmış duvar. Bir müzik parçasındaki aralığın veya bir cümle parçasının tiz sesini pese, pes sesini tize dönüştürmek işi.
DÜĞME
Giyecek, yorgan vb.nin bazı yerlerine ilikleyici veya süs olarak dikilen kemik, metal, sedef gibi sert maddelerden yapılmış küçük tutturma aracı. Çevrilmek veya üzerine basılmak yoluyla bir elektrik akımını açan, kapayan, herhangi bir makineyi işleten veya durduran parça. Üst deri altındaki kıkırdak ve yağdan oluşmuş düğme biçimindeki çıkıntı.
ÇEPERLİ
Çeperi olan, çeperle çevrili bulunan.
ARDA
İşaret olarak yere dikilen çubuk. Maden üzerine kazıma yapmak ve çıkrıkta çevrilen şeyleri yontmak için kullanılan çelik kalem. Ardıl.