Kelimeler arşivinde; içinde "çevre" olan, toplam 47 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çevre bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çevre ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çevre olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇEVREKİRPİKLİLER
ÇEVREKİRPİKÜLER, ÇEVRELEYEBİLMEK
ÇEVRELEYEBİLME
ÇİFTLİÇEVRE, ÇEVRELENMEK, ÇEVREKLEMEK
ÇEVREGELEN, YEŞİLÇEVRE, ÇEVREKAVAK, ÇEVRELENİŞ, ÇEVRELENME, ÇEVRELEYİŞ, ÇEVREPINAR, DEMİRÇEVRE, GÜMÜŞÇEVRE, YALINÇEVRE, ÇEVREÇELEN, ÇEVREÇEKME, ÇEVRECİLİK, ÇEVREBİLİM, ALTINÇEVRE, ÇEVRELEMEK, ÇEVREDALIZ
ÇEVRENGEÇ, ÇEPEÇEVRE, SARIÇEVRE, KARAÇEVRE, ÇEVRELEME, ÇEVRETEPE, ÇEVRENMEK, ÇEVREKAYA, ÇEVREGÖRÜ
ÇEVRELİK, ÇEVRENTİ, ÇEVRESEL, ÇEVREKÖY, ÇEVRECİK, GÖKÇEVRE
ÇEVRELİ, ÇEVRESU, AKÇEVRE, ÇEVRECİ, İÇÇEVRE
ÇEVREN, ÇEVREK
ÇEVRE
ÇEVRE
Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.
ÇEVRELEYEBİLMEK
Çevreleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇEVREKLEMEK
Bir kimseden fayda umarak çevresinde dolaşmak.
ÇEVRELEYİŞ
Çevreleme işi.
ÇEVREGELEN
Çepçevre.
YEŞİLÇEVRE
Siirt ilinde, Baykan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ÇEVREKİRPİKLİLER
Asalak yaşama uymuş türleri görülmekle birlikte ne hekimliği, ne veterinerliği, ne de tarımsal bitki sağlığını ilgilendiren ve yalnız ağız çevreleri bir sıra kirpik taşıyan haşlamlılar takımı. (Peritricha), Birgözeli hayvanlarda kirpikliler (Ciliata) sınıfının öz-kirpikliler (Euciliata) alt-sınıfına giren (bk) bir takımı. Yanlız ağız alanı çevresinde ve bazen vücudun geri bölgesinde çember gibi sıralanmış kirpikliler vardır.Çan hayvanı (Vorticella) (bk) iyi bilinen cinsidir.
ÇEVRELENMEK
Kuşatılmak, sınır içine alınmak, tahdit edilmek. Örtülmüş.
ÇEVREKAVAK
Karaman kenti, Göktepe nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ÇİFTLİÇEVRE
Diyarbakır ilinde, Çatakköprü nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
DEMİRÇEVRE
Afyon ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ÇEVREKİRPİKÜLER
(Peritricha), Birgözeli hayvanlardan kirpikliler (Ciliata) sınıfının öz-kirpikliler (Euciliata) alt-sınıfına giren bir takımı. Yalnız ağız alanı çevresinde ve bazen vücudun geri bölgesinde çember gibi sıralanmış kirpikler vardır. Çan hayvanı (Vorticella) iyi bilinen cinsidir.
ÇEVRELEYEBİLME
Çevreleyebilmek işi.
ÇEVRELENİŞ
Çevrelenme işi.
ÇEVRELENME
Çevrelenmek işi.
ÇEVREPINAR
Afyon kenti, Sandıklı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Gümüşhane şehri, Şiran ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kahramanmaraş şehri, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇEVRE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BARINMAK
Doğa etkilerinden korunmak için kapalı bir yere sığınmak. Bir yerde yatarak geceyi geçirmek. Yerleşmek, yaşamak için uygun şartlar bularak oturmak. Çevresiyle uyumlu, dirlik içinde yaşamak. Soyut kavram bir yerde etkili olmak, gelişecek ortamı bulmak.
AYIT
Mine çiçeğigillerden, Akdeniz çevresinde yetişen, mavi, beyaz veya menekşe renginde çiçekler açan, 1-2 metre boyunda bir ağaççık, hayıt (Vitex agnus-castus).
AYMAZLIK
Çevresinde olup bitenlerin farkına varamama durumu, aymaza yakışacak durum, gafillik, gaflet, dalgı.
BABIALİ
Osmanlı Devleti'nde İstanbul'da sadaret (Başbakanlık), dâhiliye ve hariciye nezaretleri (İçişleri ve Dışişleri bakanlıkları) ile Şûrayıdevlet (Danıştay) dairelerinin bulunduğu yapı. Osmanlı hükûmeti. İstanbul'da bu çevredeki basın.
BAKINMAK
Çevreye göz gezdirmek, araştırmak. Muayene olmak.
AKSAN
Bir ülkenin insanlarına veya bir çevreye özgü söyleyiş özelliği. Vurgu.
AĞIL
Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
ARNAVUT
Arnavutluk ve çevresinde yaşayan bir halk.
AYLANMAK
Bir yerin çevresinde dolanmak.
AYMAZ
Çevresinde olup bitenlerin farkına varmayan, sezmeyen (kimse), gözü bağlı, gafil, bilgisiz.
ALAN
Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.
BALKON
Bir yapının genellikle dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar ya da parmaklıkla çevrili bölümü. Vücudun göğüs veya göbek bölümü. Tiyatro, sinema vb. büyük salonlarda asma kat.
AYLA
Hale. Bazı kutsal kişilerin başı etrafında gösterilen ışık çevresi.
BAĞLAM
Deste. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bent.
ATIK
Hastane, ev, fabrika vb. yerlerde kullanılmış, artık işlenemez veya çevre için zarar oluşturan her türlü madde. Atılmış, atılan. Üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan ve kullanıcının artık işine yaramayan maddelerin tamamı.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
AĞILLANMAK
Toplanıp bir arada durmak. Çevresinde ağıl denen hale oluşmak, halelenmek.
BAOBAP
Ebegümecigillerden, sıcak ülkelerde yetişen, çok yüksek olmamakla birlikte, gövdesinin çevresi 20 metreyi aşabilen bir ağaç, baobap ağacı (Adansonia digitata).
AĞCIK
Palmiyelerde çiçeklerin dibinin çevresindeki telli kın.